15
Ocak

Müzik Saati’nde bu hafta: Türkiye’ye Rock’n Roll’un müjdecisi Erkut Taçkın

15 Ocak 2017 Yazar: Serdar Nâzım Yüce | Köşe adı: CEZA SAHASI
Tüm Yazılar

Elleri cebinde, sırtını hafif arkaya atmış, uzun saçlı bir adam. Bazen gülümsüyor, bazen sallanıyor, bazen bağırıyor… Keyfi yerinde, rock’n roll yapıyor. Erkut Taçkın. Türkiye’nin ilk rock’n roll’cusu. Ve dahası, hala hayatta olan efsanesi…

 

AYKIRI AKADEMİ – MÜZİK SAATİ – Serdar Nâzım Yüce

1942 doğumlu Erkut Taçkın, ilk ve ortaokulu bitirdikten sonra, 13 yaşındayken Heybeliada’daki Deniz Harp Okulu’na girer. Erkut Taçkın’ın babası da subaydır. Burada geçirdiği yıllarda aynı zamanda Silahlı Kuvvetler’in yüzme şampiyonu da olan Erkut Taçkın, spor ve müzikte önemli başarılara imza atar.

Erkut Taçkın ‘Genç Denizciler’le tanışır. ‘Genç Denizciler’ Heybeli’nin orkestrasıdır. Kimsecikler bilmez ama Türkiye, ilk olarak rock’n roll’u ‘Genç Denizciler’le, yani bir askeri orkestrayla tanır. Orkestrada, daha sonra çeşitli gruplarda göreceğimiz Güngör Yücel, Ersin Yüce, Erkan Gürsal, Durul Gence, solist olarak da Erkut Taçkın yer alır.

Bu deneyim Erkut Taçkın’da yeni ufuklar açar. 1956’da ilk kez sahneye çıkar, Askeri Tıbbıyeliler Balosu’nda. Erkut Taçkın’ın yolu bellidir; rock’n roll…

Erkut Taçkın ve arkadaşları 1958’de kendilerini okuldan attırmayı başarırlar. Bazı denemelerden sonra Erkut Taçkın, 1962’de Almanya’ya işçi olarak gitmeye karar verir. Burada içinde Alman müzisyenlerin de bulunduğu ‘Black Points’ grubuyla tanışır. Erkut Taçkın’ın 1966’ya kadar çalıştığı bu grup, Türkiye’den Durul Gence’nin gelişiyle ‘Erkut Taçkın ve Durul Gence 5’lisi’ adını alır. Vokalinde Erkut Taçkın, baterisinde Durul Gence vardır, 3 ünlü Alman müzisyen de cabası.

1966 aynı zamanda Türkiye’ye dönüşün de yılı olur. Erkut Taçkın ve Durul Gence memleketlerini rock’n roll rüzgarıyla sallamaya karar verirler. Kısa süre bu grup Türkiye’de faaliyet gösterir ama ardından ayrılık gelir. Durul Gence ile yollarını ayıran Taçkın ‘Okan Dinçer ve Kontrastlar’ grubuyla yola devam eder. Bir arayış ve bir iddia vardır. Bu çocuklar en iyisini yapmayı kafalarına koymuşlardır…

60’ların son dönemi ve 70’ler Erkut Taçkın’ın iyice ünlendiği, şarkılarının dilden dile yayıldığı yıllar olur. Rock’n roll’un en özgün örneklerini peşi sıra yapar.

Sorsam ki’yi;

Sevmek İstiyorum’u;

Daha Dün Gibi’yi bu yıllarda verir:

Öyle ki Erkut Taçkın, Caddebostan’ın ünlü Maksim Gazinosu’nun Zeki Müren’e alışkın müdavimlerine bile rock’n roll yapar. Sonra Ayten Alpman’la aynı sahneyi paylaşırlar, mükemmel bir ikili olmuşlardır.

On parmağında on marifet derler ya hani, filmlerde de görünmeye başlar Erkut Taçkın. 1967’de Ertem Eğilmez’in yönettiği ‘Ömre Bedel Kız’ isimli filmde ilk kez beyaz perdeyi tecrübe eder. Taçkın bu filmin, Kartal Tibet ve Fatma Girik’ten sonra üçüncü oyuncusudur. Yine 67’de ‘Devlerin İntikamı’ filminde Fikret Hakan ve Tanju Gürsu’yla birlikte kamera karşısına geçer. Bu iki film de dönemin önemli yapımları arasında yerini alır.

Yurtdışında geçirdiği yıllarda açılan ufku onu dünyaya bakmaya zorlar.  Mesela ‘Pretty Woman’ şarkısını o Türkiye’ye getirir, hem de aynı yıl. Efsane rock grubu The Animals’ın ‘Don’t let me be misunderstood’ şarkısını da ondan görüp öğrendik.

1970’lerin özellikle ikinci yarısında TRT’nin vazgeçilmezlerinden oldu. Katıldığı programlarda mutlaka en bilinen şarkısı ‘Beyaz Ev’i seslendirirdi. Siz siz olun, onun ilerleyen yaşına kaybettiği uzun saçlarına aldanmayın… Onun ruhuna işli rock’n roll. Yoksa nasıl şarkıya ıslıkla girebilir, elleri cebindeyken yükselebilir, piyanonun başında hafif hafif sallanabilirdi?

Sonra ne olduysa oldu; Erkut Taçkın müziğinin doruğunda olduğu bir dönemde, 1978’de müziği bıraktı. Taçkın’ın bıraktığı müziğin ‘profesyonel’ kısmıydı, rock’n roll’u nasıl söküp atabilirdi belleğinden?

1980’in ilk aylarında pılını pırtısını toplayıp gitti Taçkın. Kalkan’da bir otel satın aldı. Ama ‘kral’ sahnelere ara vermişti yalnızca, bu bir veda değildi…

Uzun yıllar haber alınamadı Erkut Taçkın’dan. Sonra kendisi de özlemiş olacak ki, kıramadı sevenlerini. Erkut Taçkın, geçtiğimiz aylarda 74’üncü yaşını kutladı. Yoldaşlarıyla arada bir çıktıkları sahnelerin tozunu atıyorlar.  Hayranlıkla izlediğim CO*OP konserinden bir görüntü (2016):

Rock’n roll’un Türkiye’deki ilk temsilcisi Erkut Taçkın. Müziğine baktığınızda Barış Manço’nun, Cem Karaca’nın, Erkin Koray’ın ve daha birçok ünlü isminin Ondan ne kadar ilham aldığını görürsünüz. Bu açıdan, birine denecekse eğer, müjdeci de, hoca da odur.

Kendisinin 2005’te, 63 yaşındayken arkadaşlarıyla çaldığı bir sahnede dinleyenlerine söyledikleriyle bitirelim:

“Bu kadar alkışladığınıza göre bizi çok sevdiniz ama asıl siz bizi 25 yıl sonra görün.”

 

 

Copyright © 2013 by Simurg Medya. Tüm Hakları Saklıdır.

elektrik malzemeleri