30
Aralık

Yayınevleri, 2016 yılının ‘göz bebekleri’ni seçti...

30 Aralık 2016 Yazar: Selnur Aysever | Köşe adı: abcde
Tüm Yazılar

Bir yılı daha geride bırakmaya sadece bir gün kaldı. 2016’da neler oldu, kimler aramızdan ayrıldı, nasıl günler yaşadık gibi hafıza tazeleme haberleri ve yılın en iyileri listelerinin yayınlanma zamanı... Aykırı Akademi olarak biz de farklı alanlarda, kendi bakış açımızla tarihe not düşüyoruz. Konumuz edebiyat! 

 

AYKIRI AKADEMİ – Selnur Aysever

"2016’nın göz bebeği olan beş kitabınız hangileridir?” sorusunu yönelttiğimiz yayınevlerinin cevaplarını sizin için derledik.  Konuklarımız: Kırmızı Kedi, Yazılama Yayınevi, Ayrıntı Yayınları, Tekin Yayınevi , İş Kültür Yayınları, Pinhan Yayıncılık, Sel Yayınları, Evrensel Basım Yayın ve Say Yayınları

 

YAZILAMA YAYINEVİ

Nikolay S. Leonov - Raul Castro

Hâlâ kapitalizme ve ABD emperyalizmine direnen, dünya halklarının umudu olmaya devam eden Küba Devrimi'nin önderlerinden Raúl Castro, bu kitapta bütün yönleriyle Türkiye'deki okurlarla buluşuyor. Kendisiyle uzun yıllardır yakın dost olan Rus yazar Leonov, Raúl'ün yaşamöyküsünü bütün yönleriyle yansıtıyor. Bu yaşamöyküsü Küba Devrimi'ni, bütün aşamalarıyla birlikte başlangıcından günümüze gözler önüne seriyor.

Sinan Şanlıer – Nâzım’dan Eksik Kalanlar

Sinan Şanlıer, komünist dünya şairi Nâzım Hikmet'in gün yüzüne çıkmamış, saklı kalmış şiirlerini uzun bir çalışma sonunda kitaplaştırdı. Nâzım Hikmet'in erken dönem şiirlerine tanıklık edeceğiniz bu kitapta,onun müstear isimlerle ne zaman, nerede, hangi eserleri verdiğini kronolojik olarak görebileceksiniz.

“Dünyada bir tek Nâzım vardır, o da bizimkidir.”

Jörg Kronauer – Her Zaman Tetikte

Yeni Alman dünya politikası kampanyası Almanya Federal Cumhuriyeti'nde 2014 yılının en yakıcı siyasi konularından biriydi. Kampanya, Alman egemenlerinin giderek çetrefilleşen küresel güç savaşlarında, şimdiye kadar olduğundan daha etkin bir rol kapma çabalarına fon müziği oluşturmuştu. Bu kitapta dünya politikası kampanyası ve kampanyanın içyüzü mercek altına alınıyor.

Grover Furr - Sergey Kirov Cinayeti

1 Aralık 1934'te, Tüm-Birlik Komünist Partisi (Bolşevik) Leningrad birinci Sekreteri Sergey Mironoviç Kirov bir suikaste kurban gitti. Partinin önde gelen isimlerinden olan Kirov'un katlinin, önemli siyasi sonuçları oldu. Özellikle Batı dünyası, bu cinayetin sorumluluğunu Stalin'e yıkmak için elinden geleni yaptı. ABD'li Marksist tarihçi Grover Furr,bu kitapla, kirov cinayeti davasını çözüme kavuşturmayı hedefliyor.

İlker Belek – Din Toplum İktidar

Dinin toplumsal işlevi üzerine eserler üreten İlker Belek, bu kitabında dinin egemenler tarafından ezilenleri yönetmek, artı değere el koymak amacıyla kullanılan bir inanç sistemi olarak şekillendiğini anlatıyor. 

 

TEKİN YAYINEVİ

Ataol Behramoğlu - Bir Çocuğa Layık Olmak

“Masum bir meraktır taşar içlerinden

Yanıtsız çoğu kez ve hazır bağışlamaya

Soralım kendi kendimize bazen

Layık mıyız çocuklarımıza?”

Hamide Yiğit – Tekmili Birden IŞİD

Sömürgeci devletler lehine çalışan, seri vahşet uygulayıcısı IŞİD, 2013 yılında ortaya çıktı ancak bugün IŞİD’de tezahür eden Selefi cihat düşüncesi, 1990’lı yıllarda bizzat ABD tarafından projelendirildi ve adına “Ilımlı İslam” denildi. Proje için “merkez kuvvet” olarak da Türkiye seçildi.Gönül Çatalcalı – Tutunmak

“Kimseye kendini göstermek istemiyorum artık” dedi pasajın girişindeki ayna. “Her bakış benden bir şey götürüyor.” Anlamaz baktığımı görünce derin derin soludu, “İçlerini de görebiliyorum nicedir, önümde duran çürük cevizlerin…” dedi. “Yansıttığımsa bambaşka, cilalı suretler…”

Enver Aysever & Orhan Gökdemir – Cumhuriyet Senin İçin

Enver Aysever ve Orhan Gökdemir bu kitapta cumhuriyeti var edenleri ve cumhuriyetin var ettiklerini tartışıyor. "Cumhuriyet Senin İçin" cumhuriyete bir saygı dırışu ve cumhuriyet için bir direniş çağrısı

L.L. Fuller - Hukukun Ahlakı

Hukukun da bir ahlakı var... Tüm ülkenin hukukunu kendi başınıza belirleyebilecek bir muktedir olsanız da, hukuku kullanmak için uymak zorunda olduğunuz bazı ilkeler var. Doğal hukukun son dönem önemli temsilcilerinden Fuller, bu ilkelerden bahsediyor, hukukun iç ahlakından, hukukun hukukundan.

 

İŞ KÜLTÜR YAYINLARI

Halil İnalcık – Devlet – Aliyye

Modern tarihçiliğin günümüze kadar gelen yeni görüşlerinin ışığında kapsamlı bir Osmanlı tarihi özeti sunan Devlet-i Aliyye, tarih meraklıları ve araştırmacıları için eşsiz bir başvuru kaynağı.

Murat Bardakçı – Naciyem, Rûhum, Efendim…

Enver Paşa’nın ailesi tarafından 90 küsur sene boyunca muhafaza edilen ve tam metinleri ilk defa bu kitapta yeralan mektuplar, Paşa’nın ayrıntıları şimdiye kadar bilinmeyen Rusya ve Orta Asya günlerindeki faaliyetlerini her bakımdan aydınlığa kavuşturmakta ve bir yerde de bizzat kaleme aldığı kendi tarihi olmaktadır.

Tolstoy – Savaş ve Barış

Tolstoy’un deyimiyle beş yıllık aralıksız ve insanüstü bir emeğin ürünü olan Savaş ve Barış Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi’nin 300. kitabı olarak okurlarla buluşuyor.

Ahmet Şükrü Esen - Hazırlayan: Prof Dr. İsmail Görkem) – Karacaoğlan

Ahmet Şükrü Esen’in otuz yıllık derleme çabaları sonucunda oluşturduğu defterlerden çıkarılan malzemeler üzerine Pertev Naili Boratav ve çalışma arkadaşları Rémy Dor ve A. Fuat Özdemir’in başlattığı âşık edebiyatı ve anonim halk edebiyatı çalışmaları “Anadolu Âşıkları Dizisi”yle bütünlüklü ve kalıcı bir külliyata dönüşüyor. Dizinin ilk kitabı Karacaoğlan.

Necati Tosuner - Çırpınışlar

Sen yoksun.

Ve ben, bir şeye yaramayı boşu boşuna bekleyen boş posta kutusu gibi tozlanıp duruyorum burada.

Şimdi: Üzünç.

Şimdi, geçmiş gitmiş bir trenin hiç de uzaklaşmak istemeyen o doyulmaz kokusu güzel güzel girmiş olsun aramıza.

Evet ama, niçin bir tren?..

Akasya ile tren kokusuna benziyor çünkü yoksunluk. Kalmış akasya. Gitmiş tren kokusu...


 

PİNHAN YAYINCILIK

Aleksandar Prokopiev - Homunkulus

Homunkulus, "yetişkinler için" on altı peri masalından oluşuyor. Yazar, masalların gerçekle gerçeküstünün iç içe geçtiği klasik yapısını büyük ölçüde korumakla birlikte, hepimizin aşina olduğu o pembe, mutlu sonları bozuyor, onları yeniden şekillendiriyor.

Nimet Yıldırım - İran Kültürü

İran peygamberi Zerdüşt ve öğretisi ve Onun kutsal kitabı Avesta; Fars mitolojisi, kutsalları, imgeleri ve törenleri; eski İran’da dinler ve dinsel inanışlar; İran dilleri ve Farsçanın gramerinin tarihi seyri; öğüt edebiyatı; hapis şiirleri; Fars edebiyatında tasavvuf konulu kahramanlık anlatıları; İslâm sonrası dönemde Fars dili ve edebiyatının önde gelen klasik çağ şairleri, yazarları ve edebî ürünleri; Fars edebiyatı tarihinde çocuk edebiyatı…

Otto Rank - Kahramanın Doğuş Miti

Mitolojik araştırmanın başlıca sorunlarından biri, efsanevi masalların ana hatlarındaki kapsamlı benzerliklerin nedeninin açıklanmasında yatar. Bu efsanevi masallar, bazı detaylardaki fikir birliği ve bu detayların çoğu efsanevi gruplamada tekrarlayan bir şekilde görünmesiyle hâlen kafa karıştırıcı bir şekilde açıklanır. Otto Rank mitlerin kökenine dair yaptığı bu çalışmada Yunan, Roma, Yahudi-Hıristiyan, Hint ve Germen efsanevi figürleri de dahil olmak üzere birçok çeşitli Avrasya kahraman doğuş hikâyesini inceliyor. Bunu yapmak için de klasik Freudcu psikanaliz metodolojisini ve söz dağarcığını kullanıyor. Rank, çeşitli kaynaklardan yararlanarak insanlık tarihinin en çok bilinen mitlerinin modern psikanaliz kuramlarıyla bağlantılarını ortaya koyuyor.

Aristoteles - Magna Moralia

Magna Moralia Aristoteles’in etiğe ilişkin üç temel eserinden biridir: Nikomakhos’a Etik ve Eudemos’a Etik’le beraber Aristoteles’in etiğe ilişkin üçlemesini tamamlar. Söz konusu üçlemenin hangi kitabının asıl kaynak olduğu, hangisinin bir diğerinin türevi olduğu da önemli bir tartışma konusudur. Yine de Magna Moralia, Aristoteles’in etiğini derli toplu, çeşitli açmazlarla da didişerek ortaya koyması bakımından, oldukça önemli bir eserdir.

Martin Luther, Jean Calvin - Seküler Otorite Sivil Yönetim

16. yüzyılda Batı Avrupa’nın kültürel ve siyasal anlamda kökten dönüşümüne neden olan Reformasyonun iki öncü ismi Martin Luther ve Jean Calvin’in Seküler Otorite ve Sivil Hükümet üzerine devrimci düşüncelerinin eksiksiz çevirilerini içeren bu eser, düşünürlerin bir yandan Kilise düzenine bir diğer yandan devlete olan bağlılıkları ile her şeyin üstündeki Tanrı Sözü arasında denge kurma denemelerinin bir temsili olarak karşımıza çıkıyor. Herkes tarafından kolaylıkla anlaşılabilmesi için özenli ve yalın bir dil ile kaleme alınmış olan bu kitap, Luther ve Calvin’in çalışmaları, düşünceleri ve eylemlerinin kapsamlı bir sunumunun yanı sıra metnin ve dönemin düşünce anlayışının kavranmasında okuyucuya yardımcı olacak, hem Luther hem de Calvin için özel olarak hazırlanmış iki ayrı sözlük içeriyor.

 

SEL YAYINCILIK

James Joyce- Finnegan Uyanması

James Joyce, Ulysses’ı yazdıktan sonra on yedi yılı aşan bir uğraş sonucu Finnegan Uyanması’nı edebiyat dünyasına sunduğunda büyük tartışmalara yol açtı. İngilizce yazılmış en zor eserlerden biri kabul edilen, hemen her türlü konu, anlatım ve karakter kalıbını kırarak deyim yerindeyse çığır açan bu eser, ilk parçası yayınlandığından bu yana akademisyenlerin ve eleştirmenlerin çalışmalarına konu olmaya, üzerine yazılmış sayısız kitapla edebiyat alanında gündem yaratmaya devam etmektedir.

Türkçenin de dahil olduğu yaklaşık kırk dilin dağarının birleştirilmesiyle türetilmiş sayısız kelime, denizde kum misali söz oyunları, genellikle çokanlamlılık içeren cümleler, hem tarih ve mitolojiye, hem de edebiyat ve siyasete uzanan çok katmanlı göndermeler nedeniyle “çevrilemez” sayılan ve bugüne dek yalnızca altı dile çevrilebilen Finnegan Uyanması’nı dilimize ilk kez tam metin olarak kazandırdığımız için kıvançlıyız.

Kâmil Erdem - Şu Yağmur Bir Yağsa

Kâmil Erdem zamansız öyküler anlatıyor. Dün yaşanmış, bugünü anlatan, yarına dair olan, uzak bir kasabadan ya da şehrin göbeğinden, bütün bir ömürden birikerek süzülenleri... Fark edilmezliği, önemsiz görünen hayati meseleleri, iki kelime arasındaki boşluktan türeyen tarifsiz oluş hallerini fısıldıyor. Kulak kabartmak gerekiyor duymak için.

Şu Yağmur Bir Yağsa tam da umutsuzluğun, iç hesaplaşmanın, bocalamanın ya da tökezlemenin içinde yeşeren umudu resmediyor. Eksiğini, olumsuzunu, kötüsünü görmeye aşina gözlerin tam zıddıyla karşılaşma ihtimallerini nüktedanlıkla sezdiriyor. Gözümüze sokmadan, bağırmadan yapıyor her şeyi. Tıpkı kendiliğinden yağan yağmur gibi. Öylesine, aniden. Bereketli, ferah.

George Orwell – Faşizm Kehanetleri

Faşizm Kehanetleri başlığıyla derlediğimiz bu metinlerde Orwell, milliyetçilik, Hitler, faşizm gibi İkinci Dünya Savaşı döneminin kaçınılmaz konularından İngiliz mutfağına, H.G. Wells’in dünya devleti görüşü ve Swift’in Gulliver’inin eleştirisinden en iyi çayın nasıl yapılacağına kadar uzanan düşünsel bir yolculuğa çıkarıyor. Edebiyatla politikanın iç içe geçen ilişkisini Orwell yaşamı boyunca başlıca düsturu olan “doğru bildiğini söyleme” ve yazma tavrıyla birleştiriyor. Okuru ise gerçek bir ustanın kaleminden çıkma eşsiz bir şölen bekliyor.

Gustave Flaubert - Doğu’ya Yolculuk

Flaubert’in şaşırtıcı gözlem gücünün ve derin kültürünün izlerini taşıyan bu kapsamlı seyahatname sayesinde 19. yüzyıl Doğu’sunu –ve de Türkiye’sini– Flaubert’in gözünden görmenin zevkine erişirken, dünya edebiyatının hiç tartışmasız en büyük ustalarından birinin “görme sanatı”nı ve “yazma sanatı”nı kavrayışını da eşsiz bir deneyim halinde tadarız. Gökyüzünün, dağların, ormanların, kısacası doğanın rengarenk ve ayrıntılı tabloları Flaubert’in kaleminde şehir ve köy sokaklarındaki gündelik hayatla, sıradan insanların ev yaşamıyla, genelevler ve safahat âlemleriyle, tapınakların, anıt ve heykellerin incelikli tasvirleriyle bezenirken, bir yandan da insan ruhunun derinliklerine dalan keskin bir zekanın ayrıksılığı ve melankolisi her satırda kendini hissettirir.

Flaubert uzmanları Claudine Gothot-Mersch ile Stéphanie Dord-Crouslé’nin notları ve edisyonuyla Türkçede ilk kez...   

Alain De Botton – Aşk Dersleri

Alain de Botton uzun zamandır beklenen yeni romanı Aşk Dersleri’nde bu yanılsamanın peşine düşerek, edebi kamerasını yolları aşka açılan bir kadın ve bir erkeğe çeviriyor. Uzun soluklu bir ilişkinin karmaşık ve çetrefil yollarının izlerini sürdüğü bu yolculukta, sevgililerin o romantik ve büyülü başlangıçlarının ardından didişmelerden surat asmalara, ilgisizliklerden ihanetlere kadar uzanan küçüklü büyüklü sarsıntılarına odaklanıyor. Hayal kırıklıklarının yaşandığı, ideallerin ve duyguların eğilip büküldüğü, ortalama bir varoluşun yarattığı baskılarla değişimlerden geçtiği gerçekliği mizahı elden bırakmayarak ele alıyor.

Aşkın yalnızca bir heves ya da deneyim değil öğrenmemiz gereken bir beceri olduğunun altını çizen Botton, günümüz ilişkilerinin arka planını bilgelikle sorgulayarak insanlığın en büyük bulmacalarından birine dair oldukça kışkırtıcı bir okuma vaat ediyor. Aşk Dersleri, içinde yaşadığımız bu yanılsamalar çağında gerçeklikle başa çıkmak isteyen okurlar için tam anlamıyla davetkâr bir kitap.

 

AYRINTI YAYINLARI

Iris Murdoch- Deniz Deniz

Deniz Deniz’in ana karakteri Charles Arrowby, günün birinde deniz kıyısında bir evde inzivaya çekilmeye karar vermiş, yaşlanmakta olan ünlü bir tiyatrocudur. Prospero Sendromu denen bir dertten mustariptir: Bir aktör olarak ilgi uyandıran bir karakterdir; yalnızca seyirci açısından değil, meslektaşları açısından da. Artık, diye düşünür Arrowby, güçlerine teslim olmanın; inzivada kâmilce, doğayla uyum içinde yaşamanın, yüzerek ve yürüyerek, basit ama eksantrik yemekler hazırlayarak, hayat ve geçmiş üzerine düşünerek bir günlük/anı/roman yazmanın (yazdıklarının ne olacağına bir türlü karar veremez) sırasıdır. Kalkıştığı işi değerlendirirken utangaçça edebi ve teatraldir.

Ghislaine Paris – Cinselliğin Önemi

Modern yaşantılarımızda cinselliğe hak ettiği değeri veriyor muyuz? Cinselliğimizin ne kadarı bize, ne kadarı topluma ait? Toplumsal normlardan, tabulardan; din ve ahlak kurallarından kendini kurtarmış bir cinsellik mümkün mü? Özgür olduğumuzu sanarken gerçekten özgür müyüz? Cinsel özgürlük bir rüya mı? Sınırları olmadığında nasıl olurdu?

İlkay Kanık – Gastro Gösteri

Gastro Gösteri, günlük hayatın önemli bir kısmını oluşturan yemek yeme ritüellerini eleştirel bir perspektiften hareketle mercek altına alıyor. Bu işlemi yaparken medya gösterilerini ihmal etmiyor, yemek yemenin sergilenme biçimlerine de ışık tutuyor. Kitapta tartışılan konular, modern insanın hayatına anlam katan anlatılar üreterek, yenilenin ve içilenin tüketimini görsel-sessel formlara taşıyor.
Modern toplumun yeme ve içme ritüellerini biçimlendiren, popüler yazınsal ve sessel bir kültür, yani gastro gösteri haline getiren süreçler, küresel bir etkileşimi de yedeğine alarak, tüketimi çekici, eğlenceli bir deneyim ve performans olarak gözler önüne sermektedir. Beslenmeyi değil, seslenmeyi (görsel ve sessel hitap etmeyi) öne çıkarmaktadır gastro gösteri addedilen pratikler. Bu kitap, yemenin ve içmenin bağıra çığıra gösteri halini aldığı bir zamanda yeme etkinliklerinin kültürel boyutlarını, medyadaki serimlenme tarzlarını ele alıyor, ustalıkla...

Şiddetsiz Direniş – Todd May

Mısır’daki Tahrir Meydanı’ndan New York’taki Occupy’a kadar dünyanın dört bir yanında şiddetsiz (nonviolent) direnişlerle karşılaşıyoruz. Geçtiğimiz yüzyılı şiddetli çatışmalar ve savaşlarla dolu olarak görsek de, bu yüzyıl Gandi ve Martin Luther King’in başardıklarının ve barışçıl gösterilerin açıkça sergilediği üzere, aynı zamanda şiddetsizlik yüzyılıdır. Peki, nedir şiddetsizlik? Mücadeleyi şiddetsiz kılan nedir? Şiddetsizlik siyaseti bünyesinde hangi değerleri barındırır? Şiddetsiz direnişin “pasif direniş”ten farkları nelerdir? 

Lynn Crosbie - Dün Gece Nerede Uyudun

Dün Gece Nerede Uyudun? Kurt Cobain’e hayran bir kızın tüm kuralları yıkıp onunla yaşadığı ilişkiyi konu alan doludizgin bir aşk romanı. Evelyn Gray okul arkadaşları tarafından itilip kakılan on altı yaşında mutsuz ve yalnız bir kız. Zamanının çoğunu odasında kitap okuyup ölü insanlara mektup yazarak, eski plakları dinleyip başucunda asılı duran Kurt Cobain posteriyle konuşarak geçiriyor. Evelyn’in Cobain’e duyduğu aşk öyle büyük ki, ölü şarkıcıyı etten tırnaktan bir insan olarak yeniden var ediyor. Crosbie’nin büyülü, şairane bir dille kaleme aldığı bu roman okura her sayfasında müziksel bir şölen sunuyor...

 

SAY YAYINLARI

Gary B. Ferngren - Bilim ve Din

Alanının önde gelen din ve bilim tarihçilerinin kaleme aldığı bu eser, Hıristiyanlığın ilk zamanlarından yirminci yüzyılın sonuna kadar geçen sürede Batı’nın dini gelenekleriyle bilim arasındaki ilişkiyi inceler. 30 farklı makaleden oluşan bu geniş kapsamlı çalışma aslında birbirine tamamen zıt olmayan, aksine birbiriyle karmaşık bir etkileşim içinde olan din ile bilimin kesişme noktasını daha iyi anlamamız için farklı yaklaşımlar ortaya koyar.

Zygmunt Bauman – Cemaatler

İnsanlar niçin bir cemaatin parçası olmak ister? Zygmunt Bauman bu soruya “hiçbir zaman tam olarak elde edemeyecekleri güvenceye ulaşabilmek için” yanıtını veriyor.

Yazara göre cemaat şiddetli yağmurda altına sığındığımız bir saçağa, dondurucu soğukta içinden çıkmak istemediğimiz şömineli bir odaya benzer. Dışında olduğumuz zaman hemen ona sığınmak ister, sığınınca tüm sorunlarımızın çözüleceğini düşünürüz. Ama sığındıktan sonra, bu sığınmanın bir bedeli olduğunu görürüz. Özgürlüğümüzü yitirir, içeridekilerle aynılaşır ve dışarıda kalanlarla bitmek bilmeyen bir kavgaya tutuşuruz.

Kevin Crossley-Holland - İskandinav Mitolojisi

Dünyanın en etkili, en dramatik, en heyecanlı ve ilgi çekici hikâyelerinin toplandığı İskandinav Mitolojisi, İskandinavların tanrılar ve tanrıçalar, kahramanlar ve canavarlar, savaşlar ve birlikteliklerle dolu ilginç ve fantastik dünyasının kapılarını ardına kadar açıyor ve bizi dünyanın yaratılışından başlayarak Asgard’ın duvarının yapılışına, son olarak da Ragnarok’a kadar süren bir yolculuğa çıkarıyor. Odin, Thor ve Loki gibi efsanevi kahramanların üstün başarılarını masalsı bir dille aktarırken onların tutku, zalimlik ve kahramanlık dolu maceraları da Yggdrasill’in gölgesinde sanki yeniden hayat buluyor.

Erich Fromm – Olma Sanatı

Olma sanatını öğrenmedeki en önemli adım, yüksek bilinç kapasitemizi ve zihin söz konusu olduğunda eleştirel ve sorgulayıcı düşünme yetimizi güçlendirmektir. Bu esasen zekâ, eğitim veya yaş meselesi değil, karakter meselesidir; özellikle de insanın önceden başardığı, her nevi puttan ve akıldışı otoriteden şahsen bağımsız kalması meselesidir. Büyük çaplı bu bağımsızlık nasıl kazanılacak?

W. Bernard Carlson - Tesla

Büyük mucidin çalışmalarını, hayal dünyasını, düşüncelerini ve hayatını bir bütün olarak ortaya koyan Elektrik Çağının Mucidi Tesla ABD’de “2013 yılının en iyi popüler bilim kitaplarından biri” seçildi.

 

EVRENSEL BASIM YAYIN

Ali Karataş & Yusuf Karataş -  Bitmeyen Savaş Paylaşılamayan Ortadoğu

Ortadoğu'da bugün yaşanan emperyalist paylaşım kavgasının Sykes-Picot ile tarihsel bir okumasını sunuyor ve Ortadoğu'da mücadele eden kişilerin yazıları bulunuyor. 

Barış Özener - İnsan Çeşitliliği

EBY'nin gericiliğe karşı bilimi, ırkçı ve yaradılışçı hurafelere karşı evrim kuramını savunma misyonu bağlamında "ırk" kavramını bilimsel-eleştirel bir gözle inceliyor. 

İsmail Dindar - Seyfo

1915'te yaşanan ve aslında çok da görünür olmayan Süryani kırımını ele alıyor. Çok dilli yayıncılık misyonumuz gereği Kürtçe, Türkçe, Süryanice ve İngilizce 4 dilde bastığımız bir öykü kitabı.

Mehmet Seyda - Yanartaş

2 ciltlik bir işçi sınıfı romanı.

Hans Heinz Holz - Yansımanın Diyalektiği

2011'de yaşamını yitiren Marksist filozof Hans Heinz Holz'un yansıma kavramının ortaya çıkış koşullarını ve gelişim seyrini ve diyalektik materyalizm ile bağıntısını irdelediği bir çalışma. 

 

KIRMIZI KEDİ

Yılmaz Özdil - Adam

Farklı zamanlarda, farklı ortamlarda yaşayan, hatta birbirleriyle hiç tanışmamalarına rağmen, ortak zihniyetin, ortak karakterin, ortak paydasıdır Adam.

Hüsnü Arkan – Gülhisarlı Terziler

Hüsnü Arkan, Kuzey Ege’nin bir kasabasına götürüyor okuru ve o küçük dünyada kıstırılmış insanlara, durgun görünümlü fırtınalı hayatlara bir pencere açıyor. Bir dönemin Türkiye’sine ayna tutarken, küçük insanların aşklarını, umutlarını, hayallerini anlatıyor, karmaşık iç dünyaları ve zaafları üzerinde düşünmeye zorluyor. Konusu insan olan Gülhisarlı Terziler, Hüsnü Arkan’ın romancılığında yepyeni bir adım.

Mine G. Kırıkkanat – Hiç

Mine G. Kırıkkanat olağanüstü kurgusuyla PKK militanı üç kadının suikastının altında yatanları ortaya çıkarıyor, işlenen cinayetlerde uluslararası bir işbirliğini inandırıcı kılarken; Teşkilat’ın yetiştirdiği tetikçilerin sınır ötesi harekâtlarını ve derin devletin sırlarını da gözler önüne seriyor.

José Saramago – Lizbon Kuşatmasının Tarihi

Bir kuşatmanın ve kuşatmaya dönüşen bir aşkın hikâyesinin anlatıldığı, Lizbon’un dünüyle bugününün iç içe geçtiği gizemli bir roman.

Şükrü Erbaş – Yaşıyoruz Sessizce

Aşkın, emeğin ve dünyanın ölümle bir daha yüceltildiği bir varoluş simyası.

“İki kişilik bir yalnızlığım fotoğraflarının önünde

Birisi alıp götürdüğün, öteki bırakıp gittiğin.”

 

 

 

Copyright © 2013 by Simurg Medya. Tüm Hakları Saklıdır.

elektrik malzemeleri