18
Aralık

Tereddüt: Elmaslar bu filmi izleyemeyecekler

18 Aralık 2016 Yazar: Tuğçe Madayanti Dizici | Köşe adı:
Tüm Yazılar

Erkek şiddeti devlet eli ile başlıyor, iktidar eli ile destekleniyor. Hem ataerkil hem yobaz bir sistem içine daha da gömüldüğümüz bu günlerde iki farklı kadının sert portrelerini mutlaka izleyin.

60 puan

 

AYKIRI AKADEMİ – Tuğçe Madayanti Dizici

Basit hikayelerden derin ve sarsıcı filmler çıkarmayı başaran önemli bir isim Yeşim Ustaoğlu. Esas hedefi izleyiciyi sarsmak olan son filmi Tereddüt ise bunu hakkıyla yerine getiriyor. Tereddüt, bir psikiyatristin taşra kasabasında görev yaptığı dönemde başından geçen olayları anlatıyor. İlk gösterimini Toronto Uluslararası Film Festivali'nde gerçekleştiren film 53. Uluslararası Antalya Film Festivali’nden  Uluslararası Uzun Metraj En İyi Film ödülü ile ayrılmıştı.

 

Elmaslar

Elmas mahkemede yaşı büyültülerek babası yaşında bir adama zorla gelin olarak verilmiş bir kız çocuğu. (Çocuk gelin tanımının kullanımını kesinlikle reddediyorum!). Hem kocasına seks köleliği hem de kayınvalidesine hizmetçilik yapmak zorunda bırakılanlardan biri. Her gün eş rolü oynamak zorunda bırakılan, her gece yatak odasında cehennem azabı yaşayanlardan biri. Elmasın yaşadıkları belki bize uzak ama sözleri bir kor gibi yakın “Tek hatırladığım pençeleri, kocaman elleri. Kollarımdan tutardı böyle. Üstüme böyle abanırdı. Nefesi kokardı. Kendi de kokardı.” Elmas’ın o küçük bedeni ile kendince kurduğu tüm zoraki dengeler, tecavüz ve zorbalıkla geçen günlerine eklenen yeni bir travma sonucu allak bullak oluyor ve kendisini yarı çıldırmış bir halde hastanede buluyor.

Şehnazlar

Hastanede Elmas’a psikiyatr olarak yardım eden kişi ise Şehnaz. Şehnaz Türkiye’deki şehirli, modern, ayakları yere basan, eğitimli kadının bir temsili. O da evli. Ve aslında o da içinden çıkamadığı bir şiddet sarmalının içerisinde. Kocası Cem ile yaşadığı cinsel hayatta bunun izlerini sürmek mümkün. O da boyun eğenlerden, o da evlilik içi tecavüze uğrayanlardan. Daha çok gelir ve ekonomik düzeyleri ortalamanın üzerindeki insanlarda rastlanan Şehnaz’ın içinde bulunduğu sadist-mazoşist ilişki türüne çoğu kadın ya kendi hayatlarında ya da arkadaşlarının hayatlarında şahit olmuştur. Bu yüzden cinsel olarak doyumsuz, otoriter, hasta ve baskıcı erkek modeline karşı çaresiz kalan Şehnaz karakteri şehirli kadın seyirciyi daha çok sarsacaktır. Ve seyirci, buna karşı bir şey yapmayan, uğradığı psikolojik şiddete dur diyemeyen, kendisini bu hasta ilişkiye dahil etmek zorunda hisseden Şehnaz ile daha organik bir bağ kuracaktır.

Hikayeler Bağlanmıyor

Tereddüt filminin tanıtım cümlesi halini alan ‘iki farklı dünyadan iki kadının birbirine bağlanan hikayesi’ açıklamasına katılmıyorum. Şehnaz’ın hikayesi psikolojik vaka olarak daha ağır basarken Elmas’ın sosyolojik bir vaka olduğu gözüküyor. Ama psikolojik olarak tedavi edilen bir sosyal vaka olarak Elmas oluyor. Biz seyirci olarak Şehnaz’ın da psikolojik olarak hasarlı olduğunu biliyoruz. Belki işi en çok karıştıran şey de Şehnaz’ın mesleğinin psikiyatr olması. Bir psikiyatr olmasına rağmen kendi psikolojik sorunlarının hapsinde gördüğümüz Şehnaz’ın sorunu ile, çok daha ciddi bir tehdit altında olan Elmas’ın sorunu arasındaki dengesizlik benzerlikten daha çok.  

Elmaslar bu filmi izleyemeyecek

Görünen o ki, esas ciddi yardıma ihtiyacı olan Elmas aslında Şehnaz’a yardım ediyor. Anlıyoruz ki Şehnaz’ın kendini hastalıklı ilişkisinden kurtarmasının tetiğini Elmas’ın acıklı hikayesi çekiyor.  Ama bir yandan da Şehnaz ataerkil bir  baskısından mı kaçtı yoksa bildiğimiz klasik sağlıksız modern bir ilişkiden mi kaçtı pek anlayamıyoruz. Elmasların o kadar çok yardıma ihtiyaçları var ki Şehnazların kendi psikolojik sorunlarından dolayı vurup kapıyı çıkamadıkları konforlu ilişkilerine üzülemeyeceğim. Her şeyden önemlisi Elmas’a yardım etmeye çalışan bir psikiyatrında bir psikiyatra ihtiyacı var ise halimiz duman. Film için, kimi seyirci kendini Şehnaz’da bulacaktır kimi Elmas’ta, deniliyor. Gerçek hayatta hala kurtaramadığımız Elmasların sinemaya gidebileceklerini düşünmek şaka gibi açıkçası. O yüzden film Elmaslar için çekilmiş bir film değil. Elmaslarla da empati kurması gereken gene Şehnazlar olacaktır.

Cesaretse sonuna kadar olmalı

Erkek şiddeti devlet eli ile başlıyor, iktidar eli ile destekleniyor. Hem ataerkil hem yobaz bir sistem içine daha da gömüldüğümüz bu günlerde iki farklı kadının  portrelerini sert bir şekilde bizlere sunduğu için Yeşim Ustaoğlu’nu her şeyden önce bir kadın olarak takdir ediyorum. Biliyorum bu Yeni Türkiye dayatmasında bu filmi çekmek cesaret ister. Ama keşke festivallerde sansürsüz olarak izlenerek ödül alan bu filmin planlaması daha iyi yapılsaydı ve yönetmen filmini vizyona sokabilmek için kendi filmine makas atmasaydı. Filmin, sevişme sahneleri  sebebiyle “+18” yaş sınırı alacağı ve bu durumda kanun gereği  Kültür Bakanlığı’nın filme verdiği maddi desteği geri alacağı en başından itibaren biliniyordu. Eminim ki bu makaslama, oynaması yürek isteyen Şehnaz karakterinin derinliklerinden epeyce alıp götürecektir.  Anlaşılan, filmi çekmekten çok filme makas atmamak daha cesurca olurmuş.

 

 

 

Copyright © 2013 by Simurg Medya. Tüm Hakları Saklıdır.

elektrik malzemeleri