18
Aralık

'Üç Kuruşluk Diktatör' oyununa soruşturma açıldı; oyunun yönetmeni Gül Göker yaşananları Aykırı Akademi’ye anlattı

18 Aralık 2016 Yazar: Serdar Nâzım Yüce | Köşe adı: CEZA SAHASI
Tüm Yazılar

1971 yılında kurulduğundan bu yana devlet yardımına başvurmadan tiyatro yapan Ankara Birlik Tiyatrosu’nun oynanan “Üç Kuruşluk Diktatör” oyunu “Cumhurbaşkanına Hakaret” suçlamasıyla soruşturmaya tabi tutuldu. Son gösteriminin yapıldığı Balıkesir’in ilçesi Burhaniye’de, AKP’li Belediye Başkanı Necdet Uysal tarafından yapılan şikâyetle oyun hakkında soruşturma açıldı. “Üç Kuruşluk Diktatör”ün yönetmeni Gül Göker, savcılığın çağrısıyla ifade verdi. Oyunla alakalı açılan soruşturma ise devam ediyor.

İfadesi alınan tiyatro yönetmeni Gül Göker sorularımızı yanıtladı, Burhaniye’de yaşananları Aykırı Akademi’ye anlattı. Gül Göker’in anlattıkları yerelde sanat etkinliklerinin nasıl yürüdüğüne dair çarpıcı gerçekleri gösterirken bir yandan da muhalif sanatın karşısına çıkan engellerler mücadelesini ortaya koyuyor.

 

AYKIRI AKADEMİ – SÖYLEŞİ – Serdar Nazım Yüce

AKP’li Burhaniye Belediye Başkanının, yönettiğiniz “Üç Kuruşluk Diktatör” oyununu savcılığa şikâyet ettiğini biliyoruz. Burhaniye’deki gösterim sırasında neler yaşandı da bu suç duyurusu yapıldı?

31 Mart 2016 günü, Burhaniye’de ve 1 Nisan 2016 günü Edremit’te oynamak üzere, Eğitim-Sen Burhaniye şubesi tarafından davet edildik. Edremit’teki tiyatro salonunun tahsisi yapıldı ancak Burhaniye’de belediyeye ait salonu Belediye Başkanı vermek istemedi. Oyunun adını beğenmemiş! Bu konuda zorlanınca, CHP Milletvekili İlhan Cihaner devreye girdi ve Burhaniye CHP’li meclis üyelerinin ısrarı üzerine, salon tarafımıza tahsis edildi.

 

YEREL BİR RADYO OYUNU HEDEF GÖSTERDİ

Kaymakamlık makamına yasal zorunluluk gereği bildirimlerimi yaptım ve ekiple birlikte oyun günü Burhaniye’de hazırlıklara başladık. Salonda dekor, ışık ve bunun gibi teknik hazırlıklar yürürken, Emniyet’ten gelen ekip, salonda bomba araması yaparak geniş bir güvenlik tertibatı aldı. Görevli polislere “Alt tarafı bir tiyatro gösterisi, bu kadar önleme ne gerek var” diye sorduğumda, anlatılanlar ilginçti. Birkaç gündür Körfez’de yayın yapan bir yandaş radyo ve yerel birkaç gazete, oyunun “Reis’lerine hakaret ettiğini, AKP’li Belediye Başkanının da buna rağmen bu oyuna salonu tahsis ettiğini” eleştiren bir yayın politikası izlediklerini öğrendim. Gün boyu, oyun başlayıncaya dek, ABT’yi ve belediye başkanını hedef gösteren bu provokatif yayın sürdürüldü. O günün yerel gazetelerinde de bu oyunun oynatılmaması çağrısı yer alıyordu…

Ancak Burhaniye Kaymakamı, geniş bir güvenlik önlemi alarak, oyunun oynanmasını sağladı; Emniyet ise gece oyun bitinceye dek, yüze yakın polis ile güvenliğimizi sağladılar. Bu gerginlik ve provokasyon çabasına rağmen salon doldu ve oyun huzur içinde oynandı. O gece, ekip için kentte ayırttığım oteli iptal ederek, Körfez’de başka bir otelde konakladık. Ertesi gün, Edremit’te oyun sergilendi ve İstanbul’a döndük.

Arkamızdan üç gün sonra, Burhaniye Belediye Başkanı, Cumhuriyet Savcılığına başvurarak, oyunda “Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret edildiğini” iddia ederek, yargılanmamızı talep etmiş. Savcılık da başvuru üzerine soruşturmayı başlatmış…

Oyunda “Cumhurbaşkanına Hakaret” olduğu gerekçesiyle savcılığa ifade vermeye gittiniz. Savcılıkta size ne soruldu, ne denildi?

Oyunun yönetmeni olarak Emniyet’in beni telefonla araması üzerine, Ankara Birlik Tiyatrosu adını taşıdığımız için, Ankara’ya gönderilen soruşturma dosyasından haberim oldu. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nda ifademi verdim. Ayrıca oyunun yazılı metnini talep ettiler, onu da ilettim.

 

‘DÜNYADAKİ BÜTÜN DİKTATÖRLER ORTAK ÖZELLİKLER TAŞIR’

Oyunda, Cumhurbaşkanına hakaret edip etmediğim soruldu. Bana böyle bir iddianın olduğunu belirterek, ifademi yazılı olarak alıp, Burhaniye’ye göndereceklerini söylediler. “Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret ettiniz mi?” diye sordular. Ben de oyunda yer, kişi, ülke, tarih ve bunun gibi tanımlamalar olmadan, bir diktatörün anlatıldığını, dünyadaki bütün diktatörlerin ortak özellikler taşıdığını belirttim. Cumhurbaşkanına hakaret ettiğimi iddia eden, oyundaki diktatörü Recep Tayyip Erdoğan ile özdeşleştirerek, bu benzerliği kuranın, oyunu hiç izlememiş bir belediye başkanı olduğunu belirttim. Çünkü suç duyurusunda bulunan Belediye Başkanı Uysal, oyuna gelmediği gibi, salonda bütün etkinliklerde yer alsın diye konulan “Belediye Başkanı” yazılı yapma çelengi de, salon görevlilerine telefon ederek, sahne önünden kaldırtmıştı. Körfez gazetelerindeki yandaş yayınların etkisiyle, AKP’li Belediye Başkanı olarak, partisine karşı kendini aklamak kaygısıyla bu başvuruyu yapmak gereğini duymuştu.

İzleyicilerden suç duyurusunda söz konusu olan iddiaya benzer bir tepki aldınız mı hiç?

Seyircilerden böyle bir tepki almadım. Bütün gösterimlerde kentlerin yöneticilerinden, yargı mensuplarından ve Emniyet teşkilatından böyle bir tepki gelmediği gibi, oyun kahkahalarla, finalde de ayakta alkışlanarak bitti hep.

‘DİKTATÖR KOLTUĞUNDAN AYRI, YAPAYALNIZ KALMIŞTIR’

“Üç Kuruşluk Diktatör” bir politik güldürü… Oyun neyi anlatıyor, oyunun hedefinde ne var?

İsmi belirtilmeyen bir ülkede, “Başkan” diye hitap edilen bir diktatör, karısı ve kızı resepsiyondan kaçırılır. Kaçıran, üç filmcidir. Parasızlıktan bıkmışlar ve diktatörü kaçırarak, hükümetten para talep edilecektir. Diktatör ve ailesini bir evde rehin tutmaktadırlar. Ancak olaylar, istedikleri gibi gelişmez. Hükümet yetkilileri, diktatörden o kadar bıkmıştır ki, değil bırakılması, elde tutmaya devam edilmesi karşılığında para vereceklerini söylerler. Ve başkan yardımcısı, diktatörün yokluğunda, onun koltuğuna oturarak başkanlığını ilan eder. Diktatör; sarayından, koltuğundan, iktidarından ayrı, yapayalnız kalmıştır.

Oyunun hedefinde, dünyanın bütün diktatörlerine gönderme var. Seyirciyi düşündürmeyi ve güldürmeyi hedefliyor…

 

KÜLTÜR BAKANLIĞI’NIN ‘PARLAK’ PROJELERİNİ UMURSAMIYORUZ

Biraz da özel tiyatrolara ayrılan ödeneklerden bahsetmek isterim. Kültür Bakanlığı’nın “parlak projeleri” destekleyeceğine dair açıklamalar vardı. Birlik Tiyatrosu’nun sanırız pek “parlak” bir projesi yok…

Kültür Bakanlığı’nın 1982 yılından bu yana dağıttığı devlet yardımına başvurmayan tek tiyatroyuz. Bu fikre, bunun içeriğine, biçimine karşıyız. Başvurmayı onur kırıcı olarak görüyor ve reddediyoruz. “İBİŞ’İN TEF’İ DEVLET KAPISINDA” diye tanımladığımız bu yardımı da, yardım sonrası birbirlerine giren tiyatro patronlarını da, bu yüzden koparılmış fırtınaları ve dönen entrikaları da kınıyoruz.

Bu yüzden de, Kültür Bakanlığı’nın “parlak” projelerini ciddiye almıyor ve umursamıyoruz.

 

‘TİYATRO YARININ KAZANILMASINDA ÇOK DEĞERLİ BİR ARAÇ’

Yaşanan katliamlar, saldırılar… Türkiye’nin içinden geçtiği bu zorlu süreçte, kültür-sanat etkinliklerine yönelik olarak “Eğlencenin sırası mı” tepkisi ve hatta saldırısı geliyor. Sanatı eğlenceye indirgeyen anlayış bir yana, böyle bir dönemde şehir şehir gezen bir kurum olarak nasıl bir misyonunuz olduğunu düşünüyorsunuz?

Tiyatro asla bir eğlence aracı değil. İlk çağlardan bu yana, İkinci Dünya Savaşı’nda sığınaklarda, Ekim Devrimi öncesi fabrikalarda, meydanlarda, Çin’de devrim öncesi köylerde, kasabalarda traktör ve kamyon römorkları üzerinde halkı eğlendirmek amacıyla yapılmadı. Tiyatroyu bir eğlence aracı olarak görmek isteyenler olabilir. Ama onların yaptığına da ne kadar tiyatro denebilir bilemiyorum…

Benim için tiyatro bir araçtır. Ülkemizin geleceğinin inşasında, insan hakları ve demokrasi mücadelesinde, aydınlık bir yarının kazanılmasında çok değerli işlevi olabilecek, güçlü bir sanat dalı!

Şehir şehir gezmek! Ne yazık ki son iki yıldır bunu başaramıyoruz. “Üç Kuruşluk Diktatör” oyununa salon bulabilmek imkânsız, CHP’li belediyelerden bile salon almakta zorlanıyoruz. Nerede bulabilirsek, orada oynuyoruz.

 

‘3 OYUNCUSU ŞEHİR TİYATROSUNDAN ATILANLARDAN…’

“Üç Kuruşluk Diktatör” gösterimlerine devam edecek mi? Diğer oyunlarıyla birlikte Birlik Tiyatrosu’nun programını okurlarımıza duyurmuş olalım…

Şu anda oyunun oynanması için en büyük engel bu, yani salon bulamamak. Ankara Birlik

Tiyatrosu, 2016 – 2017 sezonunda Emmanuel Robles’in “Bir İsyancının Savunması” oyununu sergiliyor. Yepyeni bir oyun. İnsan hayatını hedef alan terör eylemlerini mahkûm ediyor. Dünya ve ülkemiz için çok güncel bir oyun. Oyun, Kaya Öztaş tarafından dilimize çevrildi. Müziklerini Cafer Ozan Türkyılmaz, ışık tasarımını Yüksel Aymaz, dekor tasarımını ise Özhan Özdil yaptı. On sanatçıyla sahneye koydum. Üç oyuncumuz, Şehir Tiyatroları’ndan atılanlardan. İnsanların gerekçesiz tiyatrodan atılması çok incitici. ABT onları, onlar da bizi sahiplendi. Onlarla daha da güçlüyüz…

 

 

 

 

Copyright © 2013 by Simurg Medya. Tüm Hakları Saklıdır.

elektrik malzemeleri