06
Aralık

Bu koro başka koro: Dinleyenlerimizden bilet yerine kitap istiyoruz, çünkü ‘Sevgi Her Şeydir’

06 Aralık 2016 Yazar: Aykırı Akademi

Bazen ahşap banklı bir kilise, bazen küçük de olsa kırmızı koltuklu kültür merkezi salonları. Şanslarına hangi şehirde hangi salon denk gelirse orada yan yana gelip müzik yapıyorlar. İsimleri Latincede çoksesli devri tanımlayan “Ars Nova”.

İki kişinin dertlerini birbirlerine anlatamadığı günümüz Türkiye’sinde koronun felsefesini, iletişimin “Başkasının söylediğine katılmasa bile herkesin birbirini dinlemesiyle” başlayan bir eylem olduğu fikrini yaşatmaya ve bunun üzerinden güzellikler yaratmaya çalışan insanlar… “Çokseslilikte nasıl ahenk sağlanır” sorusuna “Sevgiyle” diye yanıt veren, bunu da seyirciyi de içine katarak yapan bir koro Ars Nova. Seyirciler koronun direk parçası olmasa da eylem ortağı. Ars Nova, seyircilerinden bilet için para değil, kitap istiyor. O da “Sevgi Her Şeydir” demek için; köylerdeki çocuklara şehirlerdeki kardeşlerinden kitaplar gönderebilmek için. Aykırı Akademi için, benim de içinde Soprano olarak yer aldığım Ars Nova’nın şefi Kübra Şenyaylar’la Ars Nova, koro müziği ve sevgi üzerine söyleştim.

 

AYKIRI AKADEMİ – SÖYLEŞİ: Kevser Başkara

Ars Nova ne demek? Biraz bundan bahsederek başlayalım… 
Ars Nova, Yeni Sanat – Yeni Akım anlamına geliyor. 13’üncü yüzyılda çoksesliliğe geçiş sürecine verilen Latince bir ad. Benim bu ismi tercih etmemin sebebi ise dünyanın neresine giderseniz gidin Ars Nova dediğinizde herkesin bunu anlayabilecek olması.  İsmin teorik kısmından ziyade hikâyesinden çok etkilenmiştim. Kilise koroları henüz tek sesli eserler söylerlerken, kilise müzisyenleri yeni girişimlerde bulunmak istiyorlar. Ancak çokseslilik çok tanrılı dini çağrıştırır zihniyetiyle kilise de yasaklanıyor. Ama bu heyecanlı müzisyenler, din dışı müzikleri kiliseden ayrılarak çokseslendiriyorlar ve bu akıma da Ars Nova diyorlar. 

Bildiğim kadarıyla Ars Nova'nın da hikâyesi benziyor buna? 
İlk provada anlatmıştım evet. Ars Nova üniversiteden ayrıldığı an Ars Nova olup epey ter döktü. Doğrudur. Çok tatlı şeyler yaşamadık ancak sevgi her şeydir deyip geçelim.

 

YA YOĞUNLUKTAN YA DA EGOLARDAN 

Ars Nova nasıl kuruldu? Kuruluş sürecinde kimden ve neyden etkilendiniz? 
Henüz Lisans 2’nci sınıf öğrencisiyken (yıl 2012’ydi) kendimi büyük bir boşlukta hissettim. Derslerim iyi, sorun yok ama bilginin daha fazlasını istiyorum.  Okuldaki yetmiyor, bir yandan hafta sonları bir sanat okulunda piyano ve keman öğretmenliği yapıyorum. Bir yandan quartetler yazmaya çalışıyorum, bir yandan şan öğrencilerine piyano eşliği... 2 yıl kadar beden müziği ile epeyce ilgilendim. Sonra kendime "ne yapıyorsun" diye sordum. Hepsi bir şekilde insanların ya yoğunluklarından ya da egolarından devam edemiyor. Ya başka bir bölüme geçip iki yılımı toplumun adlandırdığı üzere harcayacaktım ya da herkesin hep beraber ortak bir ürün çıkartacağı bir iş yapacaktım.

Mersin Devlet Opera Balesi Çocuk Korosu, Nevit Kodallı Güzel Sanatlar Lisesi Korosu, üniversite korosu derken zaten hep içinde olmayı sevdiğim koroların matematiği de armoni dersleriyle önüme serilmişti. O yaz okul ile katıldığımız yurtiçi ve yurtdışı festivallerle ne kadar istediğimi ölçüp tüm yaz koro kurmak, bilgilerim, eksiklerim ve yapmam gerekenlerle ilgilendim. Sonra hayranı olduğum ama hiç çalışmadığım koro şefi ve eğitimcisi Atilla Çağdaş Değer hocama ulaşıp durumu anlattım "Haddim mi böyle bir şeyi yapmak, istemek?" diye sordum, uzun bir telefon konuşmasının sonunda Atilla Hocam’ın desteği ile Ars Nova'yı kurmaya karar verdim. Özcan Özbek hocamın da desteği ve arkamda duruşunu söylemeden geçmek istemem. Bu işi yapabilmem için önümde bir zırh gibi durup yol göstericiliğine minnettarım. 

Ars Nova bugüne kadar neler yaptı? 
Ars Nova kurulduğu günden bu yana her yıl aralık ayından hazirana kadar ayda 1 konser verip, sponsor buldukça ülke genelindeki festivallere katılır. Bu konserlerin tamamına yakını ücretsizdir. Geçen yılın ekim ayında Sinop'taki bir köy okulunu ziyaretimle ateşlenen ‘Sevgi Her Şeydir Köy Okulları Projesi'nin ve ‘Sevgi Her Şeydir Konserleri'nin de mimarı oldu.  

KONSER BİLETİ: BİR KİTAP

Nedir bu ‘Sevgi Her Şeydir’ Projeleri? 
Sevgi Her Şeydir’ projelerinin köy okulu ayağı, desteğe ihtiyacı olan köy okullarına gönüllü eğitimci göndermek, okulun maddi ve manevi eksiklerini tamamlamak için tasarladığım bir proje. Geçen yıl Şehit Recep Geçer Yatılı İlkokulu'nda bir haftalık koro atölyesi kurduktan sonra oluşturdum bu projeyi. Akabinde Ars Nova ücretsiz yaptığı konserlerini "bilet almak yerine kitap getiren" seyircileriyle gerçekleştiriyor. Sonra bu kitaplar köy okullarına bizim tarafımızdan gönderiliyor. Gönüllü insanların maddi katkılarıyla bu okullarda kütüphaneler inşa ediliyor ve okulun kütüphanesi oluyor. 

‘KOROSU OLMAYAN ŞEHİRLERE KORO’

Peki işin konser ayağı? 
Bilet sistemi yine aynı olacak bu yıl. Ancak asıl hedef korosu olmayan şehirlere koro konserleri taşıyarak ülkedeki tüm koroları kardeş yapmak. Atilla Çağdaş Değer ve Çiğdem Aytepe Konserler projesinin danışmanları. İlknur Özal Göncü ise en büyük destekçimiz. MÜZED Muammer Sun Korosu, Ertuğrul Oğuz Fırat Korosu ve Ankoro ile önce İstanbul'da sonra Ankara’da iki konser gerçekleştirdik geçen yıl. Ve projenin isminin, yani eserin sahibi kıymetli bestecimiz Muammer Sun hocamız da Ankara konserimizi şereflendirdi.  

‘BURADA İNSANLAR BİRBİRLERİNİ DİNLEYEREK ŞARKI SÖYLEMEYE BAŞLIYOR’

Sadece insan sesiyle çoksesli bir müzik yapıyorsunuz, bu çokseslilikteki ahengi nasıl sağlıyorsunuz? Ars Nova’yı bir arada tutan şey nedir? 
Sevgiyle. Sürekli her şeye sevgi diyen birinin çok Pollyanna olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak çok gerçekçi ve önce eksiyi düşünen biri olarak diyorum bunu. Her zaman tutamayabiliyor bu sevginin mayası... Ancak kaşığımız döndüğünce sağlıyoruz. Ars Nova hiçbir koristine verdiği eğitimin karşılığını maddeleştirmiyor. Gönüllü olarak veriyorum bu eğitimi, koristler de öğrenmekten başka bir şey beklemiyorlar. Benim onlardan beklediğim sevgi, saygı ve özveri. İnsanlar koroda birbirlerini dinlemeyi öğrenerek başlıyorlar şarkı söylemeye, dinlemek, hoş görmek sonra hep birlikte tınlamak... Bir arada tutan bu galiba. Çalışmadıklarında “Sevgi her şey değildir, çalışmıyorsunuz” diye kızabiliyorum (Gülüşmeler). 

Ars Nova’nın hedefleri arasında neler var?  
Sponsor bulmak! (Gülüşmeler). Zira sponsor yoksa hedefler hayal... Biz bu yıl ülkemizi temsil etmek üzere Letonya Riga'da düzenlenecek olan 3rd European Choir Games'e gitmek istiyoruz. İlk aşamayı geçer isek de en iyilerle yarışmak... Kazanamasak bile orada çok şey öğreneceğimize ve heybemizde dolu dolu bilgilerle döneceğimize eminim. Tüm dünya korocularına sıkı sıkı sarılıp "biz dostuz" demek de gerçekten çok önemli olacak. 

‘AYASOFYA’DA KONSER VERMEK İSTİYORUM’

En çok gitmek istediğiniz konser veya festivaller hangileri? 
Ayasofya'da konser vermeyi çok istiyorum. Ancak "politik ve siyasi nedenlerden dolayı üzgünüz" dönüşünü yılda birkaç kez alarak yıkılıyorum. Yerebatan Sarnıcı’nda konser vermiştik ve inanılmaz bir şeydi. Tarihe tınlamak, söylemek çok büyülü... 

Örnek aldığınız bir çalışma disiplini veya ekip var mı, kimden ilham alıyorsunuz? 
Reyhan Bezdüz’den, Özcan Özbek’den ve Atilla Çağdaş Değer’den çılgınlar gibi ilham alıyorum, onları örnek alıyorum. İyi ki öğretmenim olarak girmişler hayatıma. Çok şanslıyım. Bana iyi öğretmen nasıl olunuru, kimseyle yarışmamayı, doğru bildiğimi her şeye ve herkese rağmen yapmayı, kimsenin yanında ağlamamayı öğrettiler. Teorik olarak Kodaly Metodu ve Orff  Yaklaşımını öğrenmeye, öğretmeye çalışıyorum. 

KORO ŞEFİ OLMAK: İNSAN SESİNE DOKUNMA SİHİRİ

Koro şefliği bambaşka bir şeydir, koro şefliğinin sizce en güzel yanı nedir? Biraz bize anlatır mısınız? 
Kaç koristiniz/ öğrenciniz varsa o kadar hayatınız var. Kalabalık yaşamaya alıştıktan sonra... Herkesin hayatına yararlı bir şekilde dokunmak, o parlayan gözleri, her prova öncesi sarılmaları... Bedenimiz ve sesimiz enstrümanımızdır. Ve ben şekillendirmeye yoğurmaya çalışıyorum bu enstrümandan tınlayan müziği, çok sihirli geliyor insan sesine dokunmak. O seslere dokunabilmek için de o koristlerin her şeyiyle orada olmasını sağlamanız gerekli. Her şeyi bilmek zorunda olmak ve bu mümkün olmadığı için de hep çalışmak zorunda olmak insanı ayakta tutuyor. Derdiniz mi var, ona üzülecek vaktiniz yok (gülüyor).

Peki Ars Nova kurulduktan sonra siz neler yaptınız şefliğiniz için? 
Ars Nova'nın 2’nci yılında Genç Koro Şefleri Akademisi’ne hemen başvurdum. Atilla Hoca ile madden tanışmamız da böyle gerçekleşti. Benim kendi kendimi yetiştirme sürecim burada son buldu. 1’inci Genç Koro Şefleri Akademisi’ne uygulamacı katılımcı olarak seçildim. Akademi sonunda tüm uygulamacı katılımcılardan en başarılı 5 katılımcı arasına seçilerek Avrupa Koro Birliği'ne üye edildim. Akabinde 2’nci Genç Koro Şefleri Akademisi de geldi tabii. Bu yıl 3’üncüsü gerçekleşecek. Çok şef izlemek, çok festival görmek geliştiren bir şey. Lisans 4’üncü sınıftayken TRT İstanbul Radyosu Çoksesli Gençlik Korosu’nun şeflik teklifini kabul ettim. 2 yıl koroyu çalıştırdım. TRT, büyük bir okul oldu benim için. Öğrenecek çok şey, yürüyecek çok yol var... Ve tabii atlamadan geçmemem gerekir: Koroyu ilk kurduğumda tüm kapılar kapanırken Masis'in (Masis Aram Gözbek) bana korosunun (Boğaziçi Caz Korosu) kapılarını açması da çok şey kattı. Yoğunluğundan oturup şeflik çalışamasak da hiç, tüm püf noktalarını görmeme müsaade etti. 10 ay boyunca sahneden sahne arkasına, asistanlıktan koristliğe çok fazla şey yaptım, paylaştım; daha Ars Nova ağaçta portakal idi bunlar olurken tabii.  

‘KORONUN BAŞARISI KATILMASA BİLE HERKESİN BİRBİRİNİ DİNLEMESİNE BAĞLI’

Müzik türleri arasında çoksesli müziğin özel bir yeri var, çokseslilik bize müzikal anlamının dışında sizce neleri sağlıyor?  
Yaşamayı. Gerçekten "soluk alan ölü" olmamayı. Korodan İlayda'nın öğretmenler gününde bana öğrettiği bir tabirdi bu. Dünya bir mozaik, herkes bambaşka bir renk. Bambaşka bir ses. Koroda en önemli kural birbirini dinlemek. Birbirinizi dinlemezseniz tınlayamazsınız. Diğer ses kümelerinin melodilerini bilmezseniz olmaz. Herkes herkesin anlatmak istediğini dinlemeli, buna katılmasa bile... Sizin ses kümenizin zaten bir melodisi var. İyi söyleyin, ancak kendinizi bulabilmeniz amacınıza ulaşabilmeniz için herkesin melodisini bilmeniz ve dinlemeniz gerekli. “Biz tenorları sevmiyoruz çünkü savundukları melodi bize ters” diyen bir koro olamaz. Tınlayamazsınız, sesler kötü duyulur, onlar olmaz ise. Ayrıca besteci biz değilken ses kümelerini kovmak kimin haddine?

Aralık ayında nerelerde konser vereceksiniz?

Aralıkta epey yoğun bir konser trafiğimiz var. 17 Aralık'ta 20.00'da Yeldeğirmeni Sanat Merkezi'nde; 22 Aralık'ta 20.00'da Santa Maria Draperis Kilisesi'nde; 24 Aralık'ta 14.00'da Bahçeşehir Kampüsü'nde konserlerimiz olacak.

 

 

Copyright © 2013 by Simurg Medya. Tüm Hakları Saklıdır.

elektrik malzemeleri