24
Kasım

Veli’nin diyeti…

24 Kasım 2016 Yazar: Orhan Gökdemir | Köşe adı: LE'BİDERYA
Tüm Yazılar

 

2000 yılı yazı. Burdur Cezaevi ayakta. Güvenlik güçleri koğuş duvarlarını ağır iş makineleriyle yıkarak daldı içeri. Buldozerle geçiyorlardı tutsakların üzerinden. 60’ı aşkın mahkûmun kolu bacağı koparıldı. Parçalanan o tutsaklardan biri de Veli Saçılık’tı. Duvara inan kepçe darbelerinden biri kolunu aldı götürdü. Kopan kol, yerine dikilmek için alınacağı yerde çöpe atıldı. Bir köpeğin ağzında bulundu neden sonra Veli’nin kolu.

 

AYKIRI AKADEMİ - Orhan Gökdemir

2000 yılı kışı. Devlet Bayrampaşa Cezaevi’ne operasyon yapıyor. Gerekçesi F Tipi cezaevlerine gitmemek için yapılan açlık grevleri. Kamuoyu, günlerce basının yaptığı yalan yayınlarla hazırlandı. Mahkûmlar içeride silahlı eğitim yapıyorlardı. Kanıtı da, içeride, bir piyes provasında tahta silahlarla çekilmiş fotoğraflardı. Tahta silahlar, silahlı eğitimin kanıtıydı. Daha ne olsun?

Yalanın iktidarı bugün mü kuruldu sanıyorsunuz? Devlet kadar eskidir yalan.

Bastılar Bayrampaşa’yı. Tam 12 mahkûmu parçaladılar, vurdular, yaktılar.  Evet yaktılar. Devletin şiddetinden geriye kalanı dışarı çıkarılan iki kadın mahkûmun çığlığı yankılandı cezaevinin yıkılmış duvarlarında: Bizi yaktılar… Bizi yaktılar… Yaktılar bizi…

Zulmün iktidarı bugün mü kuruldu sanıyorsunuz? Devlet kadar eskidir zulüm.

2000 yılı yazı. Burdur Cezaevi ayakta. Güvenlik güçleri koğuş duvarlarını ağır iş makineleriyle yıkarak daldı içeri. Buldozerle geçiyorlardı tutsakların üzerinden. 60’ı aşkın mahkûmun kolu bacağı koparıldı. Parçalanan o tutsaklardan biri de Veli Saçılık’tı. Duvara inan kepçe darbelerinden biri kolunu aldı götürdü. Kopan kol, yerine dikilmek için alınacağı yerde çöpe atıldı. Bir köpeğin ağzında bulundu neden sonra Veli’nin kolu.

O sırada örgüte yardım suçlamasıyla tutukluydu Veli. Tek kanıt da örgütün gazetesini ve bildirisini dağıtmaktı. Kolu koparılıp köpeklere atılan Veli o davadan beraat etti. Girdiği sınavı kazandı. İçişleri Bakanlığı Nüfus İşleri Genel Müdürlüğü’nde memur oldu. Bu arada koparılan kolu için hukuk mücadelesini sürdürdü. Adalet ve İçişleri Bakanlıklarına karşı açtığı davada 150 bin lira tazminat almaya hak kazandı. Tazminat ödendi, ancak bu arada Danıştay kararı bozdu. Davayı yeniden gören mahkeme, Veli’nin örgüt üyesi olduğunu ileri sürerek, tazminatın faiziyle birlikte geri alınmasına, mahkeme masraflarının da Veli’den istenmesine karar verdi. Ama bu arada devletin istediği para 500 bin liraya ulaştı. Devlet Veli’yi borçlu çıkarmıştı.

Vicdansızlığın iktidarı bugün mü kuruldu sanıyorsunuz? Devlet kadar eskidir vicdansızlık.

Bugün hâlâ yakın tarihimizin en karanlık olaylarından biri o uğursuz operasyon. O gün devlet eşine az rastlanır bir vahşete imza attı. Utanmadan, alay edercesine adını “Hayata Dönüş” koydu. Güya açlık grevlerini önlemek için 20 cezaevini bastı. 30 mahkûmu öldürdü. İki asker vahşet sırasında kendi kendini vurdu. Bayrampaşa’da kadınlara benzinli battaniye verip tutuşturdular. Gencecik kadınların yüzlerini yaktılar. Gencecik insanların kollarını, bacaklarını kopardılar, sakat bıraktılar.

Hikmet Sami Türk dönemin Adalet Bakanı’ydı. Çıktı "buldozer nasıl kol koparır, anlayamıyorum" dedi, diyebildi. Utanmadı, sıkılmadı, hicap duymadı, üzüntü emaresi göstermedi.

Ali Suat Ertosun Cezaevleri Genel Müdürüydü. Üstün başarılarından dolayı Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından üstün hizmet madalyası ile ödüllendirildi. Sonra, eski cumhuriyetin adamı olduğu için kızağa çekildi. Silindi gitti.

Vahşetin iktidarı bugün mü kuruldu sanıyorsunuz? Devlet kadar eskidir vahşet.

Geçtiğimiz gün devletin eskisinin kolunu koparıp borçlu çıkardığı Veli, devletin yenisi tarafından kanun hükmünde kararnameye dayanılarak görevinden ihraç edildi. Bununla yetinmeyip Veli’nin bankadaki 3 bin liralık birikimine de el koydular. Oğullarının gemiciklerinden bile utanmadan yaptılar bunu. Veli çıktı, isyanını haykırdı; Bugün öbür kolumu da kopardılar, dedi.

Ne yapabilirler ki Veli’ye daha? Kopardılar kolunu bacağını. Açlıkla terbiye etmeye kalkışıyorlar üzerine. Bilmiyorlar oysa, her türlü devlet zulmünden özgürdür Veli. Devlete diyetini ödemiştir ve sadece bir can borcu kalmıştır geriye.

Bir protez kol kadar hükmü yoktur devletin. Çünkü vicdandan, akıldan soyutlanmış salt bir zulümdür artık.

O çığlık dolaşıyor hâlâ ülkenin karanlığa durmuş sokaklarında. Bizi yaktılar… Bizi yaktılar… Yaktılar bizi…

 

 

 

 

 

 

Copyright © 2013 by Simurg Medya. Tüm Hakları Saklıdır.

elektrik malzemeleri