07
Kasım

İlk değildi Ekim, neyse ki son hiç değil!

07 Kasım 2016 Yazar: Serdar Nâzım Yüce | Köşe adı: CEZA SAHASI
Tüm Yazılar

 

99 yıl önce bugün, Ekim’in öğrencisi kadınlar şimdilerde ayıp sayılan kahkahalarını, yine şimdilerde günah sayılan saçlarını savurarak attı, öyle özgür, öyle eşit...

 

AYKIRI AKADEMİ - FOTO GALERİ

Belki uzak geliyor, belki çok uzak… Emekçi kadınların tekmelere, hakaretlere; her yerde gericiliğe maruz kaldığı bir ülkede kadınla erkeğin eşit olabileceğini, bugünlerde ‘erkek işi’ olarak nitelendirilen onca mesleğin kadınların çelik iradesi altında ezileceğini, eşit ücret alabileceğini, kadınların sokaklarda gönüllerince gezip istediği okula istediği şekilde gidebileceğini düşünmek. Uzak geliyor belki bir kadının, hem de lastik fabrikasında çalışan bir kadının uzaya çıkabileceğini, gerektiğinde dünyanın en iyi keskin nişancısı olabileceğini düşünmek...

Clara Zetkin’in güzel bir sözü var; “Kadın erkeğin başarısız bir kopyası değildir; insan olarak mücadele ve inşa için özel özelliklere ve yeteneklere sahiptir. Bu kadar uzun süre zincirli kalmış enerjisinin serbestçe gelişiminin, mücadelede ve yaratıcı çalışmalardaki başarısında büyük katkısı olacaktır” diye. Bu söz Ekim Devrimi öncesinde söylendi. Şimdi o zaman kırılan zincir daha kalın ama daha paslı. Ekim’i sırtlanıp Sovyetleri kuran kadınlar, o koca propaganda afişlerinde dünyayı sırtına almışken temsil edilen kadınlar bu koca ama kir pas içindeki zincirleri kırdıklarında, bir hayal edin neler olduğunu ve olabileceğini...

İnsanlık sosyalizmi özlüyor, böylesi kirli bir düzende, gericilik en bu kadar cellatken tepede; belki de en çok kadınlar… 99 yıl önce bugün, Ekim’in öğrencisi kadınlar şimdilerde ayıp sayılan kahkahalarını, yine şimdilerde günah sayılan saçlarını savurarak attı, öyle özgür, öyle eşit. İlk değildi Ekim, neyse ki son hiç değil!


Hazırlayan: Serdar Nâzım Yüce

' Kahrolsun mutfak köleliği, yaşasın yeni hayat! (Alt kısımda: Ev işlerinin baskısına ve aptallığına hayır deyin)'

İlk kadın kozmonot Valentina Tereşkova

'Hep birlikte!'

 

1956 ve 1964 yılları arasında Sovyet takımı ile 4, bireysel katılımıyla ise 14 olimpiyat madalyası kazanan Larisa Latynina.

Anayurt Savaşı’nda kadın partizanlar

Emzirmenin ayıp olmadığı bir ülkede...

SBKP Siyasi Büro üyesi Yekaterina Furtseva… Şerefine Yeka!


Sovyetler Birliği'nde anne adayları ve anneler işten atılamaz, gece çalıştırılamazlardı.

 

1936 Anayasası’nın 122. Maddesi'nde, kadının; ekonomik, kültürel, sosyal ve siyasal yaşamın tüm alanlarında ve devlet nezdinde, erkekle eşit haklara sahip olduğu belirtilmiş, yasayla tanınan haklarını yaşama geçirmek için kadının erkekle eşit çalışma, eşit ücret, dinlenme ve eğlenme, eğitim ve sosyal güvence hakkının gözetileceği vurgulanmıştı.

 

Kadınlar, makinistlikten kozmonotluğa, erkeklerin çalıştığı her işte çalışabiliyorlardı. 1940’larda çalışan kadınların oranı sanayide yüzde 53’ü, eğitimde yüzde 73’ü, tıbbi hizmetlerde ise yüzde 83’ü buluyordu.


1970 yılına gelindiğinde Yüzde 44’lük oranla Sovyetler Birliği o dönem için dünyada en fazla kadın mühendise sahip ülkedir.

 

 

 

 

 

Copyright © 2013 by Simurg Medya. Tüm Hakları Saklıdır.

elektrik malzemeleri