01
Kasım

OHAL’de Bir Masal Ülkesi

01 Kasım 2016 Yazar: Aykırı Akademi

 

AYKIRI AKADEMİ - YENİ TÜRKİYE HALLERİ

…Yine Kanun Hükmünde Kararnamelerin ardı arkasının kesilmediği ülkelerden birinde, bir cumhurun başı yaşarmış. 32 bin 643 liracık olan maaşı, 35 bin 295 liraya çıkartılmış. Bunu duyan memur emeklisi, hani bana hani bana demiiiişş ve 55 liracık zammı kapmış.

Bu ülkede, gelir dağılımındaki eşitsizlik eşyanın tabiatından dolayıymış! Ters orantı olmazsa olmazmış. Mesela ülkenin en anlamsız ama en çok izlenen programının jürisi, haftada 100 bin alırken, aynı ülkede asgari ücretlinin bir aylık maaşı 1300 liraymış!

 

Babalar ve Hurdaları

İşte bu masalı canım babacım bana anlatırken, Bilal Erdoğan’ın sesi duyuldu ekranda... Kendileri "Bir nesil Çanakkale'ye layık olamadı, yeni nesil 15 Temmuz şehitlerine layık yetişsin, hurda nesil olmasın" diye buyuruyordu. Babacım, hani Ensar Vakfı vardı, çocuklara taciz skandallarıyla gündeme gelmişti, hani devlet el birliğiyle koruma altına almıştı vakfı, onun bütün açılışlarında makas tutan mıydı bu konuşan? Babacım, hurda nesil diye kime derler? Babacım, 45 çocuğa tecavüz edilen bir kurum, çalışanları, para karşılığı davadan vazgeçilmesini isteyenler ve vazgeçen veliler, devletin tüm kademelerinde vakfı övgülerle korumaya alan siyasileri için mi bu benzetmeyi yapıyor acaba? Babacım özeleştiri ne büyük erdem değil mi? Tane tane anlat babacım, kardeşime anlatır gibi!

Enseyi karartmayın, Bilal Erdoğan’ın bahsettiği hurda nesili alt edecek, altın nesili hemen buldum.

 Milli Eğitim Müdürlüğünde görevli bir müdür, ilçedeki tüm okulların hatim indirmesi talimatını vermiş. Kendisi belli ki çok titiz çalışan bir insan, hiçbir detayı atlamamış. Okul müdürlerine gönderdiği mesajda, İmam Hatip Ortaokullarının en az 5,  Anadolu İmam Hatip Liselerin en az 10’ar, ilçedeki diğer okulların da en az bir hatim indirmesini söylemiş. Bir de not düşmüş, “Daha fazla hatim indirilebilir.” diye. Ne düşündü acaba bu detayı bildirirken, şimdi bu müdürler her emri sorgusuz uyguluyor bunu da tam verdiğim sayı kadar yaparlar, kafaları çalışmaz, ben hedefi yükselteyim mi dedi! Kendisi hatim sayılarının Aralık ayı ortasına kadar ulaştırılmasını istemiş! Mesela benim kendisine başka bir önerim olacak;  beklediği tarihe kadar çok sevdiği, belli ki uzun süreler de oturmak için büyük emek harcadığı o koltuktan bir kalksa, derin nefes alsa, (belki oksijenin uğramadığı yerler vardır) ara verse göreve, bir bilene bıraksa o deri koltuğunu, hem pişik yapar deri, benden söylemesi…

 Bu zeka karşısında bazen susmayı ister insan çünkü aklından geçenlerle klavyeye gidenleri kontrol etmek durumundasındır. Bütün iyi dileklerimi sizin sözcüklerinize katıyorum…

 

Notu Alan Düdüğü Çalar

Hani okuduğunu anlamada 46’ncı olduğumuz sistemin, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz var ya, kendileri eğitimdeki önlenemez yükselişimizi fark etmiş olsa gerek sorunları tespit etmek için kolları sıvamış! Ama görünen o ki konuyla değil de başka şeyle dertlenmiş. Öğretmenler için bir performans değerlendirme sistemi geliştirmiş! Hem veliler hem de öğrenciler öğretmeni değerlendirecek, değerlendirme her yıl yapılıp öğrenci ve veliler öğretmenlere not verecekmiş. Yani diyor ki kendileri; daha fazla yarış, daha fazla hırs ve daha fazla rekabet… Aranızdan biri, kamusal bir hizmeti ticarethane kurallarıyla nasıl biçimlendirirler mi dedi? Yok yok öyle şeyler söylemeyin, Milli Eğitim Bakanlığı koltuğuna oturmuş koca Bakan, düşünmüştür herhalde bu performans değerlendirmesinin hangi objektif ve bilimsel ölçütlerle yapılacağını? Öğretmenin öğrenci tarafından bir yarışa tabi tutulmasının, bu ilişki biçiminin varacağı sonuçları… Ben inan…

OHAL’de  boşlukları herkes kendisi doldursun!!

 

Bir Demokrasi Aşkıydı Bizimkisi

Geçen haftanın Yeni Türkiye Manzaralarında rektörlerin yeni görevinden söz etmiştim biliyorsunuz. Hani alkış heyeti lazımdı… Artık bol bol zamanları olacak. Kanun Hükmünde Kararname ile ışık hızıyla omuzlarındaki yük alındı. Öğretim üyeleri tarafından seçilen rektör adaylarını artık YÖK öneriverecek, Cumhurbaşkanı da atayıverecek. Demokrasi aşkıyla yanıp tutuşulan şu günlerde, böylesine demokratik bir karara insan hayret ediyor tabii ve merak ediyor, geçen hafta Erdoğan’ın ‘Rektör seçimleri sorundur’ seslenişini bir ağızdan destekleyen, alkışlayan, akademinin temsillerinin, bilimin (!) üretildiği çatıların öncülerinin, daha önce girdikleri derslerde demokrasi, eşitlik, adalet, kuvvetler ayrılığı bla bla bla hakkında konuştukları ya da konuşacakları şeylerden yüzleri kızarır mı diye?

Çok yakında buradan muhtarlara bir müjde verecek gibi hissediyorum kendimi! E Cumhurbaşkanı ile yaptıkları toplantılara hep burun karıştırmaya gelecek değil ya muhtarlar, bir yetki verip rektör seçimlerini de yaptırırlar belki, kim bilir!

 

OHAL’de Terapi Önerileri

Ülkenin hallerinden canım sıkılıyor bazen, her şeyden ümidimi kestiğim, yaşam sevincimi kaybettiğim zamanlarda o geliyor aklıma, şimdi diyorum umutsuzluğuma çare olur, işte öyle anlarımdan birinde, yine yetişti tüm entelektüel birikimi ve bilgeliğiyle imdadıma Melih Gökçek… Gölcük depreminde ABD ve İsrail’in payı olduğunu söylemekle başladı terapi seansımın ilk dakikaları, sonrası ruhumu dinlendiren bir nota sıralanışıyla devam etti, aralarda bazı cümleler duyuyordum, darbe girişimiyle alt edemeyecekleri ülkemizi yeni deprem planlarıyla yok edeceklermiş... Bu Amerikalıların hiç aklı yok he, yahu uğraştığınız memlekette Melih Başkan var, saklayabilir misiniz ondan bu küçük hesaplarınızı?

Jeoloji, Jeolojik, Sismoloji…Onlar ne ola ki!!!

 Neyse ne diyordum; kendinizi benim gibi hissettiğiniz anlarda bunu yapın, hiçbir açıklaması yoksa geriye dönük söylemlerini izleyin başkanın. Yalnız ilk zamanlarda ufak doz alın, fazlası yan etki yapıyor, benden söylemesi…

 E kızıyorsunuz hep kötü şeylerden söz ediyorsun diye, ben istemez miydim size dünyada ilk kez bir dinozor beyni bulunduğu müjdesini vermeyi. 130 yıl öncesinden fosilleşerek günümüze kalmış dinozor beyninin bugünkü timsah ve kuşlarla benzer özellikler taşıdığını anlatmayı. Kekliği sevme biçiminin dürtmekten geçtiği bir memlekette fazla romantik olurdu sanırım, OHAL’de biz halet-i ruhiyeniz yerinde olursa haftaya bıraktığımız yerden devam edelim.

Siz siz olun bir sonraki çağrıya kadar hunileri başınızdan eksik etmeyin.

 


Kapak tasarımında kullanılan karikatür: Latif Demirci

 

Copyright © 2013 by Simurg Medya. Tüm Hakları Saklıdır.

elektrik malzemeleri