28
Ekim

Bugün de yaşatmadıkları adamın doğumunu kutlayacaklar

28 Ekim 2016 Yazar: Sebla Kutsal | Köşe adı: NÖBETÇİ MEDYA
Tüm Yazılar

Ahmet Kaya’nın eşi Gülten Kaya, atılan bir manşetle hayatlarının değiştiğini ve hedef haline getirildiklerini açıklamış, o dönem Hürriyet'in genel yayın yönetmeni olan Ertuğrul Özkök’e tepki göstermişti. Gülten Kaya bir röportajında, Hürriyet’te atılan yalan manşetin Ahmet Kaya’yı, tıpkı Hrant Dink gibi cinayete kurban etme yolunu açtığını ifade etmişti.

 

AYKIRI AKADEMİ – Sebla KUTSAL

Bende bir mide bulantısı bugün...

28 Ekim, Ahmet Kaya'nın doğum günü. Onu timsah gözyaşlarıyla ananlara maruz kalacağız yine. 

Onun bunun sahte kederine aldanmadan önce...

Hatırlayalım:

Ahmet Kaya'nın "Kürtçe şarkı söyleyeceğim ve klip çekeceğim" demesinin ardından, medya ve devlet el ele linç sürecini işletmeye başlamıştı.

Çatallı bıçaklı rezaletin hemen sonrasında Kaya'nın 1993 yılında Berlin'de Kürt İş Adamları Derneği'nin düzenlediği bir gecede verdiği iddia edilen bir konsere ilişkin fotoğraflar Hürriyet Gazetesi'nde yayımlandı (14 Şubat '99).

Hürriyet'in haberi üzerine "Bölücü PKK örgütüne yardım ve yataklık yaptığı ve halkı ırk farklılığı gözeterek kin ve düşmanlığa tahrik ettiği" iddiasıyla sanatçı hakkında İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde toplam 10.5 yıl ağır hapis istemiyle iki ayrı dava açıldı. (18 Mart '99)

Ahmet Kaya, 16 Haziran 1999'da Türkiye'den ayrıldı. Yargılamaların sonucunda gıyabında toplam 3 yıl 9 ay ağır hapis cezasına çarptırıldı. Daha sonra bu görüntülerin düzmece olduğu belirlendi.

20 Temmuz 1999'da Hürriyet, konusu yine Ahmet Kaya olan, akıllardan hâlâ çıkmayan o rezil manşetle çıktı: "Vay Şerefsiz!"

Ahmet Kaya’nın eşi Gülten Kaya, atılan bu manşetle hayatlarının değiştiğini ve hedef haline getirildiklerini açıklamış, o dönem Hürriyet'in genel yayın yönetmeni olan Ertuğrul Özkök’e tepki göstermişti. Gülten Kaya bir röportajında, Hürriyet’te atılan yalan manşetin Ahmet Kaya’yı, tıpkı Hrant Dink gibi cinayete kurban etme yolunu açtığını ifade etmişti.

Medyanın kara propagandasından sonra Ahmet Kaya bir daha Türkiye'ye dönemedi. 43 yaşında kalp krizi geçirdi ve Fransa'da öldü.

Bu hikâye, çok geniş bir kitleye hitap eden ana akım medyanın yargısız infaz mekanizmasını nasıl gözünü kırpmadan işlettiğinin, devletin maşası olarak ne kadar işlevsel olabileceğinin en acı örneklerinden biridir.

Dün "kara" dediğine bugün "ak" demekte beis görmeyen aynı yayın organlarının, HDP barajı geçene kadar devam eden açılım sürecinde sergilediği "Kürt" sevgisi de ibretlikti hatırlarsanız. Zamanında Ahmet Kaya dese yine manşetten kurşuna dizilmesine neden olacak lafları köşelerine, satırlarına taşıdıklarını hepimiz hatırlıyoruz.

Bugün de yaşatmadıkları adamın doğumunu kutlayacak, şarkılarını paylaşıp, açılım sürecindeki kadar yüksek sesle olmasa da ah vah diyecekler yine...

Cümle midesizin bir parmak boya çaldığı bu rezil tablodan mütevellit; bugün bende bir mide bulantısı, sormayın gitsin!

 

 

 

 

 

 

Copyright © 2013 by Simurg Medya. Tüm Hakları Saklıdır.

elektrik malzemeleri