26
Ekim

Dostlar demokrasi mücadelesinde görsün maşallah desin...

26 Ekim 2016 Yazar: Aykırı Akademi

Yeni bir “Gülensiz Abant toplantısı” yapma girişimi olarak hafızamıza kazındı “Demokrasi İçin Birlik” girişimi. Laiklik demeye utananlar toplandılar ve laiklik demeyeceklerini beyan ettiler. Bildiride İslamcılıktan da söz edilmiyor üstelik. Bir yerde laiklik geçiyor, o da cinsel kimlik sorunları babının ardından. Sanırsın gericiliğin, yobazlığın müsebbibi zamansız ülkemize düşen Marslılar.

 

AYKIRI AKADEMİ – Vaziyet_i Umumi

Sosyal medya üzerinden ilk duyurusu “demokrasi ve laiklik bildirisi” olarak yapıldı. Sonra “laiklik” uçtu, demokrasi bildirisi kaldı. Sonra o sihirli “barış” sözcüğü eklendi. Böylece, aniden Şişli Kent Kültürü Merkezi’nde düzenlenen “birlik” toplantısının amacı da belirginleşmiş oldu. Bu toplantı da Kürt hareketi ile Türk solunun bir kısmının mutat nikâh tazeleme işlemlerinden biriydi.

Ama bu kez işler umulduğu gibi gitmedi. Sosyal medya üzerinden yapılan ilk duyurulardaki liberal bolluğu anında sert bir tepki oluşmasına neden oldu. Eğer o birlik girişimi başlamadan biterse, bunda ortalıkta fazlaca boy gösteren Oya Baydar, Baskın Oran ve Ufuk Uras’ın sorumluluğu büyüktür. Açılış konuşmasını yapan ve daha ağzını açar açmaz “laiklik demiyorum, sekülarizm diyorum, çünkü laiklik çok yıpratıldı” diyen Binnaz Toprak’ın diktiği tüy ise hâlâ yerli yerinde duruyor. Sekülarizm demek istiyordu hoca. Anlamı, din dışı yaşam alanı, demek. Laiklik ise daha siyasi. Devletin din işlerinden elini çekmesi, dinin de devlet yaşamından uzaklaştırılması anlamına geliyor. Kullandığı sözcük yanlış, verdiği anlam hatalı. Ayrıca hanımefendi CHP’de giderek belirginleşen gerici-sağ damarın mimarlarından. Diyemiyor laiklik haliyle. Kampanya açıldı konuşmasından sonra sosyal medyada, insanlar “ne diyelim, Mahmut mu diyelim” diye soruyordu Binnaz Hoca’ya. Ders olsun, bir iş yapmak istiyorsanız Binnaz Hanım’ın diktiği o tüylere dikkat edeceksiniz ve liberallerin bıraktığı kalıntılara asla basmayacaksınız. Daha iyisi onlardan büsbütün uzak durmak.

Burada asıl sorulması gereken Kürt siyasal hareketinin artık sokağa çıkamayacak hale gelmiş bu siyasi meftalardan ne fayda umduğu. Örneğin Baskın Oran’la birlik yapsanız ne, yapmasanız ne? Ufuk Uras’la ne demokrasisi olacak? Oya Baydar’la nereye ulaşabilirsiniz? AKP’yi desteklediler. 12 Eylül referandumunda yargının AKP’ye teslim edilmesine sınırsız destek verdiler. Akil adam atandılar, devlet parasıyla Kürt sorunu anlatma turuna çıktılar. Rollerini oynayıp ihtiyaç kalmayınca AKP hepsini fırlatıp attı. Onlar da gidip bir Fettullah örgütlenmesi olan Abant toplantılarında boy göstermeye başladı. Yakın zamanda sızdırılan bir bilgiye göre liberallerin Abant aşkının arkasında bir avuç dolar tutkusu vardı. Rakam bile verildi, tekzip edeni duymadık.

Liberal solcuların ağırlıkta olduğu “Demokrasi İçin Birlik” oluşumunun ilk toplantısının bu kadar karmaşık duygulara yol açması hayatının da fazla uzun olmayacağının bir işareti. CHP’liler çekilir, liberaller yorulur, geride kalanı HDP taşımak zorunda kalır. Küçük sol gruplar da bir “dostlar demokrasi mücadelesinde görsün” etkinliğinden yüzlerinin akıyla çıkmanın gururuyla mutlu bir biçimde evlerine döner. Toplantının ruh halini HDP Eş Genel Başkan Yardımcılarından Saruhan Oluç’un sözleri hemen ele veriyor zaten. Şöyle diyor Oluç: “Sol, liberal ya da muhafazakâr görüşlerin, evrensel demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları zemininde bir araya gelmesi gerekir.” Geldi mi? Geldi. Şu devrilen ve ardından savaşa evrilen meşhur masa tam da bu ruhla kurulmuştu. HDP de sanırım bu birlik seanslarında yeniden öyle bir hava arıyor. Ama gelin görün ki denklemin muhafazakâr ayağı aksıyor artık. Cemaat her şeyi arkasında bırakıp kaçtı. AKP özüne dönüp milliyetçi dincilikte karar kıldı, bildiğin Kürt düşmanına dönüştü. Zor artık birlik yapacak muhafazakâr bulmak.

Yeni bir “Gülensiz Abant toplantısı” yapma girişimi olarak hafızamıza kazındı “Demokrasi İçin Birlik” girişimi. Laiklik demeye utananlar toplandılar ve laiklik demeyeceklerini beyan ettiler. Bildiride İslamcılıktan da söz edilmiyor üstelik. Bir yerde laiklik geçiyor, o da cinsel kimlik sorunları babının ardından. Sanırsın gericiliğin, yobazlığın müsebbibi zamansız ülkemize düşen Marslılar.

Katılanların mühim olanları veya sayılanları not edelim: CHP eski milletvekillerinden Binnaz Toprak ve Rıza Türmen, Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen, Kürt siyasi hareketinin eski milletvekillerden Akın Birdal ve Hasip Kaplan, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Başkanı Lami Özgen, İnsan Hakları Derneği Başkanı Öztürk Türkdoğan, Diyarbakır Barosu’nun geçen yıl Kasım ayında öldürülen başkanı Tahir Elçi’nin yerine seçilen yeni başkan Ahmet Özmen ve Anayasa Hukuku Araştırmalar Derneği Kurucu Başkanı Profesör İbrahim Kaboğlu. Rakel Dink ve Can Dündar’ın eşi Dilek Dündar da konuşmacılar arasındaydı.

Bu da diğer birlik temaşaları gibi gelip geçer ama iki önemli not: Katılımcılardan Hasip Kaplan daha bir hafta önce Kürt hareketinin sol ile birlikte çıkaracakları başkan adayı için kamuoyu yoklaması yapıyordu. Ufuk Uras da toplantıya katılanların başkanlık meselesinde ortak davranmalarını önemli bulduğunu söyledi. Güzel gelişmeler bunlar. Bence başkanlık yarışında iki aday şimdiden belli: Oya Baydar Kürk hareketi adına ve Deniz Baykal CHP adına. Olmadı Ufuk Uras ve Binnaz Toprak sırada. Daha ne olsun? Bu kadar birlik yapılmış, başı en kel olanı sonuncusu mu?

 

 

 

 

Copyright © 2013 by Simurg Medya. Tüm Hakları Saklıdır.

elektrik malzemeleri