20
Ekim

'Külliye' yapmak için Türkiye edebiyatının 42 yıllık arşivine duvar ördüler!

20 Ekim 2016 Yazar: Serdar Nâzım Yüce | Köşe adı: CEZA SAHASI
Tüm Yazılar

1974'te Aziz Nesin, Yaşar Kemal, Nihat Behram, Turgut Uyar, Leyla Erbil ve Tomris Uyar gibi isimler tarafından kurulan Türkiye Yazarlar Sendikası'nın (TYS) 42 yıllık arşivi de Cumhurbaşkanından nasibini aldı.

 

AYKIRI AKADEMİ - HABER: Serdar Nazım YÜCE

Türkiye Yazarlar Sendikası’nın (TYS) 1995’ten bu yana arşiv ve toplantı odası olarak kullandığı Yıldız Sarayı Dış Karakol Binası’ndaki merkez oda, Cumhurbaşkanının sarayı kendine ‘yeni üs’ yapma kararı almasıyla TYS’nin elinden alındı. Merkez odanın kapısı söküldü, yerine duvar örüldü ve TYS arşivi hapseldildi. Türkiye’nin önemli sanatçılarının imzaları bulunan belgelere el konuldu. Sendikanın girişimi sonucu arşivin başka bir odaya taşınacağı söylendi. Bugün ‘özel izinle’ saraya girebildiğini belirten TYS Başkanı Mustafa Köz, yeni odayı gördü. Köz verilen yeni yeri “kömürlük” olarak nitelendirdi, bu denli önemli bir arşive karşı geliştirilen saldırgan tutumu eleştirdi. 

KAPI SÖKÜLDÜ, DUVAR ÖRÜLDÜ

Türkiye Yazarlar Sendikası konuyla ilgili bir “açık mektup” yayımladı. 1995’te Kültür Bakanlığı’yla TYS arasında merkez odanın kullanımı konusunda bir sözleşme yapıldığı ve bu sözleşmenin bugün tek taraflı olarak feshedildiği belirtilen mektupta odanın kapısına duvar örülerek arşivin “tutsak” alındığı vurgulandı. “Kamuoyuna yansıdığı kadarıyla, Yıldız Sarayı’nın da Cumhurbaşkanlığı’na verildiğini biliyoruz. Bunun için Saray’ın çevresindeki binalar emirle, kararla boşaltılmaktadır” denilen açıklamada, “İşe edebiyat, sanat kurumlarını yok edilerek başlanmasının ülke kültürüne yapılmış bir saldırıdır. TYS’nin dilini, birikimini tutsaklaştırmak, ülkenin yazı geleneğini silmektir” ifadeleri kullanıldı.

‘ÜLKE KÜLTÜRÜNE YAPILMIŞ BİR SALDIRI’

Sendikanın yayımladığı “açık mektup’ şu şekilde:

“Tutsaklığın en kötüsü, en acımasızı insanı dilinden koparmak, insanın dilini kesmekmiş çünkü biriktirdiği her şey oradadır. Bazen bir söz, bir düşünce bazen bir yazı, bir kâğıt parçası orada saklanıp dökülmeyi bekler.

Ancak tutsak dil, kör bir bıçak gibi sadece boşluğu kesen bir araçtan başka bir şey değildir. Biriktiremez, dönüştüremez, yaratamaz.

İktidarların da en çok istediği de bu ‘körlük’tür. Bunun için de yazan, düşünen insanları kendi giyotinlerinde sınamayı, onları ve yarattıklarını yok etmeyi severler.

Çoktandır da bu bıçkı, Türkiye Yazarlar Sendikası’nın 42 yıllık dil-kültür birikimi üzerinde işliyor. Sendikanın Yaşar Kemal’den, Aziz Nesin’den bugüne getirdiği özel arşivi belgeleri, Sendika’nın Yıldız Sarayı Dış Karakol Binası’ndaki merkez odasında tutsak ediliyor.

1995 yılında Kültür Bakanlığı’ndan sözleşmeyle odayı kullanım hakkını alan TYS, yine Kültür Bakanlığı’nın sözleşmeyi tek taraflı kaldırdığını bildiren bir yazısıyla odaya kilit vurmak zorunda kalmıştır. Daha doğrusu, binada onarım gerekçesiyle TYS Merkez Odası’nın kapısı sökülüp yerine duvar örülmüştür. Deyim yerindeyse “kapı, duvar!” olmuştur.

Sendika’nın Kültür Bakanlığı’ndan yeni yer isteği de karşılıksız kalmıştır. Şimdiyse TYS’nin neredeyse yarım yüzyıllık birikimi, ‘hapsedilmiş oda’da çuvallar, kutular içinde beklemektedir.

Odaya açılacak yeni bir kapıyla arşiv, başka bir yere alınacaktır kuşkusuz ama bir ülkenin yakın tarihine tanıklık etmiş bir yazar kuruluşuna yapılan bu eziyet, bu haksızlık anlaşılır gibi değildir.

Kamuoyuna yansıdığı kadarıyla, Yıldız Sarayı’nın da Cumhurbaşkanlığı’na verildiğini biliyoruz. Bunun için Saray’ın çevresindeki binalar emirle, kararla boşaltılmaktadır. İşe edebiyat, sanat kurumlarını yok edilerek başlanmasının ülke kültürüne yapılmış bir saldırıdır.

TYS’nin dilini, birikimini tutsaklaştırmak, ülkenin yazı geleneğini silmektir.

Bu yaralayıcı, aşağılayıcı tutumun yalnızca yazarlara değil, halkımıza da yönelik olduğunu düşünüyoruz.

 Bunun için halkımızı ve kamuoyunu TYS’nin yanında olmaya çağırıyoruz.”   

Konuyla ilgili görüştüğümüz Türkiye Yazarlar Sendikası Başkanı Mustafa Köz, “Sendikamız 1974'te kuruldu. Yaşar Kemal, Aziz Nesin, Bekir Yıldız, Orhon Murat Arıburnu, Leylâ Erbil, Adnan Özyalçıner, Turgut Uyar, Tomris Uyar, Adalet Ağaoğlu, Ali Özgentürk, Nihat Behram kuruculardı. Yıldız Sarayı Dış Karakol Binası'ndaki merkez odada bu kurucuların belgeleri korunuyor. Tabii, 80 darbesinden sonra kaybedilen bir arşiv de var ama korunanlar 42 yılın kurtarılabilmiş belgeleri" dedi.

 

‘KÖMÜRLÜK GİBİ BİR YER’

"Girişimlerimiz sonucu, 95 yılından beri toplantılarımızı da bu odada yapıyorduk" diyen Mustafa Köz, "Şimdi binaya bile ancak özel izinle girebiliyoruz. Biliyorsunuz, haberlere de yansıdı, bina Erdoğan'ın yeni mekânlarından biri olacak" şeklinde konuştu.  

Sendikanın belgeleri için bir yer verilmesini istediklerini, şimdiyse bu belgeleri sadece korumaya çalıştıklarını aktaran TYS Başkanı, kendilerine "yeni yer" olarak kömürlük gibi bir yerin gösterildini söyledi. "Her şey bir depoda şimdilik saklanabilir ancak sonrası için arşivimizi koyacağımız hiçbir yerimiz yok. 'Açık Mektup'la da bu durumu belirtmiştik" diye konuşan Köz, "42 yılın kültür birikimini korumalıyız. Kamuoyundan da bu konuda dayanışma bekliyoruz. Kapı kırılıp açılınca belgeleri geçici bir süre yine Yıldız Sarayı’nın içinde bir müştemilata koyacağız. Sonrası belirsiz…" ifadelerini kullandı.

SARAY’DA TEMİZLİK

Yıldız Sarayı polis ablukası altında. Polis bariyerleriyle örülen sarayın içi ise Cumhurbaşkanı için yapılan “hazırlık” yüzünden inşaat malzemeleriyle dolu. Dış Karakol Binası’nda Türkiye Yazarlar Sendikası dışında Devlet Türk Müziği Korosu ve Devlet Klasik Türk Müziği Korosu kurumlarının odaları da yer alıyor. Burada odası bulunan diğer bir kurum olan Mimarlar Odası ise geçtiğimiz Mayıs ayında binadan sürgün edilmişti. 

 
 
TYS'nin Arşivden Örnekler;
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Copyright © 2013 by Simurg Medya. Tüm Hakları Saklıdır.

elektrik malzemeleri