17
Ekim

Güzel haftalar, güzel haberler; güzel hayaller olsun...

17 Ekim 2016 Yazar: Sevinç Erbulak | Köşe adı: ''
Tüm Yazılar

Fotoğraf: "Yağmuru Yakalamak" Fox Photos/Getty İmages

 

AYKIRI AKADEMİ - Sevinç ERBULAK

Okusak okusak ne mi okusak? E yazdı ya Murakami "Sputnik Sevgilim"i. Onu okusak.

"Neden insanlar bu kadar yalnız olmak zorundalar? Neden bu denli yalnız olunmak zorunda? Bu dünyada bu kadar çok insan yaşarken, her birimiz bir başkasından bir şeyler beklerken; neden bu kadar yalnızız? Ne için? Yoksa gezegenimiz, insanların yalnızlığından beslenerek mi sağlıyor dönüşünü?"

Murakami bu soruları soruyor ama cevabını yazmamış. Cevabı bilmediğinden değil, bu satırları kaç okuru okuyacaksa o kadar çok cevabı olduğundan. Yazmaya kalksaydı bitiremezdi kitabını.

Okuyalım dostlar. Kitap iyidir, insanı kendine getirir. İnsan bazen kendinden çok uzaklaşır, sonra evini özlediğinde dönüş yolunu şaşırır, kendine giden yolun adresini sorduğu insanlar, ona giden yolu bilmiyorlarsa; bilmiyorum demeyi çok ayıplı saydıklarından bir adres uydururlar. Kendini arayan adam da kendi yolunda kaybolur.

Sizin yerinizde olsam "Sputnik Sevgilim"i sadece bunun için bile okurum. Çıkmaz sokaklarınızı görmeniz için. İnsanın içinde çok fazla çıkmaz sokak saklı çünkü.
"İnsan, çarpışmadan kaçınmak için ne yapsa iyi olur? Teorik olarak söylersem, bu basit bir şeydir. Yanıt, rüya görmek. Rüya görmeye devam etmek. Rüya alemine girip oradan çıkmamak. Peki oraya nasıl gidilebilir?"

Kafasını yastığa koyduğu an karanlığa gözleri alışana kadar uykunun kollarında başka alemlere varanlardansanız iyi. Yok değilseniz, her sabah aynı baş ağrısı ya da kalp ağrısı. Ağrılarımız kesin olarak en az ikiye ayrılıyor çünkü. Görebildiğimiz ve hissettiğimiz ağrılarımız. Bizi biz yapan ağrılar...

Her defasında başladığınız yere geri dönüp ne kadar tanıdık olduğunu kendinize tekrar etmek yerine kitap okuyun bence. Can sıkıntınızı hafifletir.
Bu haftanın kitap önerisi böyle.

Bir de, Hafifaa Al Mansour tarafından çekilen " Vecide " filmini bulup izleyin. 2012 yapımı bir film. İyidir biraz geriye doğru sarmak. Film, hiçbir sinema salonunun olmadığı bir ülkeden geliyor. Film kadar kadın yönetmenin in de bir hikayesi var. Belli mi olur? Belki bir gün Hafifaa'nın da hayatı filme çekilir. Siz ondan evvel bu filmi görün olur mu?

Birine çok kızdığınızda hiçbir şey yapmamayı unutmayın. İlk 48 saat en azından. Sonra yapacaklarınız ilk anda yapacaklarınızın yanında çok daha iyileştirici olacak. Önce durup izlemeyeli unutmayın.

Çok basit ve çok zor bir şey bu.

Basit kelimesini düşünün bir.

Arada sırada tiyatroya gidiyorsunuz değil mi? O zaman daha izlemeden, izlemenizi istediğim D22'nin " Dünyaya gözlerimden bak " oyununa hafifçe dikkatinizi çekeyim. D22, Kuledibi'ndeki eski adresinde değil artık. Kadıköy'e taşındı, yeni oyununu buldu; prova yaptı; provalar bitti ve oyun başladı. Bu hafta hangi oyuna bilet alsak diyenlere yazıyorum...


Güzel haftalar, güzel haberler; güzel hayaller olsun...

 

 

 

 

Copyright © 2013 by Simurg Medya. Tüm Hakları Saklıdır.

elektrik malzemeleri