15
Ekim

"Nâzım Hikmet’in bir banka tekelinin elinde olmasını kabul etmemiz mümkün değil"

15 Ekim 2016 Yazar: Cansu Fırıncı | Köşe adı: ŞARLO'NUN ŞAPKASI
Tüm Yazılar

Moda’da bir pasajda 4 yıldır tiyatro üreten Alt Kat Sanat, yeni sezona iki yeni oyunla merhaba diyor. Biri Nâzım Hikmet’in masalı Sevdalı Bulut, diğeri farsa kaçan yönleriyle bir politik kara komedi olan Mutlu Aile Fotoğrafımızın Perde Arkası. Yeni oyunları vesilesiyle alternatif salonlarda tiyatroyu da konuşuyoruz Alt Kat Sanat ekibinin gediklisi Nevzat Süs’le.

 

AYKIRI AKADEMİ – Cansu FIRINCI

Nevzat ile tanışıklığımız oldukça eskiye dayanıyor. Birlikte sahne paylaşmışlığımız da az sayılmaz. Derdi günü tiyatro olan bir sanat insanı var karşımda. Tiyatronun olduğu kadar hayatın sorunlarına da kafa yorar, bilirim. Hatta o kadar öyle ki, ilk yasaklı 1 Mayıs’ta polis Beşiktaş’ta tüfeğinin dipçiğiyle kafasını patlattı. O vartayı da atlattı, baş ağrısı kaldı yadigâr. Şimdi sorsam, bu memlekette tiyatro yapmaktan daha çok ağrıtmıyor, der bilirim. Sormuyorum. Alt Kat Sanat’ı açalı kaç yıl oldu, diyorum. 4 yıl olmuş. Peki, neler sığdı bu 4 yıla?

“Bir taraftan kendi oyuncularımızı yetiştirdik” diyor, “bir taraftan da tiyatro ile buluşmak isteyen, özünde belki tiyatro yapmak istemeyen ama tiyatronun, tiyatro sanatının olanaklarından yararlanarak hayatlarını şekillendirmek isteyen insanlarla.”

Ekim ayının içinde yeni atölyeleri başlıyor. Başka?

“Misafir ekipleri konuk ettik, konserler, Alt Kat Sanat’ın bir parçası olarak pantomim gösterileri ve atölyeleri düzenledik.”

Küçük, mütevazı, butik bir salonda bunca zorluğun içinde... 50 Kişilik bir salonda 10 kişilik bir kadro ile Hamlet oynamışlardı. Soruyorum, küçük salon büyük bela değil mi, diye.

“Bizimki gibi butik sahnelerde ben tiyatronun küçüldüğünü, geriye çekildiğini değil tersine büyüdüğünü hissediyorum. Çünkü verili tiyatro anlayışıyla, çerçeve sahnede oyunlar üretmiyorsunuz, böylesine küçük ve olanakları kısıtlı alanlarda gerek oyunculuk, gerek sahneleme ve reji bakımından yaratıcılığınızın ve biçimsel arayışlarınızın da önü açılıyor. Yeni bir şey üretmeye çalışıyoruz, her oyun yeni bir arayışa dönüşüyor bizim için.” diye cevaplıyor.

Tam da bu doğrultuda 2 sezon evvel sahneledikleri Hrant Dink katliamını konu alan Su Çatlağını Bulur’u Ermenistan'da da sahnelemek için kolları sıvadıklarının müjdesini veriyor. Elbette bu heyecan verici buluşma “OHAL’den BUHAL’e geçinceye kadar ertelendi.”

Politik bir güldürü hazırladıkları çalınmıştı kulağıma, meraktayım elbet. Yeni, özgün bir metin. Soruyorum.

“Mutlu Aile Fotoğrafımızın Perde Arkası, 1983 yılında Turgut Özal’ın kazandığı seçime 2 gün kala bir akşamüstü geçen bir oyun. Bir kadın cinayeti üzerinden toplumun 12 Eylül’de nasıl bir cinayete kurban gittiğini komedi unsurlarını kullanarak sahneye taşıyor. Büyük sahnelerde oynanabilecek, kara komedi tarzında, farsa yakın, eğlenceli türkülerin bolca olduğu bir politik güldürü. 22 Ekim’de KOZZY’de prömiyer yapacak.”

Tabii asıl ilgim Nâzım Hikmet’in Sevdalı Bulut’unda. Oyunun telifini soruyorum öncelikle. Malum Nâzım Hikmet’in dünya görüşü ve banka yayınevi arasında ciddi bir uyuşmazlık var. Sonra telifler ateş pahası...

“Nâzım Hikmet’in eserlerinin bankada oluşu zaten başlı başına bir problem. Nâzım Hikmet’in bir banka tekelinin elinde olmasını kabul etmemiz mümkün değil. Geçtiğimiz sezon da Tanya’yı oynadık. Bundan sonra da Nâzım yapmaya devam edeceğiz, o bizim için bir sevdadır. Nâzım’ı yeni kuşakların tanıması, şair kimliği dışında oyun yazarlığını, masallarını da bilmesi gerekli.”

Bir çocuk masalını büyüklere anlatıyorlar Sevdalı Bulut ile belli ki. Büyükler masal sever mi, diyorum.

“Darbe girişimi sonrasında insanlar içine kapandı ve umutsuzluğa kapıldı, sonuçta biz de içinde yaşadığımızın toplumun bir parçasıyız ve onların duygularını anlamak zorundayız. 15 yılın ardından 15 Temmuz sonrasında bir dibe vuruş yaşandı. Bu dibe vuruşu göğüsleyebilecek bir şey yapmamız gerekiyordu. Biz de bunu yaptık. Oyunda sevdası için mücadele etmek zorunda olan bir bulutu görüyoruz. Biz de kendi hayatlarımız için, kendi özgürlüğümüz için mücadele etmek zorundayız.

Sevdalı Bulut daha önce Mehmet Ulusoy rejisi ile 90’lı yıllarda sahnelenmiş bir oyun. Çocuk oyunu olarak da sahneye taşınmış.

“Biz büyüklere masallar olarak adlandırıyoruz. Küçük Prens de belki çocuklara yazılmış olabilir ama bugün en çok büyüklerin okumasına ihtiyaç duyduğumuz bir masaldır. Sevdalı Bulut da aynı şekilde.”

Büyüklere Nâzım Hikmet’ten masal anlatmak için sahneyi, oyunculukları nasıl kullandıkları mühim mesele, konuşulmadan olmaz.

“Stilize ve grotesk oyunculuk biçimine, insan bedeninin olanaklarına yaslanarak, dekor ve ışık tasarımı ile de masal havasını yakalayarak taşıdık oyunu sahneye.“

 

Not: Nazım'ın Sevdalı Bulut'u 15 Ekim Cumartesi 20:30'da Altkat Sanat'ta devam ediyor!

www.altkatsanat.com/sev dali-bulut

 

 

 

 

 

Copyright © 2013 by Simurg Medya. Tüm Hakları Saklıdır.

elektrik malzemeleri