14
Ekim

Fırtına’nın çocukları isyanda: Yeşil Yol’a dur de!

14 Ekim 2016 Yazar: Serdar Nâzım Yüce | Köşe adı: CEZA SAHASI
Tüm Yazılar

10 Ekim’de Rize Çamlıhemşin’e bağlı Yukarı Kavrun yaylasına iş makineleriyle girildi. Yapılan doğa katliamını engellemek için yaylaya çıkmak isteyen halk, dozerleri korumaya alan jandarma tarafından durduruldu. Yöre halkından 11 kişi jandarma tarafından gözaltına alındı. Gözaltı işleminin ardından da Rize Valiliği, OHAL kanunlarına sığınarak bin yıllık kamusal doğal alan olan Kavrun’a çıkışları yasakladı.

İstanbul’daki Fırtına çocukları, 10 Ekim’de yaşanan ve açık hukuksuzluk örneği olan bu girişime karşı eylemdeydi, “Yeşil Yola Dur De” çağrısı yaptı.

 

AYKIRI AKADEMİ – HABER: Serdar Nâzım Yüce

Tatilin bitmesi okulların açılmasıyla insanların büyük kentlere geri dönüşü hızlandı. Karadeniz’de, son yılların en büyük rant projesi olan Yeşil Yol’da daha önceki denemelerinde başarılı olamayan iktidar bu durumu fırsat bildi, suskunluğunu bozdu. Verilen “yürütmeyi durdurma” kararlarına başından beri kulak tıkayan AKP tekrar dozer ve jandarmalarla atağa kalktı. OHAL kanunlarına da sırtını dayayan Valilik ise bin yıllık Kavrun yaylasına çıkışını yasakladı, yasağa direnen yöre halkından 11 kişi gözaltına alındı. İstanbul’daki Fırtına çocukları, 10 Ekim’de yaşanan ve açık hukuksuzluk örneği olan bu girişime karşı eylemdeydi, “Yeşil Yola Dur De” çağrısı yaptı.

Geçtiğimiz 10 Ekim’de Rize Çamlıhemşin’e bağlı Yukarı Kavrun yaylasına iş makineleriyle girildi. Yapılan doğa katliamını engellemek için yaylaya çıkmak isteyen halk, dozerleri korumaya alan jandarma tarafından durduruldu. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu ile Danıştay 6. Dairesi’nin Yeşil Yol’u açıkça hukuka aykırı bulup, durduran kararları almıştı. Mahkeme kararlarının çiğnendiğini belirterek saldırının durmasını talep eden yöre halkından 11 kişi jandarma tarafından gözaltına alındı. Gözaltı nedeni ise 'çalışmaları engellemek' ve 'görevliye mukavemet' olarak gösterildi. Gözaltı işleminin ardından da Rize Valiliği, OHAL kanunlarına sığınarak bin yıllık kamusal doğal alan olan Kavrun’a çıkışları yasakladı.

İstanbul Kadıköy’deki Süreyya Operası’nın önünde toplanan Fırtına İnisiyatifi, hukuksuzluğa ve halka düzenlenen saldırılara tepki gösterdi. Eylemde, “Yeşil Yol’a karşı açılan davaların yürütücülerinden Avukat İbrahi Demirci, dava ve “yürütmeyi durdurma” sürecine dair bilgi verdi. Avukat Demirci’nin bilgilendirmesinin ardından Fırtına İnisiyatifi’nin basın açıklaması okundu.

“Arkadaşlarımızın çabaları işe yaramadı. 'Kanun' gücü, bu insanları karakola taşırken, dozer de tarihin en direnişsiz kepçe darbeleriyle ciğerimizi deşti” denilen basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“Tüm yürek acımızla soruyoruz;
- ‘Yeşil Yol’un belgesi olan 600 sayfalık ‘Doğu Karadeniz Master Planı’nda, yol 3-4 sayfa ile anlatılmış: Bunun haricinde proje ile ilgili somut herhangi bir bilgi verilmemiştir. Ortada bakanlık tarafından belirlenmiş bir proje bile mevcut değilken; yolda ısrar niye? Tüm bilimsel veriler, projenin rant devşirmekten ve doğayı dönüşsüz biçimde yok etmekten öte bir getirisi olmadığını gösteriyor. Hangi alışveriş, hangi kirli hesap, yaşama bu denli düşman bir 'iş'i başımıza bela etmektedir. Bu yol halka kahır getirirken, kime hangi yükle yüklü uzun araçları taşıyacaktır?

- Bu talan projesine ait çalışmalar, geçen yıl, halkın kararlı direnişi ve mahkemelerin yürütmeyi durdurma kararlarıyla durmuştu. Çalışmalar şu halde kanuni olma vasfını yitirmiştir. O halde idare ve güvenlik güçleri neden halen bu çalışmaların yapılmasına izin vermektedir. Bakanlık, mahkeme kararlarını nasıl bu kadar kolay hiçe sayabilmektedir? Bakanlık ve inşaat şirketleri, başka bir hukuk düzenine mi tabidir.

- Asla şiddet kullanmamış, yalnızca hukuktan ve doğadan aldıkları güce yaslanmış insanlar, hangi suçlama kapsamında gözaltına alınmıştır? Bu insanların, memleketlerine, evlerine, günlük yaşamlarına, yaylacılık faaliyetlerine ve kültürlerine ağır zararlar verecek bir girişime itiraz etmeleri, yasal hiçbir dayanağı olmayan bu zorbalığa engel olmaya çalışmaları, hangi izan, hangi mantık dahilinde 'suç' olarak değerlendirilebilir?

- Yayla sezonunun sona erdiği, evlerin boşaldığı bu mevsimde, hangi yangından mal kaçırılmaya çalışılmaktadır. Amaç, bu gayrımeşru çalışmaları, sinsilikle halktan gizlemek ve yağmayı sessizce ilerletmek değilse nedir?

Kavrun'da çiçekleri, çayırları, çimenleri öldürdüler, öldürüyorlar. Vadinin orta yerinde, kepçeyle açılmış geniş ve derin yaralarla, hepimize hayat veren toprak anayı paramparça ettiler. Tüm bir coğrafya için planladıkları cürümün olay yeri fotoğraflarına bakamıyoruz. Orada kanayan toprak, diğer katliamları haber veriyor. Yalnız coğrafyamız ve geleceğimiz değil, geçmişimiz de yok ediliyor. Bu vahşet, bu hukuk tanımaz açgözlülük, dünyamızı hızla çöle dönüştürmeden önce, tüm demokratik kamuoyunu desteğe ve dayanışmaya çağırıyoruz. Çünkü o yaylaların, vadilerin, bu dayanışmayı büyütecek insanlardan başka kimsesi yok!”                      

Fırtına İnisiyatifi’nin eylemi, eyleme katılanların hep birlikte horon oynamasıyla sona erdi.

 

 

Fotoğraflar: Fırtına İnisiyatifi

 

 

 

 

Copyright © 2013 by Simurg Medya. Tüm Hakları Saklıdır.

elektrik malzemeleri