10
Ekim

Keyfiniz yerindeyse bir hekime görünün!

10 Ekim 2016 Yazar: Sebla Kutsal | Köşe adı: NÖBETÇİ MEDYA
Tüm Yazılar

Türk Psikiyatri Derneği’nin açıkladığı son verilere göre, ülkemizde 15-55 yaş diliminde rastlanan en yaygın beş hastalık arasında depresyon ve anksiyete bozuklukları yer alıyor. Yaşamını depresyon ve anksiyete bozukluğu semptomlarıyla sürdürdüğü halde hekime başvurmayan kişilerin sayısı, kayıtlı hasta sayısına eklense kim bilir sonuç ne çıkar!

 

 

AYKIRI AKADEMİ - HABER: Sebla KUTSAL

Dünya Sağlık Örgütü’nce bu yılki teması “psikolojik ilk yardım” olarak belirlenen 10 Ekim Dünya Akıl Sağlığı Günü (*) Türkiye dahil pek çok ülkede kutlanıyor. Hatta bazı ülkelerde konuyla ilgili bilgilendirici ve farkındalık artırıcı etkinlikler hafta boyunca devam ediyor.

Türkiye’de, birçok alanda olduğu gibi akıl sağlığı alanında da ciddi bir açık var. Akıl sağlığı hizmetlerine ayrılmış yatak sayısı bakımından Avrupa ülkelerinin çok gerisindeyiz. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre mevcut sayı, olması gerekenin onda biri (7 bin/70 bin). Kişi başına düşen akıl sağlığı uzman sayısı da Avrupa ortalamasının altıda biri oranında. Her 100 bin kişiye düşen akıl sağlığı uzman sayısı sadece 1,6.

Türkiye Psikiyatri Derneği, Ruh Sağlığı Yasası’nın en kısa zamanda çıkarılması ve ilişkili yasal mevzuatın düzenlenmesi için TBMM’yi ve ilişkili tüm kurumları yeniden göreve ve sorumluluk almaya çağırıyor. Temel akıl sağlığı sorunlarının çözülmesi ve bir insan hakkı olarak akıl sağlığının geliştirilmesi için buna ayrılan kaynağın artırılmasını talep ediyor. Akıl sağlığı alanında var olan personel eksikliğinin giderilmesi, personelin niteliğinin ve yatak sayısının artırılması da yine talepler arasında.

Türk Psikiyatri Derneği’nin açıkladığı son verilere göre, ülkemizde 15-55 yaş diliminde rastlanan en yaygın beş hastalık arasında depresyon ve anksiyete bozuklukları yer alıyor. Yaşamını depresyon ve anksiyete bozukluğu semptomlarıyla sürdürdüğü halde hekime başvurmayan kişilerin sayısı, kayıtlı hasta sayısına eklense kim bilir sonuç ne çıkar!

Ülke koşullarıyla bu vakaların sayısı arasındaki ilişkinin araştırıldığı çalışmalar yapıldığını tahmin etmekle birlikte, psikiyatrik anlamda “sağlıklı” sıfatının, içinde bulunduğumuz koşullar çerçevesinde tartışmaya açılabileceğini düşünüyorum.

Türkiye gibi işsizliğin, gelecek kaygısının, terörün, ırkçılığın, yobazlığın önünün alınamadığı, “Büyük Türkiye” dene dene adaletin küçücük vicdanlara sıkışıp kaldığı, Psikiyatri Derneği’nin bile her üç basın açıklamasından birinin “baş sağlığı” veya “adalet çağrısı” olduğu bir ülkede akıl sağlığı hala yerinde olanlar ve “her şey yolunda” diyenlerin de incelenmesini, latife kisvesi altında teklif edebiliriz. Zira tüm yaşananlara rağmen hayatına hala son derece mesut bir şekilde devam edenlerin aklından veya insafından şüphe duymamak elde değil.

 

 


(*) World Mental Health Day Türkçeye her ne kadar ‘Dünya Ruh Sağlığı Günü’ olarak geçmiş olsa da, pozitif bilimlerle değil, tamamen inançla ilgili olan ‘ruh’ kelimesinin tıp bağlamında kullanılması günümüzde bazı hekim ve akademisyenlerce haklı olarak eleştirilmektedir. Bu sebeple, ben de makalede tıpkı diğer organlarımız gibi hastalanan ve tedavi edilen uzvun ‘beyin’ olduğunu göz önünde bulundurarak ‘mental health’in asıl karşılığı olan ‘akıl sağlığı’ terimini kullanmayı uygun gördüm.

Kapakta kullanılan fotoğraf: Broken Light Collection

 

 

Copyright © 2013 by Simurg Medya. Tüm Hakları Saklıdır.

elektrik malzemeleri