06
Ekim

Kıyameti Beklerken

06 Ekim 2016 Yazar: Aykırı Akademi

Bu hafta içinde Irak Başbakanı Haydar El İbadi Türkiye'ye “bölgesel savaş” uyarısı yaptı. Irak Parlamentosu Güvenlik Komisyonu Başkanı Hakim el-Zamili, Türkiye'yi "işgalci" olarak suçlayıp Askerlerin sınır dışına çekilmesi çağrısında bulundu. Türkiye'nin Irak'ın egemenliğini hedef aldığını söyleyen Zamili, Irak Hava Kuvvetleri'ne bağlı savaş uçaklarının, Türk askerlerini vurmak için, Irak Başbakanı Haydar El-İbadi'den talimat beklediğini söyledi. Durum işte bu kadar ciddi.

Peki, ne arıyor TSK Irak topraklarında?

 

 

AYKIRI AKADEMİ - ANALİZ

Türkiye hızla kendi üzerine doğru çöküyor. Sorunları yığılmış, çözümsüzlükler içselleştirilmiş, hukuku askıda, tek gündemi iktidar partisinin iktidarını korumak olan bir ülke görünümünde uzun zamandır. Ahmet Davutoğlu'nun dışişleri bakanı olduğu günden bu yana adeta sıfırlanan dış politikadaki gelişmeler kimsenin umurunda değil haliyle. Öyle bir ruh hali ki, ipini koparmış TSK'nın Irak ve Suriye'de sürüklendiği çıkmazlar fark edilmiyor bile.

Bakın son bir haftadaki gelişmelere… Irak Parlamentosu Türk askerinin Irak'tan çıkartılması yönünde karar aldı. Dışişleri Bakanlığı, Irak Parlamentosu’nun “Türkiye'nin Başika'daki askeri varlığının kabul edilmediği” yönündeki açıklamasını kınadı. Irak'ın Ankara Büyükelçisi gelişmeler üzerine Dışişleri Bakanlığı'na çağırıldı. Irak Başbakanı Haydar El İbadi Türkiye'ye “bölgesel savaş” uyarısı yaptı. Irak Parlamentosu Güvenlik Komisyonu Başkanı Hakim el-Zamili, Türkiye'yi "işgalci" olarak suçlayıp Askerlerin sınır dışına çekilmesi çağrısında bulundu. Türkiye'nin Irak'ın egemenliğini hedef aldığını söyleyen Zamili, Irak Hava Kuvvetleri'ne bağlı savaş uçaklarının, Türk askerlerini vurmak için, Irak Başbakanı Haydar El-İbadi'den talimat beklediğini söyledi. Durum işte bu kadar ciddi.

Peki, ne arıyor TSK Irak topraklarında?

Türk tarafına soracak olursanız Türkiye Musul'a sadece 20 kilometre uzaktaki Başika’da Iraklı güçleri eğitiyor ve IŞİD'in elindeki Musul merkezinin tekrar Iraklıların eline geçmesi için hazırlık yapıyor. İlk bakışta gayet masum görünüyor her şey. Ama şeytan elbette ayrıntıda gizli. Türklerin eğitiyorum dediği güçler Sünniler. Türk tarafı eğittiği bu Sünni güçler yardımıyla Musul’a girip orada bir “otonom” bölge oluşturmak istediğini çok da saklamıyor. Ama Numan Kurtulmuş’un açıklamasına göre Türkiye Beşika’da işgalci değil. Gösterdiği gerekçe biraz tuhaf yalnız; Beşika Belediye Başkanı Türkiye’den milisleri eğitmesini istemiş! İyi de Irak merkezi hükümeti de istemiyor. Irak Başbakanı Haydar el-İbadi, Türk askeri birliğiyle ilgili, "Sayısı 1 Alay civarında olan Türk askeri birliğinin yanındaki tank ve silahlarla Irak güçlerini eğitme gerekçesiyle izin almadan ülke topraklarına girdiğini öğrendik ve Bu Irak'ın egemenliğine karşı riskli bir ihlaldir" diyor örneğin. Kayyum atayacak halin yok, açıklamayı yapan koca ülkenin başbakanı…

Belli ki merkezi hükümetin rahatsızlıklarından biri de bu Sünnilik meselesi. Sünni –Şii karşılaşması demek Irak’ın, İran’ın, Suriye’nin, Türkiye’nin ve bu sonuncusunun arkasına gizlenmiş Katar’ın, Suudi Arabistan’ın karşılaşması demek. Uluslararası güçleri denkleme dâhil edince içinden çıkılması zor bir denklem çıkıyor ortaya. Bu denklemde en yeni olan ise artık Türkiye’nin bölgeye “Sünni bir güç” olarak müdahil olması.

Bu gelişmeler olurken Irak Meclisi Başkanı Selim el Cuburi’nin yönettiği oturumda Türkiye’ye karşı yapılması gerekenlerle ilgili “yol haritası” niteliğinde 7 maddeli bir karar oybirliğiyle kabul edildi. Kararda, Irak hükümetinden yapılması istenenler arasında, “Türkiye’nin elçisine rahatsızlığın iletilmesi, BM ve Arap Birliği’nin Irak’taki Türk askerlerinin varlığını kınamaya ve çekilmeye davet etmesi, Irak topraklarındaki Türk askerlerini işgal gücü olarak tanımlaması ve bunların çıkarılması için gerekli faaliyetlerde bulunulması, Türkiye ile tüm ilişkileri gözden geçirmesi” de var. Irak meclisi ayrıca “Erdoğan’ın Irak’ın bağımsızlığı hakkındaki açıklamasını reddediyor, Irak’ın parçalanmasına yönelik bir açıklama olarak değerlendiriyoruz” dedi. Üstelik ifadeleri pek de kibar değildi.

Bu ağır ifadelerin nedeni RTE’nin Türk askerinin nüfuz etmeye çalıştığı bölge ile ilgili sözleri. İnanılması zor ama Erdoğan Dubai merkezli Rotana TV’ye “Musul Musulluların, Telafer Telaferlilerindir. Hiç kimsenin buralara gelip girmeye hakkı yok. Musul’un kurtarılmasından sonra burada sadece Sünni Araplar, Türkmenler ve Sünni Kürtler kalmalıdır” dedi. Diplomatik açıdan işgalden daha ağır ifadeler bunlar.

Türkiye “işgalci değiliz, IŞİD ile savaşmaya geldik” dese de bunun böyle olmadığını herkes biliyor. Üstelik Numan Kurtulmuş’un “Beşika Belediye Başkanı çağırdı” argümanı da pek ciddiye alınmamış görünüyor. Irak'taki Uluslararası Koalisyon Gücü sözcüsü Yarbay John Dorrian, Irak topraklarında bulunan Türk Askerlerinin, Irak Hükümeti'ne IŞİD ile mücadelesinde yardımcı olan ve destek veren Uluslararası Koalisyon Güçlerinin içerisinde olmadığını söyledi örneğin. Dorrian, “Irak Topraklarında bulunan Türk Ordusu Irak Hükümeti tarafından ve resmi izinle gelmemiştir ve illegaldir. Bilindiği üzere Uluslararası Koalisyon gücü içinde, bazı ülkeler Irak Hükümeti'nin izniyle burada bulunmaktadır. Bu güçler IŞİD ile mücadelede Irak Ordusu'na havadan ve karadan destek vermektedir” dedi.

Türkiye kendi üzerine çökerken, dışarı da içinden çıkılması imkânsız bir bataklıkta debelenip duruyor. Bu satırları yazarken Nijerya ile kriz haberleri düştü internet haber sitelerine. Daha doğrusu henüz açık olan internet haber sitelerine. Türkiye-Nijerya ilişkileri “FETÖ nedeniyle” gerilmişti. Nijerya hükümeti, ülkedeki FETÖ bağlantılı okulları kapatmadığı gerekçesiyle Türkiye'nin toplam 52 Nijeryalı öğrenciyi tutuklamak veya gözaltına almak suretiyle kendilerine misillemede bulunduğunu öne sürüyordu.

Yalnızca hukuk değil, diplomasisi de sıfırlanmış bir ülkeden söz ediyoruz özetle. Tek çare kaldı geriye: Beşika’da Ohal ilan etmek… Yoksa geliyor kıyamet!

 

 

 

 

 

 

Copyright © 2013 by Simurg Medya. Tüm Hakları Saklıdır.

elektrik malzemeleri