01
Ekim

Şenlik Başladı Böylece...

01 Ekim 2016 Yazar: Cansu Fırıncı | Köşe adı: ŞARLO'NUN ŞAPKASI
Tüm Yazılar

Fiziksel Tiyatro'dan klasik yazarların oyunlarına, klasik anlamıyla tiyatro salonlarından, 'butik', deneysel mekanlara kadar pek çok farklı tiyatro tarzını 9 gün boyunca seyircisi ile buluşturacak festivalin her oyunu ilgiyi hak ediyor ve içinden geçtiğimiz şu günlerde 'bulunmaz nimet'...

 

 

AYKIRI AKADEMİ - Cansu FIRINCI

Kadıköy Tiyatro Şenliği'nin açılışı için Mehmet Ayvalıtaş Meydanı'ndayız. Çok kalabalık değil meydan ama boş da sayılmaz. Malum, OHAL günlerindeyiz. Açılış konuşmasını yapmak üzere mikrofon Mert Fırat'ın elinde. Güzel bir tesadüften bahsediyor Fırat, açılış etkinliği için Mehmet Ayvalıtaş Meydanı'nda buluştuğumuzu ve bugün Mehmet'in doğum günü olduğunu anımsatıyor . Öyledir zaten, güzellikler bu ülkede pek tasarlanarak olmaz. İyiler ve iyilikler yeterince birikince bir güzelliği doğurur. Gezi gibi, Haziran gibi... Haziran gibi güleç, Eylül gibi buruk alkışlıyoruz yeni bir ülke doğurmak için toplandığımızda toprağa verdiğimiz Mehmet Ayvalıtaş'ı, onu yaşatmak için adını verdiğimiz meydanda.

Bu bir meydan okuyuş değilse nedir? 9 gün boyunca 14 sahnede 28 oyun, 4 atölye.

Çılgın Boğa çiziminden, afişine, estetik beğenisi bir tiyatro şenliğine yakışır, yoğun emek verilmiş ve emeğin safında bir çalışma kendine yakışanı yapıyor ve emek veren kurum-kuruluş ve bireylerin tek tek ismini sayıyor Mert Fırat. Alkışlıyoruz.

Akabinde Tiyatro Bahane yaklaşık 1 saatlik müzikal yolculuğa çıkartıyor meydanda toplananları. Hisseli Harikalar Kumpanyası ile kulaklarımızın pasını atıyoruz. Ardından geleneksel gölge tiyatromuz olan Karagöz'ün vazgeçilmez tiplerinden biri olan Tuzsuz Deli Bekir ile kafayı çekiyoruz sahnede.

Devlet Tiyatrosu'nun 'aykırı' oyunu olarak sahnelenen ve sahnelendiği dönemde oldukça ses getiren ve şimdi maalesef bir benzeri asla sahnelenemeyecek olan Sidikli Kasabası'ndan söylenen parçayı Ferhan Şensoy'un Kırk Ambar Gece Tiyatrosu'nda söylediği Para Olmasa şarkısı takip ediyor. Timur Selçuk'la özdeşleşen Hazır Yiyicinin Şarkısı ile Oktay Arayıcı ve Rumuz Goncagül'ü yad edip, Assolistin şarkısına sıçrıyoruz.

Ferhan Şensoy'u fenomen oyunu İçinden Tramvay Geçen şarkısı söyleniyor sonrasında. Şarkı Hitler'den bahsediyor. Bir de Hitler'in karşısında boyun eğmeyen Carl Valentin'den. Yalnız yalnız adamlardır tiyatro, diyor şarkıda. Tiyatro, yalnızlığımızı birleştiriyor.

Müzikal'in finali Alayça Öztürk'ün Haldun Taner'in unutulmaz eseri Keşanlı Ali Destanı'ndan söylediği şarkı ile  yapılıyor.

Tiyatro Pi'nin partnerli akrobasi gösterisi teknik engele takılıyor maalesef. Ses düzeninde yaşanan sorun gösterinin tadına varmamızı engelliyor.

İstanbul İmpro'nun seyirciyi de içine kattığı doğaçlama gösterisi ile açılış gecesini noktalıyoruz.

* * *

9 gün boyunca sergilenecek sahne oyunlardan 12'si 'yerli ve milli'. Kalan 5 oyundan biri zaten İstanbul İmpro'nun doğaçlama gösterisi. Biri Tiyatro Merdiven tarafından oynanan Dürrenmatt'ın Duruşma Gecesi oyunu ki, oyun yönetmeni Ruşen Gülen tarafından ülkemize ve günümüze uyarlanmak suretiyle 'yerlileştirilmiş ve millileştirilmiş'. Adalet sorununu konu edinen oyun haliyle ülkemiz seyircisi açısından milliliğinin ötesinde oldukça güncel. Bu akşam Levent Kırca Kültür Merkezi'nde sahnelenecek oyunu izlemekte bu açıdan büyük fayda var.

Bir diğer oyun Küçük Salon'un sahnediği Otello ki, yazarı Shekaspeare'nin aslında Şeyh Pir olduğu  ve dolayısıyla 'yerli ve milli' olduğu yakın zamanda kanıtlandı. Adı gibi küçük olan Küçük Sahne'nin mekansal adaptasyon içeren Otello'su da kaçırılmaması gereken oyunlardan.

Moda Sahnesi'nin Torun İstiyorum oyunu yerli ve milli bir yazara ait olmamakla birlikte Nazi Almanya'sında oynanmasından daha etkili olacağı tek ülke Türkiye olması bakımından oldukça isabetli bir seçim. Sade ve etkileyici sahne tasarımı, kutsal aile kavramını iğdiş eden metni, yüksek oyunculuk performansları ve şaşırtıcı 'melez' rejisiyle festivalin 'favori atı'* denebilir.

AltKat Sanat ise Nâzım Hikmet'in çocuklar için kaleme aldığı bir masalı, Sevdalı Bulut'u sahneye uyarlamış. Büyük yazarların, iyi metinlerin seyircisinin yaşsız olacağının mesajını vermiş böylece.

Fiziksel Tiyatro'dan klasik yazarların oyunlarına, klasik anlamıyla tiyatro salonlarından, 'butik', deneysel mekanlara kadar pek çok farklı tiyatro tarzını 9 gün boyunca seyircisi ile buluşturacak festivalin her oyunu ilgiyi hak ediyor ve içinden geçtiğimiz şu günlerde 'bulunmaz nimet'.

Şenlik başladı böylece.

 

 

*At göndermesi oyunu izleyen seyirci tarafından anlaşılacak olup, şenlik broşüründe de belirtildiği gibi davetiye bilet yerine geçmemektedir. Ayrıca çocuk oyunlarının tamamı ücretsizdir.

 

 

Copyright © 2013 by Simurg Medya. Tüm Hakları Saklıdır.

elektrik malzemeleri