27
Eylül

‘Cinsel saldırı’ nasıl ‘ilişki’ oldu ya da Cansel’i ne çabuk unuttunuz?

27 Eylül 2016 Yazar: Serdar Nâzım Yüce | Köşe adı: CEZA SAHASI
Tüm Yazılar

“Sertifikalı tecavüz sanığı” ifadesinden nasıl oldu da “Öğrencisiyle ilişki kuran öğretmen” ifadesine geçildi?

Davanın tanıkları mahkemede aklandı, peki toplum vicdanında?

 

AYKIRI AKADEMİ - Serdar Nâzım Yüce

Cansel 17 yaşında pırıl pırıl bir gençti. Uğradığı cinsel saldırı sonrasında canına kıydı. Kıyalı daha bir yıl bile olmadı. Önce “ilişki” yaşadığını kabul eden matematik öğretmeni Bayram Özcan, “Çok pişmanım” dediği için salıverildi, Cansel gözlerini yumalı iki ay olmuştu daha. Şimdi de cinsel saldırı konusunda bilgisi olduğu söylenen okul yönetimi ve iki rehber öğretmen, yargılandıkları davadan beraat etti. Cansel’in bakışları ise hala hafızalarda…

Cansel, Kayseri’nin Melikgazi ilçesinde bulunan Mustafa Eminoğlu Anadolu Lisesi'nde okuyordu. 17 yaşındaydı, arkadaşlarının ve ailesinin anlatımına göre okulun en parlak öğrencisiydi. Cansel 17 Şubat (2016) günü canına kıydı. Polis olan babasının beylik tabancısıyla yaptı bunu. Ağır yaralandı, kurtarılamadı.

Cinsel saldırı, Cansel'in intihar etmesiyle ortaya çıktı. Aile, Cansel'in yaşamını yitirmesinin ardından olayın üzerine gitti. Cansel'in telefonun mesajlarından yola çıkan aile, kızlarının intihar etmesinin nedeninin cinsel saldırı olduğunu düşündü. Ailesinin 14-15 Şubat tarihlerinde cinsel saldırıya uğradığını tahmin ettiği Cansel, olayı öğretmenlerine ve arkadaşlarına anlatmıştı. Cansel, okuldaki matematik öğretmeni Bayram Özcan tarafından cinsel istismara uğradığını birkaç öğretmenine anlatınca okul yönetimi panikledi. Okul yönetimi ve bazı öğretmenler, olayın duyulmaması için "önlem" almaya çalıştı. Bunlar, Cansel’in hayatını kaybetmesinin hemen ardından olayın üzerine gitmemle, aileden ve akrabalarından öğrendiklerimdir, daha önce soL Haber Portalı’nda konuyla ilgili üç özel haber yayımlanmıştır ve şimdiye kadar hiçbirine yalanlama gelmemiştir!

17 Şubat’ın hemen ardından, şüpheyle yola çıkan Cansel’in babası, kızının sosyal medya hesaplarını ve cep telefonunu kontrol etti. Bu şüphe, babanın Adli Tıp Kurumu’ndan aldığı “ön bilgi” sayesinde oluşmuştu! Baba bazı yazışmalara ulaştı. Cansel yaşadıklarını arkadaşlarına anlatmıştı.

Babanın bu çabası devam ederken Cansel toprağa verildi. Cansel'in yakınlarının bana aktardığına göre; cenazesine gelen bazı öğretmenler, cenazede olduklarına aldırmaksızın Cansel’in babasından olayı büyütmemesini istemişti. Yine yakınlarının anlatımına göre, bir öğretmenin "Cansel, hocayla gönül ilişkisi kurdu" sözleri üzerine baba, tüm öğretmenleri cenazeden kovdu. Yakınları ailenin, okul yönetiminin Bayram Özcan’ı ortaya attığını, okulun adının kirlenmemesi için kenara çekildiğini bana anlatmıştı.

Cansel’in cinsel saldırıya uğrayan ilk kişi olmadığını da yazmıştım. 23 Şubat 2016 tarihli haber, onlarca haber sitesinde ve gazetede yayımlandığı gün yer buldu. Hala da sitelerde öylece duruyor. Bana ulaşan aile üyeleri, intiharın ve cinsel saldırının duyulmasının ardından Cansel'in birçok arkadaşının kendilerine ulaştığını belirtmişti. Aileye göre, kendilerine ulaşan kız öğrenciler, Bayram Özcan'ın kendilerine de tacizde bulunduğunu, korkularından kimseye söyleyemediklerini aktarmıştı. Hatta bu öğrencilerden biri, açılan davada tanık olmak istediğini de aileye iletmişti.

O dava da “hızlıca” bitirilen ender davalardandı. 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 12 Nisan 2016 tarihinde yapılan ikinci duruşmasına tutuklu bulunan Bayram Özcan da getirildi.

Bayram Özcan’ın avukatı, savunma yaparken davanın kamuoyunda ve basında çok farklı yönlere çekilmeye çalışıldığını belirtti, ne tesadüf!

Müvekkilinin adil yargılanmasını isteyen avukat, bu konudaki kamuoyu baskısını, öğretmene ağır bir ceza verilmesinin beklendiğini anladıklarını ifade ederek şunları söylüyordu:

“Ancak bu böyle olmamalı, adil yargılama olmalı. Davada, maktül kızımız ile sanık Matematik öğretmeni Bayram Ö. arasındaki ilişki, zorla ya da baskı altında olmamıştır. Öğretmen ve öğrenci arasındaki böyle bir ilişkiyi elbette kabul etmiyoruz. Ahlaki olmadığını, örf ve adetlere uymadığını hepimiz biliyoruz. Bunu sanık da söylüyor ve pişman olduğunu ifade ediyor. Bu pişmanlığı nedeniyle de defalarca bu ilişkiyi bitirmek istediğini belirtiyor. Sonuç olarak müvekkilimin adil bir yargılama sonucu tahliyesini talep ediyorum.”

Son sözü sorulduğunda Bayram Özcan ise “Çok pişmanım, başka da diyecek bir şeyim yok” diyecekti.

Ve mahkeme heyeti, kararını açıkladı. Tutuklu sanık Bayram Özcan’ın ’Cebir tehdit ve hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ ve ’Çocuğun nitelikli cinsel istismarı’ suçlarından beraatine karar veren heyet, ’Çocuğu müstehcen yayınları okumaya ve seyretmeye teşvik’ suçundan 4 yıl 2 ay ile ’Müstehcen fotoğrafları saklamak’ suçundan ise 10 ay ceza verdikten sonra, tahliyesine karar verdi. Sanığın 10 aylık cezası ise ertelendi.

Bugünse, ailenin ve Cansel’in arkadaşlarının “Olay bildikleri halde üstünü örtüyorlar” dediği okul yönetimi ve rehber öğretmenler, haklarında “bildirmeme ve ’resmi belgede sahtecilik’ suçlarından açılan davadan beraat ettiler. Bayram Özcan’ın salıverildiği ülkede ‘bu’yargılama “sayın” yargıya da komik gelmiş olacak ki…

Aile yardım istemişti, biz de görevimizi yapmıştık. Nitekim şimdi de yapıyoruz. Peki görevini yapması beklenirken fırıl fırıl dönenlere ne demeli?

Bu ekran görüntüleri Cumhuriyet’in portalına ait. Sol taraftaki 23 Şubat 2016 tarihli ve benim yazdığım haberin alıntılanmış hali. Sağ taraftaki ise bugün yayımlanmış ve okul yönetiminin yargılandığı davadan beraat ettiğini duyuruyor. İlkinde “Sertifikalı tecavüz sanığı diğer öğrencileri de taciz etmiş” başlığı kullanılırken, ikincisinde “Öğretmeni ile ilişkisinin ardından intihar eden liseli Cansel davasında önemli gelişme” denmiş. İnceleyemedim başka sitelerin ne yazdıklarını, biraz da midemin kaldıramayacağını bildiğimden…

Toplumsal ağırlığı olan davalarda hep denir ya; “Mahkemede aklandı, ya toplum vicdanında?” diye. Sanırım, “Sertifikalı tecavüz sanığı” ifadesinden “Öğrencisiyle ilişki kuran öğretmen” ifadesine geçiş de bu tür bir “vicdani aklanma”yı simgeliyor.

 

 

 

 

 

Copyright © 2013 by Simurg Medya. Tüm Hakları Saklıdır.

elektrik malzemeleri