30
Nisan

1 Mayıs Üzerine Görüşler-1: Barış İnce

30 Nisan 2016 Yazar: Aykırı Akademi

“Şabloncu bir bakışla "gezide sınıf yoktu" demek, çağı anlamamaktır. Ücretli çalışan ama işçi olduğunun farkında olmayan bu kesimleri örgütlemek görevi de, elbette ki emek örgütlerindedir. Daha bütünlüklü, birleşik, çağı kavrayan bir örgütlenme modeline ihtiyaç var. Bu başarılamadığı ve tartışılmadığı müddetçe sadece insanlara kızıp niye örgütlenmiyorlar demek anlamsız.”

Barış İnce, Gazeteci/BirGün

Aykırı Akademi: 1 Mayıs'ta Taksim'in tarihsel anlamını, önemini biliyoruz. Ancak bu yıl kutlamaların Bakırköy'de yapılması yönünde karar alındı. Taksim'in tarihsel önemi hem de Bakırköy kararı üzerinden değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?

Barış İnce: Türkiye'de toplumsal muhalefet güçleri yaklaşık 10 yıldır Taksim'in geri kazanılması için mücadele ediyor. Her yıl pek çok bedel ödeniyor. Gaz fişeği ile vurulanlar, Mecidiyeköy'ü bile geçemeyen insanlar... Bu bedel, sizin de söylediğiniz gibi, tarihsel anlamdan geliyor. Fakat son bir yıldır yaşadıklarımız olağanüstü şeyler ve emek örgütleri bu anlamda daha sorumlu davranmak zorunda kalmıştır. Çok büyük katliamlar yaşadık, gencecik çocuklarımızı, içten, güzel arkadaşlarımızı yitirdik. Haziran’dan bu yana her etkinlik, büyük bir güvenlik zaafiyeti ile IŞİD’e ve diğer insanlık düşmanı kesimlere açık hale getirildi. Böyle bir durumda hiçbir şey olmamış gibi davranmak, emek ve demokrasi güçleri açısından büyük bir sorumsuzluk olurdu. Öte yandan üç kişinin bile bir araya gelemediği korku ve eve kapanma ikliminin topluma yerleştiği bir dönemde, insanların güvenle bir araya gelmesi, tekrar evlerinden çıkabilmesi için üzerimize düşen her şeyi yapmalıyız. Alanlar da bu bakışla incelendi ve Bakırköy'de karar kılındı. Bu Taksim’den vazgeçmek değil stratejik ve sorumlu bir tavırdır.

Aykırı Akademi: İşçi sınıfının muhafazakârlaşması, 1 Mayıs'ın kitleselleşmesinin önünde bir sorun olarak duruyor. İlerici sendikal yapının ortadan kalkması 1 Mayıs'ın gereğince kavranmasına engel oluyor. Bu ciddi bir sorunsal değil mi? Buna dair günübirlik olmaktan öte ne tur çalışmalar yapmak gerekli?

Barış İnce: Sendikaların, sarı sendika durumunu da aşarak, direkt olarak yandaşlaşma ve gericileşme evresinde olduğu bir gerçek. Ancak tüm sendikaları bu şekilde görmek haksızlık olur. Güçleri azalsa da, devrimci tutumunu sürdürmeye çalışan sendika ve meslek odaları var. Bizler de onların birleştiriciliğine ve sorumluluğuna güvenip Bakırköy'e gidiyoruz. 



Aykırı Akademi: Gezi süreci bize farklı toplum kesimlerinin de yaşam biçimi üzerinden itirazları olduğunu gösterdi. Öte taraftan beyaz yakalıların hızla işçileşmiş olması başka türden bir kitlenin de uzunca bir süredir sınıf kavgasına katılması gerekliliğini ortaya koyuyor. Bu yeni bir örgütlenme biçimi ve dili gerektirmez mi? Bu 1 Mayıs vesilesi ile bunu tartışmak uygun olmaz mı?

Barış İnce: Bu gerçekten çok önemli bir konu. Ağır sanayi bantlarında çalışmayan, hizmet sektöründe ya da yeni gelişen sektörlerde çalışan pek çok insan var. Bu insanlar geleceklerinden umutsuz. Kayırmacılık, tarikatçı torpil, yaşamlarına yönelik baskılar bu insanları isyan noktasına getirdi. Gezi’de bunu gördük. Şabloncu bir bakışla "gezide sınıf yoktu" demek, çağı anlamamaktır. Ücretli çalışan ama işçi olduğunun farkında olmayan bu kesimleri örgütlemek görevi de, elbette ki emek örgütlerindedir. Daha bütünlüklü, birleşik, çağı kavrayan bir örgütlenme modeline ihtiyaç var. Bu başarılamadığı ve tartışılmadığı müddetçe sadece insanlara kızıp niye örgütlenmiyorlar demek anlamsız. 

 

 

 

 

 

 

Copyright © 2013 by Simurg Medya. Tüm Hakları Saklıdır.

elektrik malzemeleri