22
Kasım

Bu yazı biraz sevgiliye biraz ona…

22 Kasım 2015 Yazar: Aykırı Akademi

"Sevgi Soysal içimize yaşam sevinci veren bir hınzırlığın yazarı aslında."

Özgür ve Devrimci Kadınlara Övgü...

Yazan: Enver Aysever

Gece kapı aralığından başımı uzatıp sevgilimin hâlâ uyumadığını görünce sevindim. Hangi sevgilimden söz ediyorum ki? Bir evde iki sevgiliyle yaşamak güç. Kızım uyuyordu. Eşimin elinde Sevgi Soysal kitabı vardı… Sevincimi anlatamam… Sevgi Soysal okuyan bir kadının varlığı evimi özgürleştiriyordu. Koca bir günü yığınla önemsiz sorun içinde yitirdiğimi, zamanı yönetme becerisinin önemini aklımdan geçirdim sanırım…

“Sanırım” diyorum, yazmanın en güzel yanı kurmacadır, gerçekten bunları düşündüm mü, yoksa şimdi bir güzelleme/övgü yazmaya çalışırken uyduruyor muyum, bilmiyorum… Bir yazardan söz etmek güzel, ama sevgilinin elinde büyülü bir hal almış romancıdan söz etmek daha da güzel… Bu yazı biraz sevgiliye, biraz da o yazara…

Bizim edebiyatımızı sevip de “Şafak”ı okumayan yoktur, diye düşünürüm. Kimi kitaplar dönemeç gibidir. Hem okurun duyarlılığı, beğenisi açısından bir imge gibi pırıltılıdır; hem de sanki o yapıt verilmemiş olsa, koca bir yazın tarihi eksik kalacaktır… “Şafak” ele avuca sığmaz bir yazarın, bir kadının yapıtı. Sevgi Soysal içimize yaşam sevinci veren bir hınzırlığın yazarı aslında. Kızı Funda’nın “‘Tante Rosa’yı okumadan Sevgi Soysal anlaşılmaz” demesi bundan. Kadınlar için hayli sıkıntılı bir ülkenin, üstelik devrimci ve aykırı bir yazarı olarak yaşama direnmek, dikbaşlı olmak hayli sarsıcıdır. Sanırım sevgilimin aslında çok yakından tanıdığı, bildiği bir romancıya yeniden dönmesi bundan. Kırk yaşında öldü Sevgi Soysal. Daha yaşamaya yeni başlayacakken… Sevgilim de yeni bastı kırkına. Bu anımsama canımı yakıyor. Sevdiğim kadının gözlerine bakıp, daha onunla yaşayacağım güzel günlerin düşleri taptazeyken, ölümü düşünmek… Belki yaşamı anlamlı kılan da zaman zaman ölümlü olmayı anımsamaktan geçiyor…

Sevgi Soysal her yönüyle devrimci. Hem kendi yaşamında, hem yapıtlarında, hem de siyasi hareket içinde. 12 Mart askeri faşizmi günlerinde komünizm propagandası yaptığı için hapse giren Mümtaz Soysal hocayla Mamak Cezaevi’nde evleniyor. Sekiz ay Yıldırım Bölge’de yatıyor, sonra Adana’ya gidiyor… “Yenişehir’de Bir Öğle Vakti”ni yazıyor. Bir devrimci olarak yaşıyor, bir devrimci olarak ölüyor… Bu süreç kişiliğini derinden etkiliyor belli. Ardından yazdıkları bugüne dek dikkati okurun, devrimci kişinin her dönem gündeminde…

İyi romanlar bir toplumun çürüme sürecini en ince ayrıntısına dek ortaya kor. Bir zaman sonra, sanki o toplum, o acıları, sancıları yaşamamış gibi, geçmişine ihanet edercesine keyfiyet içinde davranmaya başlar. Unutmak insanları/toplumları iyileştirmez. Hastalıktır aslında. Sevgilim şimdilerde yeniden Sevgi Soysal okumak istiyorsa nedensiz değildir elbet. Unutma hastalığının pençesinde kıvrananlara inat, kimileri de anımsamak, anımsatmak ister.

Geç saatte kitap okuyan bir kadının olduğu eve girmek güzeldir. O kitaplar biraz da yazgımız gibidir. Hangi yazara yolunuzun düştüğü, hangisinin dilindeki şarkıyı işittiğiniz önemlidir.

Bir kartvizit gibidir. O gece Sevgi Soysal umudun kırıldığı anda çıktı karşıma. “Şafak”ı okuduğum günlerde henüz ilkgençliğimdeydim. 12 Eylül’ün karanlığı tüm şiddeti ve sahiciliğiyle sokaklarda dolanıyordu. Her darbe diğerinin tekrarı gibidir. O yüzden değil midir darbecilerin soykütüğünün benzer olması. Soysal’ın hücre evlerinin nasıl basıldığını anlattığı satırlar, devrimcilerin isyankâr dirençleri, derken işkencehaneler… Yazarların hapse düşmesi çok gariptir. Savaşını kalem kâğıtla verenlerin zindanlarda çürümesi… Toplumlar çoğu zaman içine düştükleri açmazın/tükenişin ayırdında olmazlar. Sokaklar şenlik yeri gibidir ve an gelir…

Bu topraklar kimi kadınların kavgasıyla anlamlı gibi gelir bana. Eğer bir cumhuriyet tarihi yazmak gerekse, kadınlar üzerinde yapılmalı derim. Sevgi Soysal gibi; Leyla Erbil’i ve Tomris Uyar’ı da anmak istemem ondan… Bugün içinde bulunduğumuz çıldırma halinin romanlarını düşündüm. Kimi zaman romanlar o çıldırma halini yazar; kimi zamansa o romanlar çılgınlığın eseridir. Derinlikten uzak, içerikten yoksun, körleme yazılmışlardır. Hatta popüler olmaktan sakınmak isterler de, dibine dek popülist oluverirler. Şimdilerde yazılan postalları, generalleri eleştiren ucuz söylemli romanları gördükçe içim cızlıyor. Oysa “Şafak” gümbür gümbür bir direncin belgesidir. Bir dönemin aynası… Belki romancının sahiciliği ile yapıtı arasında böyle doğrudan bağ kurmak akıl kârı değil! Gelgelelim darbe gibi kopkoyu bir acıyı yazacaksa kişi, yüreğinden gelmeyen sözler çarçabuk kavranıyor. Sahte romanların/romancıların olduğu yerden; Sevgi Soysal gibi bir teraziyle çıkabiliriz ancak…

Sevgilim o gece derin bir sessizlik içinde uzun bir süre okudu. Kırk yaşında ölen yazarı düşündüğünü anlattı sonra. Henüz çocukları daha küçücükken ölmesi dokunmuştu yüreğine. Sevgi Soysal’ın perçemlerinden söz açtı ardından. O perçemlere ilişen tutkularından söz etti. Kimi zaman bir yapıt, bir yazar kendi yaşantımıza da ayna tutar. Hatıralarımıza ve belki geleceğimize… Bu türden sorgulamalar sıklıkla yapılmaz belki. Ama derin bir gereksinim duyuluyorsa rastlantı olamaz. Yüreklerin sancıdığı günlerdeyiz. Acıların iyice demlendiği günlerde…

Sevgi Soysal’ı okuyan, düşünen kadının olduğu bir ev umut verir.

Çok sevdiğim bir dostla akşam yemeği için buluştuğumuzda konu konuyu açtı. Yanında henüz çok yeni olan eşi de vardı. Nedendir bilinmez. Konu Sevgi Soysal’a geldi. Eşim ve ben hararetle söz ettik Soysal’dan. Dostum gülümseyerek söyleşiye katıldı. Eşi uzunca sustu ve neden sonra konuştu.

“Sevgi Soysal halam benim” deyiverdi birden.

Yaşam böyle tuhaf oyunlar da oynar. Sanki Sevgi canlanmış, masamıza gelmişti.

Bu yazı böyle biter mi?

Devrimci ve özgür kadınlara selam olsun.

Sevgi Soysal okuyan kadın devrim için umuttur.

(Özgür ve Devrimci Kadınlara Övgü, Enver Aysever'in "Edebiyat Ölmelidir" kitabından alıntılanmıştır)

 


Kapak ve sayfa tasarımında kullanılan illustrasyonlarda(background) Savarre'ın çalışmaları kullanılmıştır.

 

 

 

 

 

 

Copyright © 2013 by Simurg Medya. Tüm Hakları Saklıdır.

elektrik malzemeleri