19
Ekim

Büyüsü Beyaz Perdeyi Aşan Adam: Al Pacino

19 Ekim 2015 Yazar: Aykırı Akademi
Tüm Yazılar

Daha genç bir delikanlıyken katıldığı Aktörler Birliği’nin seçmenlerinde onu reddeden, adlarını kimsenin hatırlamadığı o jüri, sonradan ne hissetti; bilinmez ama biz, Al Pacino sinema aşkından vazgeçmediği için çok şanslıyız. Fakat o geç keşfedilmeye alışkındı aslında. Oscar ödülü bile Kadın Kokusu filminde kör Yarbay Frank Slade rolü ile sekizinci kez aday gösterildiğinde, 1992 yılında ancak çalmıştı kapısını.

 

Yazan: Gülşah Elikbank

Zodyak Kitap’tan çıkan, gazeteci Lawrence Grobel’in yıllar içinde yaptığı uzun röportajlar sonucu ortaya çıkmış bir Al Pacino kitabı var elimde. Tam adı ile Alfredo James Pacino, Güney Bronx’ta hayata başlayan, Sicilya kökenli bir ailenin tek çocuğu. Babasını pek de tanımadan, dedesi ile büyüyen bir erkek çocuğu. Beyzbol oyuncusu olmayı düşlerken, kendini sahnede bulan ve sahnedeki varlığına aşkla tutunan bir adam.

Bu yazı onun sinemada oynadığı rollerle tanıtmak için yazılmadı çünkü zaten onun hakkında, usta eleştirmenler tarafından kaleme alınmış birçok incelikli yazı mevcut. Ben ünlü aktör Al Pacino’nun ardındaki adamın, onu bu kadar ulaşılmaz, aşılmaz kılan sırların peşindeyim.

Daha genç bir delikanlıyken katıldığı Aktörler Birliği’nin seçmenlerinde onu reddeden, adlarını kimsenin hatırlamadığı o jüri, sonradan ne hissetti; bilinmez ama biz, Al Pacino sinema aşkından vazgeçmediği için çok şanslıyız. Fakat o geç keşfedilmeye alışkındı aslında. Oscar ödülü bile Kadın Kokusu filminde kör Yarbay Frank Slade rolü ile sekizinci kez aday gösterildiğinde, 1992 yılında ancak çalmıştı kapısını. Onun sinemadan bağımsız, iki büyük tutkusu daha var: tiyatro ve Shakespeare. Belki de onu kendime bu kadar yakın hissetmemin nedeni, aynı yazara hayran oluşumuzdur, kim bilir. Kendisini her zaman önce bir tiyatro oyuncusu olarak görmesi de ruhuma dokunmuş olabilir. Anthony Hopkins’in Shakespeare’in oyunlarını ölü malzeme olarak tanımlaması, hatta daha ileri giderek Shakespeare’in kasabası Stratford-upon-Avon’u yıkıp üstünden geçmek gerektiğini düşünmesi onu hayrete düşürüyor. O zaman, neden insanlar hala Mozart dinliyor, diye soruyor şaşkınlıkla. Shakespeare’i onun için bu kadar büyülü kılanın ne olduğu sorulduğunda yanıtının özü şöyle oluyor; eğer o, aşktan bahsediyorsa, en aşık olduğumuz gün hissettiğimiz şekilde bahsediyor.

Gençliğinde en yakın iki arkadaşının uyuşturucudan ölmesi onu farklı bir yola sürüklemiş. Yine de ilk büyük rolünün Esrar Bitti olması hayatın bir cilvesi olsa gerek. Pacino, zaaflarını bilen biri. İnsan kanserden değil, can sıkıntısından ölür diyecek kadar da sigara tiryakisi.

O, her rolü kabul edenlerden değil. Kendini yönetmene yakın hissediyorsa, metin iyiyse ve karakterden bir şey çıkarabileceğine inanıyorsa oynamayı kabul ediyor ve o andan sonra karakter onun kişiliği ile bütünleşiyor. Oscar konusunda, ödülün hak edilmesi hususunda şöyle düşünüyor. “Bu aktörler doktor olsaydı ve açık kalp ameliyatı olacak olsaydım, hangisini seçerdim?” diye sormalıyız, yanıt orada duruyor. Ben, kesinlikle Al Pacino derdim ama onun kariyerinin başından beri kıyaslandığı De Niro, ne olacak? Birçoğu da onu seçecek. İşte bu nedenle, Oscar’da gözetilen bir sıra olduğunu ima ediyor Al Pacino. Sekizinci adaylığında Oscar’ı almasını, sıranın ancak ona gelmesine bağlıyor.

De Niro ve Al Pacino birçok kez karşı karşıya getirilmek istendi, ama iki büyük aktör asla istenen magazin malzemesini sunmadı. Al Pacino için düzenlenen bir saygı gecesinde rakibi De Niro ona şöyle seslenmişti; “Al, sen bizim neslimizin en büyük aktörü olabilirsin. Benim dışımda tabii ki.”

Hayatında sadece iki kez aşık olduğunu söylemesi ama isimleri vermemesi de ilginç ama zaten Al Pacino kendini kadın hareketine, feminizme yakın bulmuyor. Onu kadınların yetiştirdiğini söylese de, kadının yeri konusunda kafası karışık belli ki. Evlilik hakkında konuşmayı sevmiyor, birlikte olduğu kadınlar hakkında ise oldukça ketum. Anne ve babasının başarısız evliliği ve annesini çok genç yaşta kaybetmesi nedeniyle aşka mesafeli durduğu belli. Ünlü olmayanların sadece ünlü olmadıkları için ünlü olacakları günü bekliyor, böylece magazinin onu rahat bırakacağını düşünüyor.

Tanınır olmamın öneminin elbette farkında. “Tanındıkça ticari oluyorsun, filmin çekilebiliyor. Bazen bir yapımcı bu sebeple beni istiyor; halbuki ben ticari olduğum için değil, yapabileceğim için istenmek istiyorum.”, diye yakınıyor.

Al Pacino, imajını geleneksel yıldız unsurlarıyla bezemektense, ilginç roller seçmeyi, hem kendisine hem de izleyicisine meydan okumayı tercih ediyor. Bu, onun oyunculuk sürecine olan tutkusunu korumasının bir yolu çünkü. O tutkulu bir oyuncu ama gönülsüz bir yıldız. Onu bu kadar ulaşılmaz kılan bu.

Mafya babası Michael Corleone’yi birlikte yarattıkları Francis Coppola, Pacino’nun ekrandaki etkisini “soğuk olmak istediğinde soğuk, sıcak olmak istediğinde ateş” diye betimliyor. Pacino, Baba filmlerinin aşılamayan başarısını, “bu bir aile filmi ver her zaman bir aile filmi oldu,” diye açıklıyor. Eleştirmenlerin ve bizim ortak kanımız ise, Baba filminin Al Pacino’ya ait olduğudur. En küçük role kadar herkes çok iyi, ama mükemmel olan Al Pacino.

Her şeye hazır ama beklenmedik davranışlarıyla hayata çelme takabilen bir aktör.

Sean Penn, Johnny Deep ve Russell Crowe, oyuncu olarak favorileri. Hatta “üçü birlikte Karamazov Kardeşler’de oynamalılar,” diyor. Tom Cruise’un ise bir film yıldızı olduğunu söylüyor. Bu, başka bir kategori, diye ekliyor. Sanata ve emeğe olan saygısı, onu hakkında konuştuğu herkesi sadece iyi yönleriyle anmaya itiyor. İçindeki kötüyü, zalimi, barbarı ve serseriyi ekrana saklıyor. Beyaz perdeden baktığında, hırçın, şehvetli bir adam bize göz kırpıyor, aklımızı başımızdan alıyor ve bunu kendini zorlamadan, sıradan bir yaşanmışlıkçasına kotarıyor. Al Pacino, zamansız, yaşsız, adı her daim aşkla ve tutkuyla anılacak bir adam. Size aşkı sınırsız, coşkuyla sunacak ama iş ciddiye bindiğinde aniden ortadan kaybolacak ıssız adamların belki de en iflah olmazı.

 

 

 

 

 

 

 

Copyright © 2013 by Simurg Medya. Tüm Hakları Saklıdır.

elektrik malzemeleri