08
Ekim

"Anarşik Kızlar"

08 Ekim 2015 Yazar: Selnur Aysever | Köşe adı: abcde
Tüm Yazılar

“Bugün pazar. 
Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar. 
Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün 
bu kadar benden uzak 
bu kadar mavi 
bu kadar geniş olduğuna şaşarak 
kımıldamadan durdum.” / Nazım Hikmet

 

Yazan: Selnur Aysever

Her şey gazeteci, yazar Aysel Sağır’ın künyesinde “Sağmalcılar 72” yazan siyah beyaz fotoğrafın peşine düşmesiyle başlıyor. Sağır kitabına verdiği “Bizi Güneşe Çıkardılar” ismi ile Nazım Hikmet’in “Bugün Pazar” şiiirine gönderme yaparken, okuyucuyu, beton duvarlarının soğukluğunu eriten gülümsemeleriyle kameraya poz veren 28 tutuklu kadının duygu dünyasına çekiyor. Kitap bir fotoğraf karesinden “yakın tarih”e bakıyor.

Kim bu fotoğraftaki kadınlar? TCK’nın 141/5.maddesiden, THKO, THKP-C, TİİKP, TKP/ML... gibi örgütlere yardım ve yataklıktan”  yargılanıyorlar ve bir süre Sağmalcılar’da bir arada kalıyorlar. Sonrasında başka cezaevlerinde devam ediyor mahpus yaşam. Dolayısıyla bu kadınların hapse girmeleri, öncesi ve sonrası, Türkiye soluna damga vurmuş bir döneme tanıklık etmemize olanak sağlıyor.

Cezaevinde, siyasi olmayan suçlardan hükümlü olan kadınlara göre “anarşik kızlar” onlar. Dikkat edilmesi gerekiyor onlara. O “anarşik kızlar” içeride oldukları dönemde, hem kendi yaşamlarını hem de diğer kadınların yaşamlarını değiştiriyorlar. Hapisteyken okuma yazma bilmeyen kadınlar için kurs açmaları bunun bir örneği. İlkay Alptekin Demir “kültür şoku” olarak tanımlıyor köylü kadınlarla iç içe olmasını ve ekliyor: “İstanbul’dan gidiyorum, halk dostuyum ama tanımıyorum halkı. Benim için gerçek anlamda bir üniversite oldu orası.” diyor.

Fotoğrafta yer alan kadınlar:

Nazife Çiçekli, Fatma Yeşil, Ülker Akgöl, Hale Kıyıcı, Rüçhan Manas, Safiye Özkan, Ferdana   Yurtsever, Elif Gönül Tolon, Leyla Dedeal, Filiz Yılmaz, Füsun Özbilgen, İnci Ataberk, Güher Karaçavuş, Akgül Yulkaslan, Nazan Alp, İlkay Demir Alptekin, Ayşe Baykara, Nazife Kaya,Taciser   Belge, Muzaffer İlgen, Ayşe Emel Mesçi, Lale Arıkdal, Selma Veyisoğlu, Türkan Şahin, Ayşe Bilge   Dicleli, İnci Tanrıöver

Aysel Sağır fotoğraftaki tüm kadınlarla görüşmek istemiş, ancak bu isteğini gerçekleştirememiş. Hatice Alankuş, Rüçhan Manas, Nazife Çiçekli ve Nazan Alp yaşamını yitirmiş. Lale Arıkdal, Elif Gönül Tolon, Leyla Dedeal, Ayşe Bilge Dicleli, Taciser Belge, Hale Kıyıcı, Ferdane Yurtsever ve Akgül Yulkaslan konuşmak istememişler. Görüşme yapılan tüm kadınların ortak acısı ise Hatice Alankuş. Hazin ölümü herkeste derin izler bırakmış.

Devletin göz göre göre ölüme gönderdiği bir iç mimar Hatice. Karın ağrısıyla başlayan ve sonu ölüme varan hapishane yaşamı, kitaptaki adıyla “Bitmeyen Yas”  olmuş adeta. Doktorların Hatice’yi “basit bir ağrı” diyerek defalarca koğuşa geri göndermesi üzerine eylem yapar “anarşik kızlar”. Hatice bu protestoyla hastaneye gönderilir ama değişen bir şey olmaz. Doktorun üzerine yürür kadınlar. Ancak sonuç değişmez. Bir salı günü öğleye doğru vefat eder Hatice. İsyan büyür. Doktorlar hakkında soruşturma açılması talep edilir ama hiçbir şey yapılmaz. 

Annesi Akgül Hanım da kızıyla aynı koğuşta yatmış. Hatice ve eşi Ahmet Alankuş, Mahir Çayan ve arkadaşlarını evlerinde sakladığı için içeri alınmışlar. Anne Akgül Hanım da buna göz yumduğu, devlete ihbar etmediği için hapiste. Her şey annesinin gözlerinin önünde yaşanıyor. Bir yandan kızı için endişelenmek bir yandan gencecik insanları korumak istemek... Kızını koruyamadığı için acı çekiyor Akgül Hanım ama ihbarda bulunmadığı için de asla pişman değil.

Fotoğraftaki kadınların içeride kaldıkları yıllardan sonra yaşamlarında hiçbir şey aynı olmuyor. Dostlar, akrabalar uzaklaşıyor bir bir. Yeniden yaşam kurmaları ve para kazanmaları gerekiyor. Hepsi yetenekli ve entelektüel kadınlar. Kimi gazeteci oluyor kimi öğretmen. Kimi psikolog oluyor kimi akademisyen. Onca işkenceden sonra kimse aynı değil. İzi kalıyor. Bir yalnızlık hali var kuşkusuz. Ne etraf alışık onlara ne onlar yeni duruma alışık. Mücadelesini verdikleri değerlerin yerini başka şeyler almış. Bu nedenle olsa gerek, söyleşi yapılan kadınların ortak noktalarından biri de hapisten sonra siyasetin içinde olmamaları. Darbe sonrası koca bir nesil kolay yoldan para kazanma ve zengin olma ülküsüyle yetişiyor. Eşitlik, özgürlük, anti emperyalizm mücadelenin yerini neo-liberal piyasa kavramları alıyor. Yabancı oldukları bir dil. Anlayamıyorlar. İnanamıyorlar.

Kitaba dair birkaç önemli noktaya değinmek gerek. Örneğin, Sevgi Soysal’ın “Yıldırım Bölge Kadınlar Koğuşu” isimli kitabından alıntılar önemli yer tutuyor kitapta. Dönemi kavrayabilmek için eş zamanlı okunmasında yarar var.

Kadınların Türkiye solunda nerede durduklarına ya da nasıl bir mücadele verdiklerine dair izler de görebiliriz kitapta. Mukaddes Erdoğdu, “Hayata bakışımı geliştiren bir süreç oldu cezaevi” diyor. Siverekli Kürt Fato’nun gerilla eğitimi yaptırmasından söz ediyor. “Profesyonel devrimci olmaya orada karar verdim” diyor. “Kadınların ezilmişliği bile beni solcu yaptı” diyor Safiye Yılmaz Özkan ama eyleme gitmek kadınlar için o kadar da mümkün olamıyor. Çünkü çalışıp, evlerini geçindirmek zorunda kalıyorlar. Sözü edilen yıllarda, kadın ve erkek arasındaki görev dağılımı geleneksel bir yapıda seyrediyor. Kadınlar bir süre sonra üstlendikleri rolleri sorguluyorlar. Ancak söz konusu olan işkence görmek ise orada devletin kadın ya da erkek ayrımı yapmadığını söylemek gerek.

Son olarak, İlkay Alptekin Demir’in  “Türkiye’de insanlar, yüzeysel ve tembel” eleştirisini eklemeli. Demir “Hep bizim üzerimize geliyor ışıklar, ama derinleşilemediği için bizim üzerimize gelen ışıklar bizi de aydınlatamıyor” derken her şeyin bu kadar kolay tüketilmesini sorguluyor, “sansasyonel gazetecilik” anlayışıyla ve kurguyla aslında bugünden geçmişe bakmanın kusurlarından dem vuruyor. 

“Bizi Güneşe Çıkardılar”ı dönemle yeni tanışan bir okur da dönemi yaşamış olan bir okur da, kendi yaşamındaki etkilerini görerek okuyabilir. Sorgulayabilir. Yaşadığımız topraklardaki “Neden?” dediğimiz her olay için, tarihin derinliklerine bakmalı. Bu kitap yalnızca bir kesit.

 

 

 

 

Copyright © 2013 by Simurg Medya. Tüm Hakları Saklıdır.

elektrik malzemeleri