25
Eylül

Yetmez ama yeter!

25 Eylül 2015 Yazar: Aslıhan Kazancı | Köşe adı: GÖKADA
Tüm Yazılar

"Suçun bizzat bireylerde olduğu fakat kolayca nam-ı diğer Matrix'e de atılabileceği bu bağlamda bir de nefes almaya ve varoluşunu içtenlikle yaşamaya çalışan deliler var. Kelebek deliler…

 

Aslıhan Kazancı

Hepsi aynı. Farklı gibi görünen aynı şeyleri alkışlıyor, giyiyor, konuşuyor. Her gün üniforma giydiğinin, onun için yazılmış repliklerin olduğunun ya da biraz Truman olduğunun farkında değil ve farkında olmadığının da farkına varamayacak kadar uyuşmuş. Bir çemberin etrafında toplanmış, farklıgibi güruhların hepsi ayrı matematiksel değerlerdeki yaylardan oluşan aynalara yönelmiş. Her biri sözde ait hissettiği tuhaf, saçma sapan, samimiyetsiz etiketlerin sanal görüntülerini çemberi oluşturan yay aynalardan görüyor. Hayali tatminler yaşıyor. Hatta bu hezeyan o kadar parçaları olmuşki; kol, göz, deri gibi. Yüklenmişler ve hepsi de aslında çembersel aynanın merkezindeki aynı şeye yönelmiş. Suçun bizzat bireylerde olduğu fakat kolayca nam-ı diğer Matrix'e de atılabileceği bu bağlamda bir de nefes almaya ve varoluşunu içtenlikle yaşamaya çalışan deliler var. Kelebek deliler.

Deliler kümesi dışında kalan, derya içre olup deryayı bilmeyenlerin egemenliğinde ise kötülük de cebirsel olarak farklı çalışıyor tabii. Katsayısı yüksek, saf kötülüğe doğru limitsiz, beterin beteri prensibinde. Bu alandaki üstatlara "zat-ı âlileri" diye hitap ediyorlar genellikle ya da çürümüş sistemlerince belirlenmiş rütbeleri muhakkak oluyor. Çünkü onlar riyakâr sıfatlarını duymak isterler, çünkü aslında yoklar. Ayrıca onların sarhoşluğu da bir başka oluyor. Hırslı, uydurulmuş sistemini korumak ve onu tekelleştirmek için zâlimce savaşır hâlde, zıvanadan yavaş yavaş çıkmaya ve kudurmaya meyilli. Kötü kalpli muktedirlerin olduğu, halkının gafletine çocukken anlam veremediğim masalların pratiğini yaşarken algıda seçicilik de olağan oluyor bu durumda. Ba(ğ)zı şeyler bana hep "o"nu hatırlatıyor. "Sen Sarhoş Olunca”, MFÖ'nün 1987 yılında çıkan No Problem albümündeki şarkılardan biridir. Hikaye anlatıcılığı, söz-müzik matematiğinin dönemine özgün ve kendi yerelliğindeki halini naçizane çok başarılı bulduğum şarkının sözlerinin bir kısmı şöyle:

...

Üçüncü gece dayanamazsın

Ne olduğunu anlayamazsın

Başka olduğunu anlatamazsın

Sevdiğine pek rastlayamazsın

Sen sarhoş olunca

Bir başka oluyorsun

Ben bir başka

Kendini her dönemin biricik tiranına adapte edebilecek malum dizeleri, aylardır malum kişi ve takipçileri karşımdaymış gibi söylüyorum. Aslında şarkıyı şu anda dinlemenizi tavsiye edebilirim. Neyse biz hikayemize dönelim, demek istediğim kimilerinin sarhoşluğu bizimkinden gerçekten de epeyce farklı. Onlar kudurur, biz güzelleşiriz mesela. Uydurduğu sistemin güya çok önemlisi ama âlemin hiçbir şeyi olduğundan sistemini korumak için pis savaşlara girmekten çekinmezler. Kendi tanımladıklarının dışında kalan her şeyi hain ilan edecek, düşmanlar icat ederek güçlenme sanrısı yaratacak, temelsiz aidiyetler kurgulayacak, suni tarih vaazları verecek kadar sarhoşturlar ama asıl sarhoşluk bu değilmiş gibi davranırlar. Talana, zevksizliğe, saygısızlığa yönelmiş; insana, doğaya, güzelliklere dair talepleri küçümseyen madde bağımlıları üretirler. Evet, sen sarhoş olunca bir başka oluyorsun, ben bir başka!

Yükleyenler ve yüklenenler; gökyüzünden ve topraktan ayrı gezenler, biz çıplak güzeliz. Her şeye rağmen umutlu kalmak için tüm samimiyetiyle direnenlerden yana olacak nihai uç. Bu dünya soğuyacak günün birinde, hatta bir buz yığını yahut ölü bir bulut gibi de değil, boş bir ceviz gibi yuvarlanacak zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız ve belki başka sistemlerde hatta evrenlerde sürdürecek dünyalılığı bizim Dünyalılar. Christopher Nolan ve Jonathan Nolan'ın yazdığı, Christopher Nolan'ın yönettiği son film Interstellar(Yıldızlararası)'da da harika bir anlatıyla hatırlatıldığı gibi: “Aşk; zamanı ve uzayı aşma yetisi olan, bizim de algılayabildiğimiz tek şeydir". Yönetmenin diğer tüm filmlerinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini düşündüğüm, her popülerin kötü olmayacağını da gösteren ve popülaritesini kullanabileceği en kıymetli şekilde kullanan Nolan’lar; unutulanın, bilinenin ve öğrenilecek olanın ışığını solucan deliklerinden geçirerek kısayoldan bize yine yansıttı. Güzelleşelim, bizi biz kurtarabiliriz ve kurtaracağız. O yüzden tüm kötü ve kötülüklere:

Yetmez ama yeter!

 

 

 

 

 

Copyright © 2013 by Simurg Medya. Tüm Hakları Saklıdır.

elektrik malzemeleri