12
Şubat

13 Şubat'ta Okulu Asıyoruz!

12 Şubat 2015 Yazar: Aykırı Akademi

 

"Alma! - Boykot nedir? Boykot kelimesi Charles C. Boycott'un soyadından İngilizce'ye girmiş bir kelime aslında. Charles C. Boycott; İrlanda Toprak Savaşı sırasında toprak çalışanlarının ve kiracılarının indirim taleplerini reddedip işlerine son vermiş, hatta sırf bu talepleri yüzünden halkın onları ötekileştirmesi için birtakım propagandalar yapmış. Ancak sağduyulu insanlar tarafından kendisine karşı bir direniş başlamış ve neticede yadırganan, yalnız kalan kendisi olmuş. Böylesi bir olaydan sonra, böylesi direnişler boycott olarak ifade edilmeye başlanmış. "Bir mal veya hizmeti satın almamak suretiyle yapılan direniş eylemi” olarak tanımlanan bu kelimeyi kısaca "alma!" olarak da ifade edebiliriz belki. İçeriği özellikle boşaltılmak istenen, niteliği yok edilip kötü amaçlara alet edilmeye çalışılan, adı eğitim kendisi truva mal’a çevrilmek isteneni "alma!" demek de bir gereklilik olur bu durumda. Sokaklarda çalıştırılan çocuklara çözüm bulamayan bir yapının; okullardaki çocukları sokaktakinden farksız bir yaklaşımla uyuşturup zehirlemesine, kendi çıkarları uğruna kullanmak üzere baskı uygulamasına direnmek; 2015’de zaman yolculuğu yapabilmektir. Geleceği de sıfırlamasınlar diye 13 Şubat 2015 öyle olmalıdır ki, boycott gibi dile girip bir eylemi ifade edebilmelidir gelecekte. Zaman yolculuğunda geriye doğru akmamak için karanlığı; bugün, şimdi alma!"

Aslıhan Kazancı


* * *

"Çocuklarımızı, büyük gözaltının hüküm sürdüğü okullara kapatıp hurafelerle uyuşturmak istiyorlar. Her birimizi, koca bir hapishaneye çevirdikleri ülkede, yazgısına razı itaatkâr kullara dönüştürmek istiyorlar.

13 şubatta boykottayız çünkü 'Memleketimden İnsan Manzaraları'nda "Allah'tan büyük çocuk var" diyen Nâzım Hikmet'in mirasçısıyız. 

13 şubatta boykottayız çünkü "hain, sinsi ve korkak / aynı düşmana karşı savaşmaktayız." "

Onur Behramoğlu

* * *

"Bu ülkede başka çocuklar, başka hayatlar, başka adaplar var. Çocuklarımızın kendi düşünce biçimlerini hür bir ortamda oluşturabilmeleri, kendi geleceklerini hür bir iradeyle kurabilmeye gayret etmeleri için zorunlu olan  her tür eğitimi kınıyorum. Onlara bir pencere açabilmek varken, içinde yaşadıkları dünyanın pencerelerini kapatmak sadece kıyım olur. Hür ve özgür iradenin katillerine alkış tutmak gürültüden başka bir eylem olamaz. Gerçek eylem, çocuklarımızın eğitimi için, onları bir proje olarak değil, bir birey olarak görebilmek değil midir?Laik ve bilimsel eğitim için 13 Şubat boykotunu elbette ben de destekliyorum. Zorunlu eğitim ancak özgürce sunulan eğitim biçimidir. İçeriği emr-i vakilerden oluşamaz."

Jehan Barbur

* * *

"Türkiye’de dinci milliyetçiliği bir yönetme politikası olarak önüne koyanlar, önce cumhuriyetin laik özelliğini ortadan kaldırmak için saldırıya geçti. El altından desteklenen tarikatlar, egemen söylemin dincileşmesi, düzen partilerinin laiklikten vazgeçmesi politikaları sonunda dinci bir partinin sınırsız egemenliğine dönüştü. Son yirmi yılda özgürlüğü din özgürlüğü olarak tanımlayan ortam işte cumhuriyetin bu ağır ricatıdır.

Oysa biliyoruz ki, özgürlük dinden özgürlüktür. İnsan aklının ve vicdanının bu ağır esaretten kurtulmasıdır.

Sonuç ortada; bölgemizin islamizasyonu ağır bir vahşet ve cehaleti beraberinde getirdi. Çünkü din, insanlığın bir çocukluk hastalığıdır. Vahşetin ve cehaletin akla ve vicdana galebe çalmasıdır.

Ve tarihin öğrettiği, yobaz faşizmine teslim olmak istemeyenin direnmek zorunda olduğudur. Laik eğitim için boykot bunun ilk ve büyük bir adımıdır. Vahşete ve cehalete karşı hep birlikte sokağa!"

Orhan Gökdemir

* * *

"Richard Dawkins,  obsesif, yani takıntılı, işlemeyen, işlemediği için de küflenmiş, pas tutmuş akıl için "süreksiz akıl" diyordu. İşte dünyanın başına gelmiş en tehlikeli işlerden biri bu "süreksiz aklın" sürek avı her yerde sürüyor. Aynı zamanda da bir 'toplumsalaklaştırma operasyonu'dur bu! Bütün bunlara karşı çıkmak için, özellikle de 'Laik ve Bilimsel Eğitim' için 13 Şubat'ta boykottayız. Kadınların saçlarının birkaç teli göründüğü ya da pantolon giydiği için kırbaçlanmadığı, kâfir diye insanların başlarının kesilmediği, intihar bombacılarının olmadığı, "hey, sen oradaki orospusun, kafirsin, cehennemde yanacaksın" diye ortalıkta 'damgalama memurları'nın dolaşmadığı, hatta mümkünse "Ve dinin de olmadığı bir dünya hayal edin". Daha ne!"

Uluer Aydoğdu

* * *

"Öğrencilerin ‘kafası yok üniformalar’ sayıldıkları, her birinin balık istifi gibi sınıflara dizildiği Türkiye’de, hiçbir zaman eğitim sisteminin kaliteli olduğunu düşünmedim. Ailenin yetersizliği ve sınırlandırıcılığı, öğretmenlerin hem varoluşsal yetersizlikleri hem de yaşadıkları zorluklar, devletin bireyleri hiçe sayması ve vermediği eğitimi gerek vergilerle, gerek harçlarla vd. geri istemesi böylesi bir aymazlığın yansımasıdır. Teknolojinin takip edilememesi, yabancı dil eğitiminin yeterli düzeyde verilememesi, ülkedeki entelektüel yoksunluk, ifade özgürlüğünün bulunmaması insanları yapay, küçük çevrelerine kapanmaya mahkûm etmektedir. Bu da özgünlüğü, bilimsel ve sanatsal oluşu engellemektedir. Sevgiden çok zorunluluğun, korkunun ve umutsuzluğun bulunduğu yerde de dil, din, ırk, cinsiyet her türlü ayrımı yapmak hükümetten beklenecek bir davranış şeklidir. Öyleyse, boykot engellenemez!..."

Neslihan Yalman

* * *

Karanlığı asıyoruz!

Nasıl ışıksız fotoğraf olmazsa; laik, biIimsel eğitim olmadan geleceğimizin fotoğrafı aydınlanamaz!

Direnerek ışığı çağırıyoruz!

Karanlığı, gitmeyerek aydınlatalım!

Öğretmensen gitme, veliysen gönderme!

13 Şubat’ta okulu asıyoruz!

Karanlığı asıyoruz! 

Dilek Yurdakul Uyar

 

 

 

 

Copyright © 2013 by Simurg Medya. Tüm Hakları Saklıdır.

elektrik malzemeleri