08
Ocak

Bir kareliğine gözlerinizi ödünç verir misiniz?

08 Ocak 2015 Yazar: Dilek Yurdakul Uyar | Köşe adı: BÜYÜKLERE MASALLAR
Tüm Yazılar

 

Yazan: Dilek Yurdakul Uyar

Şairi olacağınız bir şiiri keşfetmek gibidir fotoğraf. Hem bir keşiftir hem bir buluş…  Oradaydım ve orada olmanın nasıl bir his olduğunu size anlatabilirim’in peşinde olmaktır.  Gözlerini ayıramama'yı sonsuzluğa muştulamaktır. Dokunmaktır... Yaşama, yaşamlara, yaşanmamışlıklara, yaşanamayacak olanlara... Hayallere, umuda, isyana... Bir anın dondurulmasından, bir kareye hapsedilmesinden öte, alımlayanı yolculuğa çıkartan, ruhunun özgürlüğünde maviliklere kulaç attıran, sonu olmayan ama sona erecek yolculuklara çıkartan bir aracı...

Bunu yapıyorsa o “fotoğraf”tır, yoksa kapıya asılmış ve ömrü okuyanın saniyeleriyle sınırlı “notlar”dan farksızdır.

Fotoğraf bence karma bir sanat. İçinde tüm sanatsal dalları barındırmadığında eksik kalan ve aynı zamanda içinde barındırdıklarına yol açan, yol veren… En büyük zorluğu da burada belkide… Fotoğrafçı çektiği fotoğrafta bunları barındırmayı başaran olmalı. Bir an için düşünsenize; sesiniz yok ama ses olmak zorundasınız, kelimeleriniz yok ama şiir, öykü yazmak zorundasınız, boyut yok, doku yok ama üç boyutluluğu dokunmayı hissettirmek zorundasınız. Tüm bu yokları ile yok olanı var etmeyi başarandır işte fotoğraf… Bu sebeple belki de fotoğraf, tek karelik en kısa ama en uzun film, tek karelik en uzun şiir,  öykü hatta belki bir roman ve dahi tek karelik bir senfoni bazen...

Şiirden, edebiyattan kopuk bir yaşam nasıl eksik, ruhsuz, beyhude gelgeç olur, iz bırakmaz ise;  içinde öykü, şiir barındırmayan fotoğrafın alımlayanda iz bırakması yada alımlayanı içine alması beklenebilir mi? Ara Güler'in dediği gibi “herkes fotoğraf çekebilir; marifet bir şarkı bestelemekte, bir öykü yazabilmekte” yahut içinde öyküler barındıran fotoğrafı çekebilmekte belki de. Hele de günümüzün birbirini kopyalayan, içi, ruhu boşalmış ego tatmininden öte gitmeyen fotoğraflarının yanında… Ele en iyi makineleri almak ile en iyi fotoğrafların çekilebileceğini sanma sanrısının hâkim olduğu günümüzde… Ruhumuzu yok edip, sadece kabul edilmiş kalıpların içine çakılmaya izin veren sisteme inat bir başkaldırış ile; bazen bir isyanın; bazen küçük bir protestonun; hatta sitemin; bazen sessizliğin sesinin peşine düşeceğim.                                     

Fotoğrafı izleyeceğim açtığı yolda... İthaki'm olacak fotoğraf… Yol nereye götürürse... Bazen “yol üstünde sevda pazarlığı, aşk pazarlığı” yapacağız belki, belki de isyan edeceğiz düzene,  böyle kepaze hayatı sürüklemekten yorgunluğu haykıracağız ve soracağız  “böyle mi kara yazgısı” diye… Yolcuğun, salt kendi güzel olsun isteyeceğim bir yere varamasam da... Deli taylar gibi koşmak isteyeceğim…

Bir fotoğraf karesine hapsolmuşlukların çıkardığı yolda,  fotoğraf yol açacak, yolu çizecek,  kılavuzu şiir, kılavuzu edebiyat, kılavuzu felsefe olacak. O hapsolmuşluk içinde hapsedilemez savruluşlarda akacağız.                            

Bir kareliğine gözlerinizi ödünç alıp bir fotoğrafın çıkardığı yolu, yolculuğu paylaşacağım. Belki de hiç yazılmamış o “büyüklere masalları” yazacağım. Di'li geçmiş zamanlarda, bir yerlerde, bir varmış bir yokmuş diyerek.                       

Bir kareliğine gözlerinizi ödünç verir misiniz?     

 

(Fotoğrafları daha büyük boyutta görmek için üzerlerine tıklayınız)

Fotoğraf:       Bora Çınar

Fotoğraf:King Douglas

Fotoğraf:Erol Ayyıldız

Fotoğraf:Ali Haydar Ceylan

Fotoğraf:Izidor  Gasperlin

                                                        

 

 

 

 

Copyright © 2013 by Simurg Medya. Tüm Hakları Saklıdır.

elektrik malzemeleri