10
Kasım

Tüm dünya sular altında kalmışken hayatta kalmayı başarabilen zeytin ağacı...

10 Kasım 2014 Yazar: Aykırı Akademi

 

“Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan
        bu memleket, bizim…”

Aybike Serttaş

Ege’de büyümenin aklıma kazıdığı görüntülerden biri zeytin ağacı. Denizin, güneşin, mavi göğün yanında... Zeytin ağacı, birçok efsaneye konu olmuş kutsal bir ağaç. Dünya üzerinde yetişen tüm ağaçların ilki kabul edilir. Cennette iki tane ağaç olduğuna inanılır; incir ve zeytin. İncir ağacı gerçeği temsil eder, zeytin ağacı ise hayatı. 

Roma imparatorluğunda da zeytin, hayatın anlamıdır. Büyük tufanın yedinci gününde, Nuh’un geminin penceresinden dışarıya gönderdiği güvercin, ağzında bir zeytin dalıyla geri döner, yeryüzünde suların çekildiği ve hayatın normale döndüğü böyle anlaşılır. O günden sonra ağzında zeytin dalı tutan güvercin ümidin ve barışın; tüm dünya sular altında kalmışken hayatta kalmayı başarabilen zeytin ağacı, ölümsüzlüğün simgesi olur.

Her ağaç semboldür. Sadece “aptal” romantikler için değil üstelik. Sıkı sıkıya kapatıp önüne onlarca korumayı dizdikleri kapılarının ardında, zekalarıyla baş edemedikleri gençlerden ölesiye korkan büyükler için, yalan haber vererek onları rahatlatan medya mensupları için, kime neden bu kadar şiddet gösterdiğini aslında anlayamayan, içgüdüleri akıllarının önüne geçmiş polisler için de ağaç hayattır. Ağaç, onların da parçasıdır.


Ağaç, sadece solcunun değildir. Sadece ateistin hiç değildir, zaten onlar ağaca da tapmaz. Ağaç, sadece gölgesinde mangal yapmak isteyenin derdi midir? Üzerine adını kazımak isteyen genç aşıkların? Yaprakları rüzgarda hışırdarken altında kitap okumak isteyenlerin midir? 

Ağaç, Allah’a “en en en çok” inananın da malı değildir. 

Ağaç, senden benden önce de vardı. Biz gittikten sonra da var olacak. Ve ağaç hiç değişmedi. Kökleri öyle sağlam ki onun, ne yağmurlar, fırtınalar gördü de eğilmedi. Biraz ısınabilmek için güneşe kendini satmadı ağaç. Dalları kupkuru oldu, ayaz yedi, sabırla baharı bekledi. 

Onlardan öğreneceğimiz çok şey var. Eğer bunca gürültünün, hırsın, kibrin içinde duyabilirsek seslerini. Ağaçlar bize yol yordam da öğretiyor. Zeytin ağacı, dalını sunmuş bize, bir parçasını veriyor fedakarca, barışalım diye. Bu dil değişmeli, bu kavga bitmeli, o büyük adamlar zeytin dalını uzatmalı artık, çünkü “bu cehennem bu cennet bizim”...

 

 

 

 

 

Copyright © 2013 by Simurg Medya. Tüm Hakları Saklıdır.

elektrik malzemeleri