19
Ekim

Voca People ile Söyleşi

19 Ekim 2014 Yazar: Işıl Gerek | Köşe adı: PAZAR SÖYLEŞİLERİ
Tüm Yazılar

 

Youtube’da yayınladıkları videolarda seslendirdikleri a cappella şarkılarla keşfettik onları. Beyaz kostümleri, makyajları, dansları ve sevdiğimiz şarkılara getirdikleri farklı yorumla dilden dile yayıldılar. Dünyaya sevgi ve müzik getirmeyi amaçlayan bu neşeli ve enerjik uzaylıların yolu geçtiğimiz akşam İstanbul’a da düştü. Baba, Görevimiz Tehlike, Pembe Panter gibi klasikleşmiş filmlerin müziklerinden, Maroon 5, Adele, Lady Gaga gibi popüler isimlerin şarkılarına, Beatles ve Michael Jackson’ın ezbere bilinen parçalarından, Beethoven ve Tchaikovsky’nin eserlerine uzanan geniş bir repertuvarla sahne alan Voca People, yaklaşık bir buçuk saat süren performansıyla dünyada keyifli zamanlar da geçirebileceğimizi hatırlattı. Voca People’ın seyirciyi kucaklayan, mizah dolu, büyüleyici performansından önce ben de bu sevimli uzaylıların kulisine misafir oldum. Voca People’ın Dünya’daki macerasını topluluğun müzik direktörü Shai Fishman’dan dinledim.


 

Söyleşi: Işıl GEREK


Voca People’ı biraz tanıyabilir miyiz? Grubun bir araya gelmesi 2009 yılına dayanıyor. Müzikal yolculuğunuz nasıl başladı?

Voca People, başarısını tüm dünyaya kanıtlayan, alışılmışın dışında bir müzikal komedi. Gösterimiz şimdiye kadar dünyanın çok farklı ülkelerinde bir milyondan fazla izleyici tarafından izlendi ve Youtube’da yayınladığımız klipler 50 milyondan fazla kişiye ulaştı. Fikir şöyle ortaya çıktı aslında. A cappella ile modern beat-box dediğimiz türü harmanlayan bir gösteri hazırlamak istedik. Yaklaşık beş yıl önce ortağım Kalfo ile becerilerimizi birleştirdik ve çalışmalara başladık. Kalfo, yönetmen, aktör ve komedyen. Benim uzmanlık alanım ise a cappella ve müzikal düzenlemeler. Böylece Voca People ile birlikte sadece vokallerden oluşan kocaman bir orkestra yarattık.


A cappella performanslar özellikle son yıllarda insanların ilgisini çok fazla çekiyor. Ama siz dünya çapında bir fenomen haline geldiniz. Grubunuzu bu kadar farklı kılan nedir?

Voca People’ın klasik bir a cappella sound’una sahip olduğunu söylemek yanlış olur. Biz seslendirdiğimiz popüler şarkıların çok iyi bilinen müzikal yapılarını koruyarak ve öne çıkararak orijinal düzenlemeler yapıyoruz. Bir anlamda, Voca People’ın kendine özgü bir müzik dili olduğunu söyleyebilirim. Gitar, nefesli çalgılar, vurmalılar, baslar gibi çok çeşitli enstrümanları insan sesiyle canlandırıyorlar. Gösteriye yenilikçi bir yön veren ve böyle büyük bir başarıya taşıyan ise bir hikâyesinin oluşu. Voca People ile birlikte yeni bir esin kaynağına ihtiyaç duyan bir alana benzersiz bir katkı sağladığımızı düşünüyoruz.


Sahnede sadece müzik icra etmekle kalmıyorsunuz. Performanslarınızı şova dönüştürüyorsunuz ve kostümlerinizle, makyajlarınızla teatral bir üslubunuz da var. Sahnede sizi izleyenlere nasıl bir hikâye anlatıyorsunuz?

Voca People, Dünya’ya zorunlu iniş yapan uzaylıların, uzay gemilerini yeniden şarj edebilmek için ihtiyaç duydukları müzik enerjisini bulma noktasında başlarından geçenleri anlatıyor. Yani onlar bu dünyadan değiller, Voca gezegeninden geliyorlar ve vokal becerileri de insanlarınkine çok da benzemiyor aslında. Yaklaşık bir buçuk saat süren bu gösteri boyunca Vocalıların insanlarla ilk karşılaşmalarını, insanların dilini, dünyadaki müzik tarihini öğrenmelerini müzikal bir uyumla, danslarla ve mizahla anlatıyoruz. Elbette interaktif bir şov. Seyircilerle iletişim kuruyoruz, onları da gösterinin bir parçası haline getiriyoruz.


 

Güzel bir felsefesi de var bu grubun. “Müzik hayattır, hayat müziktir.” diyorsunuz. Sahnede diller, kültürler hatta gezegenler arası bir köprü kuruyorsunuz. Peki, Voca People’ın dünyadaki macerası nasıl gidiyor? Dünyada olup bitenlere şaşırdıkları, üzüldükleri oluyor mu? Yaptıkları müzikle dünyalıları iyileştirebileceklerine, buradaki yaşamı değiştirebileceklerine inanıyorlar mı?

Dünyadaki şiddet, adaletsizlik ve savaş haberleri bizleri elbette çok üzüyor. Bizim gösterimiz tamamen sevgiye ve birlikte uyum içinde olmaya dayanan keyifli bir macera, bir yolculuk. Müziğin çok güçlü bir enerji kaynağı olduğuna inanıyoruz. Müziğin hayatın sürdürülebilirliği için çok önemli olduğunu, ortak hedeflere ulaşmada insanları buluşturduğunu, neşe ve birliktelik duygusu kazandırdığını düşünüyoruz.


Peki, Voca People’a göre dünyalıların en büyük sorunu ne?

Voca People’ın insanlarla ilgili kesin ve net yargıları var mı, tam olarak emin değilim. Vocalılar, dünyalılarla birlikte bir maceranın parçası oluyorlar ve insanların içlerindeki müzik sevgisini, müziğin ne kadar güçlü bir enerjisi olduğunu ortaya koymaya çalışıyorlar. Vocalılara göre müzik, insanları iyileştirebilir, kültürlerarası farklılıkları bir araya getirerek bir çatı altında toplayabilir ve insanlar arasında benzersiz bir dil ve bağ kurabilir.


Peki, Voca People Türkiye’yi ve buradaki kitleyi nasıl buldu?

Voca People’ın Türkiye’ye iner inmez büyülendiğini söylemeliyim. Türkiye’de inanılmaz bir müzikal çeşitlilik olduğunu fark ettik. Türkiye’deki insanların sıcakkanlı ve nazik insanlar olduğunu hep duyardık. Burada kaldığımız süre boyunca insanların Türkiye ile ilgili böyle söylemelerinde ne kadar haklı olduklarını anladık. Umarız onlar da bizim performansımızdan keyif almışlardır.


Biraz da repertuvarınıza değinelim istiyorum. Tüm dünyada tanınan ve bilenen şarkıcıların hit olmuş şarkılarını seslendiriyorsunuz. Şarkı seçimlerini ve düzenlemelerini nasıl yapıyorsunuz?

Ben, Voca People’ın gösteriyi izleyen insanlarla bir uyum ve bağ içinde olmaları için onlara yardımcı olmaya çalışıyorum. Gösteriyi Çin’de izleyen bir çocuk da, İspanya’da izleyen bir dede de keyif alabilmeli. Tüm dünyada tanınan, beğenilen şarkıcılar ve onların en sevilen şarkıları üzerinden gidiyoruz. Birçok aranjörün cesaret edemeyeceği ölçüde risk alarak şarkıları baştan düzenliyorum. Çünkü ister istemez insanlar orijinalleriyle kıyaslayabilirler diye böyle söylüyorum. Beatles, Queen, Michael Jackson’ın şarkılarının düzenlemelerini yaparken kendi hayal ettiğim ile orijinalinin sahip olduğu büyü arasındaki dengeyi kuramasaydım, kesinlikle başarısızlıkla sonuçlanırdı. Tabii şu da çok güzel bir avantaj sağlıyor. İnsanlar şarkıları bildiklerinden eşlik edebiliyorlar. Daha ağzımızdan bir kelime çıkmadan, onun hangi şarkı olduğunu anlayabiliyorlar. Çünkü şarkıların özünü bozmamaya çok özen gösteriyorum. Mesela “We are the world” ile açılış yapıyoruz, o meşhur ziller çalmaya başladığı anda insanlar bizim hangi şarkıyı söylediğimizi tahmin ediyorlar. Hemen gösterinin bir parçası haline geldikleri için de çok daha fazla keyif alıyorlar.
 

Voca People bir gün gezegeni bırakıp temelli Dünya’ya yerleşmeyi düşünüyor mu? Yoksa bu gezegenler arası yolculukları hep sürecek mi?

Voca People dünyayı gezmeye devam edecek. Gezegendeki muhteşem müzikleri keşfetmeye, birlik, sevgi ve iyi müzik mesajları vermeye devam edecek. Elbette gelecek ne getirir bilinmez ama dünyalıların sevgisi ve müzikal enerjileri devam ettiği sürece, Voca People onlarla olmaya devam edecek.


Tüm dünyayı gezen, konserler veren bu sıra dışı topluluk, Dünya’ya yerleşecek olsa, nerede yaşardı?

Ah, bu zor bir soru. (Gülüşmeler) Şimdiye kadar gezdiğimiz birçok yer bizi çok etkiledi. New York’da Off-Broadway’de bir yıldan uzun bir süre kaldık, Paris yine en favori şehirlerimizden, her yıl mutlaka gidiyoruz. İstanbul da bizi inanılmaz etkiledi. Eskiyi ve yeniyi, yereli ve küreseli, Avrupa’yı ve Asya’yı bir arada görebileceğiniz bir şehir. İnanılmaz büyük ve gösterişli. Ama Vocalılar macerayı sevdikleri için ve sürekli yeni yerleri keşfetme arzusunda oldukları için kesin bir şey söylemem çok zor.
 

Son olarak dünyalılar için bir mesajınız var mı?

Savaşmayın, müziğe kulak verin. Her gün şarkı söyleyin!

 

Voca People konserinin sonunda sürpriz bir buluşma da gerçekleşti. Yaptıkları sıra dışı performanslarla bizleri her defasında şaşırtmayı başaran Boğaziçi Caz Korosu, Voca People’ı kulisinde ziyaret etti. Boğaziçi Caz Korosu ile birlikte Stevie Wonder’ın sevilen şarkısı Superstition’ı doğaçlama seslendiren Voca People, koronun söylediği folklorik eserlere eşlik etti, koronun performansı karşısında çok etkilendi. Boğaziçi Caz Korosu’nun ortak bir proje için şimdiden söz aldığı buluşmadan geriye ise işte bu gülen yüzler kaldı.

Fotoğraflar – Mert GEREK

 

 

 

Copyright © 2013 by Simurg Medya. Tüm Hakları Saklıdır.

elektrik malzemeleri