17
Eylül

Ne kadar yanımdasın, yolumda? Her şey ne kadar yolunda? Ya bozulursa?

17 Eylül 2014 Yazar: Jehan Barbur | Köşe adı: KUR-DEŞEN
Tüm Yazılar

 

Jehan Barbur

Evin içinde vapur sesi, evin içinde kalp çarpıntım, çekilen sifonun asaletsiz şırıltısı, ifraz, ocağın çıt çıtı, kahvenin bardağa boncuklanması, kapı zili-çelimsiz-evde iki kişi…

Ne kadar buradasın bilmiyorum, ne kadar yanımda, ne kadar uzağımda? Kediler birbirleriyle çiftleşiyorlar çatıda, kuşlar pervasız, tek sadakatlim karga… Ne kadar benimlesin burada, yanımda?

Rakı içelim mi? Sevişelim sonra… Kediler ırzda, arazda.

Bi düşüyorum ki kendi içime, gürültü çıkmıyor, duymuyorsun, ağlamak ne kelime; ben gülüyorum çokça, sesim kısılıyor, öpüşemiyoruz. Bileğim düne göre daha ince; canım çikolata istiyor, kesme şeker kırıyorsun cezveye, kahve dört taşım kaynıyor; sabrım sarsılıyor. Biz iki kişiyiz evde, evlen benimle? Nikâhlın olayım, Türk filmi izleyelim döş döşe… Ev döşeyelim, ağlayalım birlikte, sen uyu benden önce. Sonra soyunayım.

Kediler çatıda, birbirlerine sövmekte, çiğ et yemekten hadsizleşmişler. Açlar, açıktalar, uykuları tekinsiz ama ağır yorgunluktan. Evlen benimle?

Ne kadar yanımdasın, yolumda? Her şey ne kadar  yolunda? Ya bozulursa?

Çarşafları değiştiriyor gündelikçi, bir genelevin kaç kez değişir şiltesi? Yağmur yağsa saçlarım bozulacak korkusuyla yürüyemiyorum dışarıda, sen hala sifonu çekiyorsun… Belim incelsin istiyorum, içelim bütün gece, gözlerimin iki yuvası var, çıksınlar oradan.

Martılarla kargalar dövüşüyor çığlıkla, ama sen vurmazsın bana.

“Sadece kağıt para giriniz” diyor jetonmatik Fransız’a.

Aval aval bakıyor adam, ama endamlı, boylu poslu, adam…

Pos makinesinden kalan paramı çekiyor çikolata satıcısı, sen cezveye iki kesme şeker kırıyorsun, yapma!

Annemi görür müyüm bu ay, yalnız mı çokça?

Babam vardı bir de, oldu on iki yıl görmeyeli. Nasıl bir yatakta seviştiler ve doğurdular beni?

Kutular var evde ve eski sevdiceğimin yazdıkları içinde. Ne kadar durdu yanımda, ne kadar benle, benimle?

Ellerim güzel, avurtlarım girintili, senin bileklerin deliksiz, farklıyız işte, ama evlen benimle. Kapıdan sen taşı çift kişilik koltuğu, salona, sırtında. Sırtlan olmaz bizim buralarda. Kentin ortası. Kalk gidelim köye, üç de köpek alalım verandaya. Köyde, veranda?

Evde iki kişi…

Nasıl gülebiliyorsun böyle? Gözlerin kısık, kasığın içe dönük, ellerin havada, kadehin boş. Hoşsun ama! Nasıl ağlayabiliyorsun içine yer ettiğinde. Ben kimim? Ne kadar durursun benimle? Ellerimle? Omuriliğimin çizdiği sırtımı severim, saklarım her gece. Bir gün sana yeni bir şey gösterecekmişçesine.

Bu işte… Evden çıkıp kaldırım değiştirince böyle... Aklım sussa, ağzım durmuyor.

Biz iki kişiyiz evde… Yoksa anlatamazdım.

 

Jehan Barbur'un diğer şiir ve yazılarını okumak için;

Yeri Gelir Sancır

Belki Sırf Bu Yüzden

Sana Dokunabilmiş Olsam

Batmıştır Yüreğime ve Hasreti Her Daim Canımı Acıtır

Birleştir Birleştirebilirsen...

'Sevgili Okur'... Sana bunları anlatmaya ihtiyacım var...

Etraf Ne Desin?

Ya Bugün Sonsa?

Başkasının Hikayesi

Vapurla Fayton Arası Bir Yerde...

 

 

 

Copyright © 2013 by Simurg Medya. Tüm Hakları Saklıdır.

elektrik malzemeleri