15
Ağustos

Kendini Görürken Görme Farkındalığı…

15 Ağustos 2014 Yazar: Aslıhan Kazancı | Köşe adı: GÖKADA
Tüm Yazılar

 

Aslıhan Kazancı

1 metre, ışığın boşlukta 1/299.792.458 saniyede aldığı yol olarak tanımlanmıştır. Parametreler; ışık, boşluk ve zaman. Işığı tanımlayan boşluk ve zaman mı? Boşluğu tanımlayan ışık ve zaman mı? Zamanı tanımlayan ışık ve boşluk mu? Her soru evet yanıtını alabilir ya da hayır. Aynı mesele 1 metre henüz 1 metre olarak bilinmediğinden beri ve henüz bilmediğimiz bir birim geliştirildiği zaman da hala ve muhtemelen sorgulanıyor olabilir. Her bir parametre birbiri içinde türevlenerek limitsiz bir açılım sunabilir. Bilim, felsefe ve sanatı çok uzun zamandır etkileyen bu açılım zihin büken bir deneyim yaratıyor. Bu sıçrayış; 1 metre/ışık hızı kadar bile sürse buna değer.

Amerikalı sanatçı James Turrell ışığın yarattığı algıyı ve maddeselliğini analiz edenlerden. Çalışmalarıyla gözlemciyi; ışık ve ışığı dahil ettiği diğer elementlerle birlikte değerlendirmeye yönlendiriyor.  Bu deneyimin diğer temel elementleri mekan ve zaman olarak düşünülebilir. Kendini görürken görme farkındalığını birçok biçimde işleyen Turrell’in Wide Out ve Aten Reign çalışmalarından bahsedeceğim.

Wide Out Turrell’in “Ganzfeld” tipinde tanımladığı çalışmalardan. Almanca terim derinlik algısını kaybederek gelişen bir çeşit beyaz körlüğü ve aynı zamanda duyuların algıladığı uyarılar minimumdayken duyular dışı algılamayı ifade ediyor. Turrell böylece tasarladığı aydınlığın belli bir zaman içinde yarattığı optik, duygusal ve sezisel etkilerini sergiliyor. (Eğer bir şey sergiliyorsa). Görsel materyal tsunamisi yaşadığımız bir çağda bir eserin incelenme süresi 12 saniyeyi geçmiyorken, Turrell bir şekilde hem bu anlayışı eleştiriyor hem de sunduğu bütünle gözlemcisini bu eleştiriye aktif bir şekilde dahil ederek bir direniş başlatıyor. Böylece  gözlemci bilinçli ya da bilinçsizce deneyin bir parçasıymış gibi mekanın bütünüyle bir işbirliği içine giriyor ve bir süre kendisiyle/kendinde gerçekleşecek değişimi bekliyor.

Turrell lisans eğitimini algısal psikoloji dalında özellikle Ganzfeld Etki’si üzerinde çalışarak tamamlamış, belki de sadece bunu bilmek ve bunu bilerek  tasarımına dahil olmak gözlemcide ön bir beklenti yaratıyor ve Wide Out’la belli bir süre işbirliği yapmayı tetikliyor. Wide Out dışarıdan bir gözlemci tarafından;  topografyasında yükseklik farklılıkları olan mavi bir ışınım bütünü olarak betimlenebilir. Diğer yandan işbirliğine giren gözlemciler ise bir çeşit atmosfer değişimiyle ışık yığıntısının gücünü hissederek ışığı yavaş yavaş maddeymişçesine fiziksel hissediyor. Belki ön beklenti zihni bunu yapmaya yönlendiriyor belki de hakikaten tepkime bu ya da sunumun kendisi de hangisi olduğunu sorgulamak. Sonuç olarak Turrell’in ışık heykeli(ki bu aslında tüm mekan); zihinde tekleşen ve monotonlaşan mekanda, sensör insan ve sensör insanın merak dürtüsünün yatay beyaz körlükte vakit geçirmesiyle bir dönüşümü yüklüyor.

Turrell’in ikonik çalışmalarından bir diğeri ise Guggenheim müzesinin ikonik rotundası için tasarladığı Aten Reign yerleştirmesi. Müzeyi biricik yapan rotunda fikrini ve algısını, Turrell yaptığı çalışmayla bambaşka bir şey’e dönüştürüyor. Frank Lloyd Wright’in tasarladığı Guggenheim Müzesi mimari heykelsiliğinden, sergilenen eserleri gölgelemesi konusunda eleştirilmiş ve yine aynı sebepten biricik olmuştur. Lloyd’un mimar olarak kibirli sayılabilecek yaklaşımı müze mimari etiğine aykırı bulunmuştur ama bu sefer Turrell ünlü rotundayı işgal ederek Guggenheim’a beklenmedik bir kimlik kazandırıyor. Turrell’in bu müdahalesi belki sadece müzenin mimarisini incelemek için gelen kimseler için bir süre hayal kırıklığı yaratmış olsa da aynı zamanda aynı kimseler için yeni bir fikir ekimi yaratıyor ve müzeye salt müze oluş işlevini kazandırıyor. Rotunda kesitinin yukarı doğru genişleyen tapınaksı biçimine aksi biçimde bir strüktür ve yerleşim öneren Turrell yeni bir kimlik ve bellek sunuyor. Rotunda çevresinde yükselen sergi rampaları yerine Guggenheim ilk defa yalnızca giriş katında deneyimlenmeye başlıyor.

Aten Reign yani Antik Mısır’ın Güneş Diski Egemenliği, Guggenheim rotundasında yeniden hüküm sürüyor. Bu sefer mekanı tanımlayan yalnızca ışık, varolan okülüs aksında giriş katına kadar uzanan birbiri içine geçmiş eliptik ışık. Tüm gün giriş katında vakit geçirebilecek olan gözlemci spirallerdeki renk değişimini, aykırı geometrik müdahaleyi, birbirine kenetlenen eliptik ışık ilişkisini gözlemleyebilir, bu yansımayı kendi içine doğru yaşayabilir ve bir çeşit iç bakışa yönelebilir. Aynı zamanda pilot lisansı olan Turrell’in kendinin deneyimlediği yukarıdan görüşlerin soyut ifadesini Guggenheim’ın sınırları içinde sunduğu dikey derinlikte bulabilir. Wide Out’ta derinliksiz, düz ve tek bir deneyim; Aten Reign’de ise derinlikte gerçekleşen renk spektrumunun akışının halüsinasyonunu sunuyor Turrell belki de. Belki de tüm bu suni girişim; farkındalığı kaybedilenleri yeniden kazanmak, doğayı ve kendini yeniden keşfetmeye yönlendirmek için. Turrell biriktirdiklerini kompakt bir şekilde pür ve çarpıcı biçimde aktarıyor: yalın olanı yeniden fark etmenin darbesi. Eserle;  ışık ve boşlukta, tasarlanmış yeni bir zamanda işbirliğine giren gözlemci yüksek ihtimalle farkındalığını kaybettiği her bir metrekareyle 12 saniyeden daha uzun ya da yeni bir 12 saniyede işbirliğine yönelecektir. 

Arslan Sükan’da GÖRÜNmeyEN sergisi ile görünen fakat görünmeyeni işleyerek görünürleştiriyor ve bizzat içeriğin kendi olarak sunuyor. İçmimarlık ve fotoğrafçılık eğitimi alan Sükan; GÖRÜNmeyEN serisinde eğitimini aldığı her iki disiplinin teorik ve pratik katmanlarını işlemiş ve iki disiplinin somut ve soyut heterojen karışımını oluşturmuş. GÖRÜNmeyEN serisi; sanat jargonunda “beyaz küp” olarak ifade edilen sergileme alanlarının, sergilenenler olmaksızın dijital ortamda yeniden yapılandırılmış halini görünür kılıyor. Bu durumda mekan bağlam olmaktan çıkıp, sergilendiği başka bir bağlamda içeriğe dönüşüyor. Bir fizik probleminde sürtünmesiz kabul edilen bir ortam için oluşturulan yüzlerce problem yerine sürtünmeyi probleme dahil ederek problemin kendisi yapmak gibi. Sükan, internet ortamında bulduğu sergi mekanlarından sanat eserlerini tasfiye edip bir takım dijital düzenlemelerle manipüle ettiği mekanlarla gözlemcisine yeni bir işbirliği öneriyor. Turrell’in Guggenheim’a yaptığı +3 boyutlu müdahaleye benzer bu girişim; zaman, mekan ve hatta ışığa çizdiği yeni rotayla iki boyutlu sunum üzerinde başka bir boyut sorgulaması. Sükan, girişimini ikinci el sunumun orijinal esere dönüşmesi olarak da ifade ediyor. Bir çeşit türev. Dualitenin farkındalığında gelişen yeni bir formülasyon. Tanıma-tanımama, görünürlük-görünmezlik, farkında-bilinçsiz olma hallerinin açılımı. Süregelen farkında yada farkında olmama hali sorgulanabilir, İsimsiz olarak adlandırılmış mekanlar yeniden keşfedilebilir ya da hayalde yeni isimlerle yeni mekanlara dönüşebilir, görünmez olanlar görülmeye başlandıktan itibaren her bağlamda limitsiz yeni bir arayış başlatabilir, sanat eseri içermeyen artık yeni  sanat eseri olan beyaz küpe gözlemcinin zihnindeki imgeler/eserler yerleşebilir ve bu illüzyon geçmiş ve geleceğe  yeni “1 metreler” önerebilir.

 

Neyi görüyoruz ve görmüyoruz ve neden görmüyoruz? Bazı şeyleri gördüğümüz halde neden görmüyoruz? Bazı şeylerin farkındalığını kazanmamız için “ikinci el müdahaleler” ve “algıladığımızdan daha fazlası var” uyarılarına ihtiyaç duyduğumuza göre bir sorun var. Bu durumda özellikle daha da görünür ve görünmez kılınanlar açısından daha ciddi bir sorun var. Ama zırvalaya durduklarımın ne önemi var ki, daha seçimsiz seçimler var önümüzde. Görünür ve görünmez seçimler. Öte yanında görünür ve görünmez vahşetler sürerken.

 

 

 

Aslıhan Kazancı'nın diğer yazılarını okumak için;

Düş

Hepimiz Birer Rückenfigürüz, Bizi Görecek Olan Geleceğin Gözünden...

Nick The Copper

Ressam Yunus Emre; Balaban

Kötü Kötülüğünü Sunarken Sadece 'Seyredekalma Hali'

Adeta Bir Düşünce, Müzik, His Gibi Yayılmışlar Atmosferde; Çingeneler

Fani Olduğunu Hatırla; Momento Mori...

Soyut Varoluş

 

Copyright © 2013 by Simurg Medya. Tüm Hakları Saklıdır.

elektrik malzemeleri