16
Temmuz

“Ankara'dayım, bu kentte sigaranın zararı yok” diyen Cemal Süreya'ya inat -bana- İstanbul'da bir sigara.

16 Temmuz 2014 Yazar: Aykırı Akademi

            “Tütün zahirde güzel bir kıza benzer, hakikatde korkunç bir heyûlâdır.”

Resimli Ay, 1928

 

Kaan Koç

Lise başındayım. Aşığım.

Aslında “sigara”ya dair bir yazı için yukardaki 3 kelime tastamam yetebilirdi. Fakat içimden neler döküleceğini merak ediyorum; devam ediyorum bu yüzden. Devam ediyorum o 3 kelimeyi yakıp açarak; bir gün okuldan çıkmış eve dönerken, bir alt sokağa saptım. Yürüdüm biraz ve hızla daha önce hiç girmediğim o bakkala adım attım; insanların kendileri için bir paket sigarayı nasıl satın aldıklarına dair bir tecrübem yoktu, biraz da suçluluk duyuyordum sanki. Kendime güveniyormuşum izlenimi vermek için özel bir çaba sarfetmem gerekiyordu; sesimi tok tutmaya çalışıp omuzlarımı diktim ve bir paket sigara istedim adamdan. Cümle ağzımdan biraz garip çıkmış olacak ki tekrarlattı bana cümlemi; ya da adam, hayatında ilk sigarasını alan çocuklara karşı acımasız bir mizah anlayışına sahipti. Çıkıp yürüdüm; kimsenin beni öyle görmesini istemiyordum. Hemen eve, hemen odama, hemen bir Ahmet Kaya şarkısı ve sigara. Hala gözümün önünde o günkü çocuk ve sigara; kolumu pencerenin pervazına koyup dolu dolu çekiyordum içime. Öksürmedim de. Sigaranın öksürttüğü koca bir palavradır!

Fakat olacaktı olmakta olan; hayatta “olacak olanın olması” palavra değildir. Evin kilidi kapının içinde gerinerek döndü, annem dönmüştü işte. Sigarayı söndürüp aşağıya attım, gürül gürül çalan Ahmet Kaya'nın sesini biraz kıstım ve bekledim odama uğramasını, sanki hiçbir şey yokmuş gibi. Geldi de annem. Geldi ve ağzından, taşınırken sallanan bir bardaktan fırlayan bir su damlası gibi, hayal kırıklığı - üzüntü birleşimi şu cümle sıçradı; “sigara mı içtin sen?” O damlacığın bardaktan kurtulması hesapta olmayan bir şeydi; sigaradan hep nefret etmiş, evdeki herkesin sigaralarını kırmıştım yıllar boyu. O damlacık titreyip zıpladıktan sonra da hızla yere indi, zemine çarpıp paramparça oldu ve ağlamaya başladım. Gözyaşı nöbeti gibi bir şeydi geçirdiğim; ne yazık ki teorisinde iyi olsam da pratiğini asla başaramadığım bir konu oldu daima ağlamak. Ağlama sanatına asla vakıf olamadım. Ve o günkü gözyaşlarımın içinde, annemi sarsmış olmanın acısıyla birlikte biraz da, tıpkı ağlayan herkes gibi bende de, bir umut bir affedilme bir çıkış arayışı vardı sanki. Neyse ne...  En iyisi yazımın burasında bir sigara yakmak, 12-13 sene evvelinden şimdiye uzanıp beni tekrar kuşatan o hüznün şerefine!

“Dünyamda sabahleyin aç karına içilen cıgaramın tadı

Ölüm kendinden önce bana yalnızlığını yolladı”(1)

İsa'dan önce 1300'den kalma ünlü Ramses'in mumyası 1979'da Paris'te incelendiğinde bağırsaklarından tütün yaprakları çıkmıştı. Hangi beklentiyle yemişti Ramses tütünü? Pişmanlık duydu mu? İlk kez tütünü tüttürmeyi başarıp bunu bir törene çeviren Kızılderililerdi tamam da “sigara içmeyi” ilk düşünen Kızılderili aşık mıydı? Kolomb'un gemisiyle Küba'ya giden sürgün İspanyol Yahudisi Rodrigo de Jerez, yıllar sonra ülkesine dönebildiğinde bir tütün tirkayisiydi artık. Ağzından burnundan çıkan beyaz dumanlara kimileri haşyet kimileri dehşetle baktı ve kitle yargıyı boynuna yapıştırdı; dumanlar tüttüren Jerez'in içine şeytan girmişti. Jerez hapse atıldı ve ülkesinde tütün tanınana kadar orada kaldı. Jerez'e ziyaretçileri atlet ve donla birlikte sigara da getirdi mi peki? Ya da Bizet'nin Carmen'i, sigara fabrikasındaki işçiliğinden opera salonlarına uçarken, insanlara pekçok gece pekçok sigara yaktıracağını biliyor muydu?

Ta ilk başlarda süs bitkisi diye bahçelere ekilen tütün, öksürüğe, astıma, baş ağrısına, kusma ve aybaşı sancılarına iyi gelen tütün, zayıflamaya yarayan tütün, nefes açan tütün, doktorların ellerinde reklam afişlerine poz verip önerdiği tütün, Nazım'a göre yalnızlığın tadına benzeyen aç karına tütün, Kieslowski'nin sinemayı bırakırken “şimdi evime gidip sigara içeceğim” diyerek bir uzak sevgiliye benzettiği tütün, barbarlara özgü sayılan tütün, 17. yüzyıl Rusyasında içenlerin burnunun kesilip kırbaçlanmasına sebep olan tütün, kanser eden tütün, annemizi gece uykularında karabasan gibi öksürten tütün. Annemiz, babamız ya da adına sevgi dediğimiz bir canlının her öksürüğünde bize kendini pazarlayabilen tütün; yakıyorum. Ölümü reklam amaçlı güzel kullanan kısrak; yakıyorum.

Yakıyorum; gecenin içinde çıtırtılar çıkarken, göğsümün genişlediğini hissediyorum. O lise günü “onuruna” sigara tutuşturduğum ilk sevgilimin birkaç yıl önce sigaraya başlamış olmasına yakıyorum. Sigara; keder köprüsü. Sigara; kül sarmal.

"biz tütünü öküz için icad ettik; sürerken bir cıgara içimi dinlensin diye"(2)

Sigara üstüne yazılacak çok hikaye, çok deyiş, çok “bilgi” var. Oysa biliyorum ki bir sigara yakmak hepsinden daha tatmin edici. Tütün düşmanı Hitler'in onu bir “Yahudi komplosu” olarak görmesine inat bir sigara. “Bırak” diye diretenlere inat bir sigara. Acziyetle giriştiğimiz ömür uzatma tekliflerimizin yanıtsız kalan “sen bırakırsan ben de bırakacağım” cümlesine inat bir sigara. Yıllar yılı büyüklerden gizli içilen sigaraya, çarpıklığını anlatsak sayfalar sürecek bir dönemki “evlerin hep kapalı kalan ve yalnız misafire açılan salonlarındaki” kaseye doldurulan ikramlık sigaralara, “Ankara'dayım, bu kentte sigaranın zararı yok” diyen Cemal Süreya'ya inat -bana- İstanbul'da bir sigara. İstanbul'da sigaranın zararı var.

“mesut sanmak için kendimi

ne kâğıt isterim, ne kalem;

parmaklarımda cıgaram,

dalar giderim mavisinden içeri

karşımda duran resmin

...” (3)

Sigara, evet, hiçbir şeye iyi gelmez. Gelmez ama bir otobüs garında uzun bir doğu yolculuğu için bekleyen adam, binmeden önce son bir sigara içmezse delirir. Yorgun anneler bir kahve yapıp yanında sigara ateşlemezse delirir. Liseli aşıklar, kör sevdaya sigaranın iyi geleceğini umut etmezse delirir. Sigara hiçbir şeye iyi gelmez ama biraz sakinleştirir.

 

Kaan Koç'un diğer yazılarını okumak için;

Balkon Konuşması

Yazıyı Kesen Bıçak

Buruştur At Bu Mektubu

 

 


(1) Kocalmaya Alışıyorum, Nazım Hikmet

(2) Oktay Rıfat

(3) Dalga, Orhan Veli

 

Copyright © 2013 by Simurg Medya. Tüm Hakları Saklıdır.

elektrik malzemeleri