31
Mart

Adı Karanfil ki Suçu Rengidir...

31 Mart 2014 Yazar: Orhan Gökdemir | Köşe adı: LE'BİDERYA
Tüm Yazılar

 

Haziran’dı, sıcaktı, yasal mermisiyle bir adam yaklaştı. Yerde yatan çocuk güneşe son kez baktı. Mırıldandı; Adı karanfil ki suçu rengidir…

 

Orhan Gökdemir

 

Mektepten kaçtı bir çocuk, birden işitilmez oldu ayak sesleri. Gölgesi bir sokağa saptı, deniz kenarına gidip fena çocuklarla konuştu. Kuş tuttu, duvarlara fena resimler yaptı. Anlaşılan fena çocuktu.

Evden kaçtı bir çocuk, bilmediği sokaklarda bir başına dolaştı. Gönlü öylesine geniş, öyle ferah, ilk defa görmüş gibi dünyayı, baktı yeryüzüne. İlk defa ışığında ıslanmış gibi baktı güneşe. Bir ıslık tutturdu, bir kutuya tekme attı. Kapıların zillerini çalıp kaçtı. Anlaşılan fena çocuktu.

Deniz yok olursa dedi bir çocuk, balık kaybolursa… Orman yok olursa, ağaç kaybolursa, ne derim benden sonraki çocuklara?  İnsanlar kaybolurken gözaltılarda dedi bir çocuk, çöllerde boğulan nehirler nasıl varır okyanuslara? Anlaşılan fena çocuktu.

Bütün fena çocuklar toplandı sonra şehrin meydanında, kitapları, türküleri, bayraklarıyla. Dalga dalga aydınlık oldu, yürüdü karanlığın üstüne. Zapt etti meydanları. Vurulanlar, düşenler oldu ki fena. Ve en fenası, içlerinden biri, elinde bir güneş gibi taşıyıp yarasını, yıktı şahmeran'ın mağarasını.

Bir çocuk verildi toprağa, misketleri ve elinde ekmeğiyle. Sapan da vardı yanında ki anlaşılan fena çocuktu!

 

EKMEĞE BULAŞAN KAN

Hazirandı, sıcaktı. Çocuklar toplanmıştı alana ki uçsuz bucaksız; son kalan üç ağaç devletten korunacaktı.

Sonra bir namlu aydınlandı, bir cop havaya kalktı, su gibi duru bir kız yüzüne çarpan suyla kapaklandı yere, bir çocuğun kanı aktı.

Zarar gören malların dökümü yapıldı sonra. Rakama döküldü, faturası çıkarıldı. Devlet, kayıplarının bedelini yere kapaklanan kızdan ve kanı akan çocuktan alacaktı.

Okmeydanı’nda bir çocuktu o sırada, daha 14 yaşında. Baktı, başının arkasında devletin açtığı bir yara… Yarası ağır, yasal bir mermi değmişti başına. Sımsıkı sarıldı elindeki ekmeğe, 15’ine basmayı düşünürken, düştü boşluğa. Ekmeğe yine kan bulaşmıştı.

Annesi sımsıcak bir ekmeği kavrar gibi kavradı elini 290 gün sonra, ‘Ben sensiz ne yaparım, bırakma beni’ dedi. Bıraktı, gitti. Ekmeğe yine kan bulaşmıştı.

Hazirandı, sıcaktı. Bir çocuğun kanı aktı, sonra bir çocuğun daha, sonra bir çocuğun daha… Hazirandı sıcaktı, sokaklardan çocukların kanları aktı.

Deniz yok olursa diyor bir çocuk /Balık kaybolursa/ Ne derim benden sonraki çocuklara? Adnan Yücelcesidir bu sokaklarda akan çocuk kanının.

Sahi, ne deriz bizden sonraki çocuklara, akan kanı sorarlarsa?

Deriz ki onlara;

“Adı karanfil ki suçu rengidir

Özgürlük dilinde bir imge

Tutsaklık dilinde bir söylencedir

Karanlıkta bir el koparır dalından

Artık ölüme varmış bir işkencedir…”

Haziran’dı, sıcaktı, yasal mermisiyle bir adam yaklaştı. Yerde yatan çocuk güneşe son kez baktı. Mırıldandı; Adı karanfil ki suçu rengidir…

 

HAZİRAN’DA ÖLMEK ZOR

“sokaktayım 

gece leylâk 

ve tomurcuk kokuyor 

yaralı bir şahin olmuş yüreğim 

uy anam anam 

haziranda ölmek zor!” 

Böyle dedi şair, çünkü ustasını bir Haziran gününde uğurlamıştı.

Sihirli sözcüklerin yaratıcısı Nazım Hikmet Haziran’da…

“Tarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklara” unutulmaz şarkılar bırakan Kazım Koyuncu Haziran’da…

Antakya direnişinde vuruldu, 22 yaşında gencecik bir fidandı. Abdullah Cömert Haziran’da.

Ankara direnişinde polis tarafından vuruldu. Ethem Sarısülük Haziran’da.

Ümraniye 1 Mayıs mahallesinde yürüyen kalabalığın içine dalan bir otomobil tarafından ezildi. Mehmet Ayvataş Haziran’da

Eskişehir’de aydınlıktan korkan karanlık tipler tarafından dövülerek öldürüldü. Ali İsmail Korkmaz Haziran’da…

Berkin Elvan da düştü Haziran’da, Mart’a dayandı. Yaralı bir şahin olmuş koskoca yüreğiyle, bir öfke seli oldu sonra.

“Hava leylâk ve tomurcuk kokuyor”du yine, Taksim’deki üç ağaç çoktan çiçeğe durmuştu.

“ne anlar acılardan/güzel haziran 

ne anlar güzel bahar! 

kopuk bir kol sokakta 

çırpınıp durur” 

Haziran’dan kalan bir yürek sızısı şimdi, geride kalanlarda.

 

 

 

Orhan Gökdemir'in diğer yazılarını okumak için;

"Sisli Bir İstanbul Yazısı"

"Renklerin Kabahati Değil Hep Griye Çalmamız..."

"Özgürlüğün Rengidir Esmer, Çünkü Pişmeden Özgür olunmaz..."

"Cengiz Unutmaz"

"Zenciler Kötü Kokar Çünkü Üzerine Beyaz Adamın Kokusu Sinmiştir"

Dinler Tarihinde Senkretik Haller/ Dindar Nesile Din Bilgisi Dersleri

Sisler Ülkesi; Komitas'ı Bilir misiniz?

Aşık Bir Çocuk Olarak Doğdu Neşet Ertaş ve Aşık Bir Çocuk Olarak Öldü

Siber Direniş Örgütü; Redhack

 


Kapak tasarımında kullanılan karikatür Paolo Lombardini'ye aittir.

Sayfa tasarımında kullanılan illustrasyonlardan ilki brewolwe.bobiler.org adresinden alınmıştır, diğeri Faruk Tarınç'a aittir.

 

 

Copyright © 2013 by Simurg Medya. Tüm Hakları Saklıdır.

elektrik malzemeleri