08
Mart

Türkiye'nin kadın gerçeği

08 Mart 2014 Yazar: Aykırı Akademi
Tüm Yazılar

 

Doğurganlığın, kadının toplumsal rolü üzerinde sonlandırılamaz etkisi var. Anne, kocasının eşi, babasının kızı oluyor da kadın bir tek kendi olamıyor. Kadın, var olabilmek için yüz yıldır mücadele ediyor.

 

Selnur Aysever

1921 yılından bu yana ülkemizde Kadınlar Günü kutlanıyor. Herkesin bir Kadınlar Günü tanımı ve kutlama biçimi var. Kimi insanlar kadınları yüceltirken, kimileri kadın sorunları üzerine konuşuyor. Kimi kadınlar sokaklarda ölürken kimi kadınlara ise hiçbir şey ifade etmiyor 8 Mart.

Kadının Adı Yok

Geçtiğimiz sene 237 kadın öldürüldü. Gazetelerin 3.sayfa haberleri kadına karşı şiddetle dolu. Tüyler ürpertici bir bilgi: Türkiye’de EĞİTİMLİ her 10 kadından 3’ü şiddet görüyor. Kim bu kadınlar? Yan masadaki iş arkadaşın? Yöneticin? Doktorun? Teyzenin kızı? Yok canım, mümkün değil demeyin. Bilemezsiniz. Çünkü şiddet gören kadınların %50’si, utandıkları için, maruz kaldığı şiddeti söyleyemiyor. Anlatamıyor. Konuşamıyor.

Kadın Dediğin

Kadının annelikle özdeşleşmesi tarihsel bir karmaşa. Karmaşa diyorum, kadın olmak denilince akla doğurmak geliyor. Doğurganlığın, kadının toplumsal rolü üzerinde sonlandırılamaz etkisi var. Anne, kocasının eşi, babasının kızı oluyor da kadın bir tek kendi olamıyor. Kadın, var olabilmek için yüz yıldır mücadele ediyor.

Türkiye, Dünya Cinsiyet Ayrımı sıralamasında 135 ülke arasında 124. sırada. Kadınların yalnızca %27’si istihdam ediliyor.  Çalışma hayatına girmeyi başarmış kadınların da durumu parlak değil. 100 çalışan kadından 55’i sosyal güvencesi olmadan çalışıyor.

Geminin Dümeni Erkeklerde

Elinin hamuruyla erkek işine karışmak isteyen kadınlara yollar kapalı. Bir tane kadın müsteşarımız yok. Bundan rahatsız olan da yok. 81 ilimizin sadece 1’inde vali kadın. 20 bine yakın mahalle muhtarı var. Sadece 65 tanesi kadın! Bir mahalleyi bile yönetmeye izin verilmezken, koskoca il kadınlara bırakılır mı? Mevcutta yalnızca 27 kadın belediye başkanı var. Önümüz seçim, tablo değişecek mi? Hayır. Çünkü kadınlar erkeklerle eşit oranda aday gösterilmediler.

Kadından patron olur mu? Kadın yöneticilerin karlılığı %50 arttırdığı bilinmesine rağmen maalesef 100 kadından 12’si işveren konumunda.

Üniversitelerde durum nasıl? Akademik kadrolarda %41 oranında kadın var. Öğretim görevlisi, doçent, profesör olabilirler ama iş rektörlüğe gelince dur bakalım. Kadın rektör oranımız %6.

Evin dışında yönetilecek ne varsa onu erkek yönetir. Kadına izin yok!

Kadın patron,

Kadın lider,

Kadın yönetici olsun…

Sonra kadın anne,

Sonra kadın çiçek,

Sonra kadın baş tacı olsun…

 

Kadın önce kadın olsun…

 

Kadınlar Günümüz Kutlu Olsun…

 

 


Kapak tasarımında kullanılan illustrasyon; "tunnel of books" (Otaku Kalie)

Copyright © 2013 by Simurg Medya. Tüm Hakları Saklıdır.

elektrik malzemeleri