10
Şubat

Metrelerce ötesindeki Mütareke Evi'nde alınan kararlara boyun eğmiş tampon bölge tutsakları...

10 Şubat 2014 Yazar: Aykırı Akademi
Tüm Yazılar

 

Tarih denen ‘anlar yolculuğu’nun sessiz yolcuları, yüzlerce yıl birlikte sulanmış, asırları deviren yaşlı zeytin ağacının, Anadolu'da sert esen rüzgarda kırılan dalları. Onlar, tekneden bakanların, bir daha asla göremeyeceklerini bildikleri, kan ve gözyaşı altında sırılsıklam olmuş konaklar...

 

İdil Aydar

Terkedilmiş konakların ardarda sıralandığı sokakta, canlı olan tek şey, iki boğaza hapsolmuş bir iç denizin isyankar dalgaları. Lodosun olanca şiddetine aldırmadan bırakılmış ağlar da, ürkütmez onları... Derinlerden kopup gelen canı tez ulaklar, yosun kokulu taş duvarların Kadim Dostlar Tanrısı!

Kuzey Batı Anadolu'nun, pek sık rastlanmayan denize dik sokaklarından birinde, karşı konulamaz özlemleri bir nefeste içine hapsetmiş, zeytin kokulu evler onlar. Metrelerce ötesindeki Mütareke Evi'nde alınan kararlara boyun eğmiş, birer tampon bölge tutsakları... Gelen 'son emir'le tekneye bindirilen gönülsüz mültecilerin, kutsallığı elinden alınmış mabedleri, Mudanya'nın Rum Evleri.

İlkbahar sonunda filizlenen zeytin çiçeklerini heybetli dalgalara, bakanı da engin maviliklere kavuşturan, özgür sokakların sahipleri onlar. Tarih denen ‘anlar yolculuğu’nun sessiz yolcuları, yüzlerce yıl birlikte sulanmış, asırları deviren yaşlı zeytin ağacının, Anadolu'da sert esen rüzgarda kırılan dalları. Onlar, tekneden bakanların, bir daha asla göremeyeceklerini bildikleri, kan ve gözyaşı altında sırılsıklam olmuş konaklar...

Ege'nin zapturapt altındaki suları, artık dalgalı!

Girit'te yanan cehennem ateşinin şahitleri, bir başka mevsimsiz seyr ü seferin yolcuları. Pencereleri çiçeklerle bezeli evleri, çok, çok  uzaklarda. Şimdilerde, Eski Şehir diye anılan Girit'in daracık sokaklarından Anadolu'ya gelmeye hazır da olsalar, Mudanya'ya  gelir miydi acaba gümüş pullu Çipura? Cayır cayır  yanan sokaklardan kaçıp sığındıkları taş duvarların dili kesik, yapayalnız kalan buzukinin çektiği ağıtlayolcu edilmişler çaresiz, karşı kıyıdaki can dostları ise bundan sonra bağlama.

Çocuklar uykuda, uyanıklar sahilde, ışıklar Mudanya’nın estetikten uzak her bir köşesinde. Karanlığa hapsolmus Rum Mahallesi ise, Marmara'nın sularında kutsanmış kadar dingin bu gece. Rum çocukları göçmen bir kuş olup uçalı 92 yıl olmuş, onların yerinde ise Girit'ten gelen başka göçmen kuşlar, Türk çocukları yaşıyor.

1923 Nüfus Mübadelesi'nin üzerinden neredeyse bir asır sonra, geçmiş bilgelerin, gelecek çocuklarıngözlerinde ışık olmuş.

Her ne kadar,  Türkiye'de "Gavur Tohumu",  Yunanistan'da "Türk" dese de hâla kimileri onlara, diktikleri her yeni zeytin fidanında, kan ve gözyaşını barışla mübadele ederler  inatla, ne derse desin bütün dünya!

 

 


Kapak tasarımında kullanılan fotoğraf; arasphotography

 

Copyright © 2013 by Simurg Medya. Tüm Hakları Saklıdır.

elektrik malzemeleri