15
Ocak

Türkiye’de ‘kadın’ acemisi olduğumuz bir kelime...

15 Ocak 2014 Yazar: Aykırı Akademi
Tüm Yazılar

 

Aybike Serttaş

Orkide son çiçeğini döktüğünde dalının üçüncü boğumundan kesmek gerektiğini bilmek,

Huysuz ve Tatlı Kadın her çaldığında şarkıyı üzerine alınmak,

Her canlının yavrusunu ilk kucakladığında kırk yıllık ana gibi sarmalamak,

Ezberinde daima hem pratik hem lezzetli bir yemek tarifi bulundurmak,

Aldığı her diplomayı okula gönderilmemiş anası, akranı için almak,

Dokunduğu her şeye renk kattığının farkında olup yine de gururlanmamak, 

Bir yandan iltifata doyamayıp güzel sözler duyunca da mahçup olmak, 

Tatlının her türlüsüne - bir dilim pastaya, bir çift tatlı söze - kanmak,

Sık sık diyet yapıp hem abur cuburdan hem enerjisini çalan hayat oburlarından uzak durmak,

Evde otur diyen 'büyük'lere inat oturmamak, hep koşmak, 

Aynı anda ağlayıp gülebilmek, 

O aşkların - o kusursuz kadın ve adamların -  var olmadığını bile bile romantik filmlere bayılmak,

'Kadın gibi gülme, kıvırtma' diyen adamların sesleri arasında sesini duyurmak,

Elinin hamuruyla pek güzel işlere karışmak, 

Daha şu kadarcık bebekken mavi renk - pembe renk, evcilik - pilotçuluk ayrımıyla başlayan 

konumlandırmada 'ben zayıfım, narinim, erimin yanı benim yerim' masalını yutmamak,

Dünyanın en büyük gözyaşı rezervlerine sahip olmak ve bu tuzlu kaynağı fütursuzca harcamak, 

Öperek acıyı geçirme yeteneğine sahip olmak,

Kadın olmak, Nazım'da, Süreya'da, Edip Cansever’de, Turgut Uyar'da kendini okumak,

Birhan Keskin’le aynı kırmızı lekeli beyaz gömleği giymektir.

Türkiye’de kadın olmak, şiddetin her türlüsüne maruz kalarak dünya istatistiklerinde ilk sıraları almak da olabilir, ana sıfatıyla taçlanmış Toprak gibi bereketli olmak da. Kadın olmak, doğduğunda herkesin sessizleştiğine dair deyişlerin öznesi olmakla da birdir, yuvayı yapmanın sorumluluğunu taşımakla da.

Türkiye’de kadın olmak, eşitlikten bahsedince “çirkin feminist” diye aşağılanmak, kendini ifade ettiğinde “hafif meşrep”likle suçlanmaktır. 

Türkiye’de kadın, acemisi olduğumuz bir kelime. Çoğu kadının bedeninden utanması bir yana kadın demeye utanır kimileri, “bayan” vardır en nazik söylemlerde. Daha samimisi “bacı” olur belki.

Üreten, düşünen, sorgulayan, kendi ayakları üzerinde durup dünyaya meydan okuyan, kadın olmaktan utanmayan, kadınlığını saklamayan, “adı” olan tüm kadınlara…

 

Aybike Serttaş'ın daha önceki yazılarını okumak için;

"Fikirler Kurşun Geçirmez"

Truva atı hepimizin evinde: Dünyanın en müthiş silahı televizyon


Kapak ve Sayfa tasarımında kullanılan illustrasyonlar Ezgi Aysever'e aittir.

 

Copyright © 2013 by Simurg Medya. Tüm Hakları Saklıdır.

elektrik malzemeleri