06
Ocak

Doğrayıcı, Yıkıcı, Kıyıcı Nick

06 Ocak 2014 Yazar: Aslıhan Kazancı | Köşe adı: GÖKADA
Tüm Yazılar

 

Nick artık tüm ormanı kesip yerle bir etmek ve büyük bir servet edinmek istiyordur. Doğasındaki, belki de Escher’in Buluşma adlı çalışmasında tasvir ettiği gibi bir bir araya geliştir. Kötüyle buluşuyordur ruhu...

 

Aslıhan Kazancı

“Nick the Chopper”  yani doğrayıcı, yıkıcı, kıyıcı Nick. Bilenler bilir, Barış Manço’nun mesajlar verdiği şarkılarındandır. Şarkı, zalim Nick’den bahseder. Bu Nick; ormanın içinde, köyün yakınlarında  yaşayan bir adamdır ve ağaçları kesmekten oyun oynarcasına keyif aldığı için “Nick the Chopper” diye bilinir. Nick, ağaçları para için umursamadan kestiğinden gözü kör olmuştur ve yaptığı zalimliğin artık farkında bile olmadan baltayı körü körüne sallıyordur. Nick; aşk, sevgi nedir hiç bilmez ve okula da hiç gitmemiştir. Ne yaşamı ne de insanları umursamadan, yıkarak devam eder hayatına. Şarkı bu anlatıyla başlar, Nick’den hem nefret edersiniz hem de onun bu korkunç haline üzülürsünüz. Nick; şarkıda ormanda yaşayan bir zalimdir ama bu Nick’lerden her yerde vardır, bilirsiniz. Nick gibi adamlar para için her şeyi yaparlar; onların artık ne iradesi vardır ne saygısı ne de utancı. Nick’ler aşağıdaki çalışmaya benzeyebilir. Nick’leri; Botticelli’nin, Dante’nin Inferno’sundan yani Cehennem’inden esinlenip resmettiği Cehennem Haritası resminde de bulabilirsiniz. Ben yine estetik bir örnek veriyorum, daha pişkinlerine rastlamanız daha olası.

Nick artık tüm ormanı kesip yerle bir etmek ve büyük bir servet edinmek istiyordur. Doğasındaki, belki de Escher’in Buluşma adlı çalışmasında tasvir ettiği gibi bir bir araya geliştir. Kötüyle buluşuyordur ruhu, eğer çalışmayı incelerseniz her iki figürün birbirini tamamladığını görürsünüz yani insanımsı ve biçimsiz görünen figürler artık birbirleriyle vardır. Birinin boşluğu ötekini tanımlar ve bu olgu kompozisyonun bütününün hikayesinde devam eder. Artık Nick ümitsiz bir durumdadır, hırsı ve kötülüğüyle vardır ve Nick’in simetrisinde Nick’i tamamlayan artık bozuk bir “şey”dir.  Şarkı bu noktadan sonra başka bir perspektifi anlatır. Nick’in mağdur ettiklerinden ve Nick’den hoşlanmayanlardan bahseder; Ağaçlar. Ağaçlar Nick’den nefret ediyordur ve kendi aralarında bir söz vermişlerdir, Nick’e dersini vereceklerdir. Kendini durduramayan Nick, hikayenin devamında artık kendi oyununda boğulacaktır. Pis ve yaşlı Nick.

Şarkının son anlatısından önce bu kırılma noktasından bahsetmek istiyorum. Bir şey patlar, kırılır, dağılır fakat bu çok kısa bir sürede olur. Onun o kırılma anını çok gözlemleyemezsiniz. O artık kırılıvermiştir ve parçalara bölünmüştür. Gelişen teknikler, büyük patlamadan beri süregelen bu fiziğe nispeten gözlemlenebilirlik katıyor. Ağır çekimlerin yüksek çözünürlükte sunulduğu kayıt, fotoğraf ve baskıların deneyimlenebilmesi çok revaçta. Bu açıdan Ori Gersht’in Blow Up yani Patlama eserini yorumlamak istiyorum. Gersht eserinde geleneksel olarak görmeye alıştığımız natürmort bir kompozisyonun vurulup patlama anındaki dağılmışlığını, parçalanışını ve eş zamanlı yer çekimine yenik düşüşünü yeni bir optik anlayışla gözlemciye sunuyor. Sanatçının aynı bağlamda çalıştığı videolar da var. Böylece o süreci birkaç saniyeliğine ağır çekimde deneyimleyebiliyorsunuz. Fakat bu deneyi, oluşu baskıda görmek de yine hikayesel. Baskı sadece patlama sonrasındaki bir “an”ı sunmuşken, o dağılmışlığa bakarken öncesindeki ilk patlama anını görür gibi oluyorsunuz ya da o dağılmışlığın içinde sanki hala yükselen, size doğru gelen ve aynı zamanda düşen parçaları görüyorsunuz. Belki de hayatta hissel, fiziksel olarak yaşanmış birçok olayın anlık bir zaptı. Pi sayısının deseninde hayatınızı bulmak gibi. Bu eserden bahsetmemin sebebi; hikaye devam ederken Nick’in kendi oyununda yenilmişliğine istinadendi. Demek istediğim; oyun, düzen bazen çok yolunda devam ediyormuş gibi görünebilir. Fakat, eğer bu oyun kötü moleküllerden oluşuyorsa bu moleküllerin yıkacaklarından biri eninde sonunda bu kötü deseni oluşturan olacaktır.

Şarkı da zaten son kısmında ağaçların ağzından şöyle devam eder;

“ Seni öldüreceğiz Nick the Chopper

Seni dallarımızla boğacağız Nick the Chopper”

Ağaçları kendinize düşman etmemekte fayda var.

Nick’lerin olmadığı bir yıl dilerim.

 

 

Aslıhan Kazancı'nın diğer yazılarını okumak için;

"Ressam Yunus Emre; Balaban"

Kötü Kötülüğünü Sunarken Sadece 'Seyredekalma Hali'

Adeta Bir Düşünce, Müzik, His Gibi Yayılmışlar Atmosferde; Çingeneler

Fani Olduğunu Hatırla; Momento Mori...

Soyut Varoluş

Copyright © 2013 by Simurg Medya. Tüm Hakları Saklıdır.

elektrik malzemeleri