02
Ocak

“Kimdir, direniş günlerinde Rabia’nın omzunda uyuyan?”

02 Ocak 2014 Yazar: Onur Behramoğlu | Köşe adı: KELEBEK CAMI
Tüm Yazılar

 

“Bilir misiniz ben kimim? Kontrolistan devletinde oturan bir yurttaş”

 

Onur Behramoğlu

Mısır’daki askeri darbe sonrası arabaların camlarında, işyerlerinin vitrinlerinde, sosyal medya profil fotoğraflarında sıklıkla gördüğümüz Rabia işaretini kimimiz merak edip araştırdık, kimimiz de umursamayıp, “Bu ülkedeki hemen her şey gibi kısa ömürlü olur nasılsa” deyip geçtik.

Ekim ayı içerisinde yaptığı bir konuşmada, Başbakan, “Bu kötü gidişe Rabia işaretiyle dur diyelim” dedi. Bunu derken, kötü gidişin sorumlularından birisi olduğumu hissettiren bakışlarını görünce, Rabia işaretiyle bana ve benim gibilere ‘dur’ diyecekler kimlerdir, tanımak istedim. Sunduğu 140 karakterlik sınırlı ifade olanağıyla çağın ruhunu simgeleyen Twitter’da kendi fotoğrafları yerine Rabia işareti koyanların yazdıklarına şöyle bir bakmak, tıpkı Nazi selamı gibi kesin mesajı ve tek bir anlamı olan bir işaretin kitleleri nasıl seferber edebileceğini görmemi sağladı.

Çapulcular Osmanlı’yı neden sevmez, sizin atalarınız Marslı mı?” diye soruyor Rabia’lardan biri. “Hayaldi gerçek oldu: Ezan sesinin duyulmadığı kara parçası bırakmayacağız. 89 yıldır cumhuriyet, atatürkçü deyip yatanlar, 11 yıldır çalışan OSMANLI torunlarını izliyor. Tarih dersinden aklımda kalan, son padişahı yıllarca hain bilmem, padişaha yapılan hakaret ve yurttan kovulması. Yapana yazıklar olsun.” diyor.

Atalarımız Marslı değil, Afrikalı. Hepimizin ataları öyle, yeterince geriye gidersek...Yani aslında öz kardeşiz, hepimiz, tüm insanlar. Osmanlı’yı sevip sevmeme meselesinde de, şu konuştuğumuz dilin en büyük şairlerinden Fazıl Hüsnü Dağlarca söz alsın: “Geri kalmış sayılanlar içinde hiçbir ulus bizim gibi büyük bir imparatorluktan sonra bu duruma düşmüş değil. Bunun utancını bütün Osmanlı’nın bütün başarıları bile taşıyamaz.”

“Sizin zihniyetiniz doğmamış bebeği bile katletmek, kürtaj isteyen bir zümre, yazık size.” diyerek acıyor ‘biz’e, bir başka Rabia. Acımasında merhamet yok, belli, tiksinircesine acıyor. Çünkü ‘bizim’ bir ‘zihniyetimiz’ var, o da ‘doğmamış bebeği bile katletmek’. ‘Biz’ bir ‘zümre’yiz, kürtaj isteyen. Yani aslında rastgele sevişen ahlaksızlar, hayatı-çocukları zerre kadar umursamayan zevk düşkünleri, ‘kızlı erkekli’ yoldan çıkmışlarız. Doğmamış bebeği bile katletmek isteyen insanlar olduğumuza inandıklarından, bir fidana kıyamayışımızı, bir ağaca gövdemizi siper edişimizi de büyük bir komplonun parçası sayıyorlar elbet. Şöyle yazıyor bir Rabia: “Diren kereste. Kereste demek bile bunlara fazla, ancak odun olur bunlar, yontulmamışlar. Daha anlamadın mı? Dert ağaç değil, sözde sanatçıları kullanıp Osmanlı’dan öç almak.”

“Necip Fazıl demek büyük üstad demek.” diyor bir başka Rabia. Hepsi Necip Fazıl diyor, yukarıdan onun adı zikredildiği, işaret edildiği için. Sezai Karakoç demiyorlar örneğin. Hiçbir iktidara biat etmemiş, alkışı-övgüyü-ödülü reddetmiş tertemiz bir Müslüman, üstadları olamıyor. Seçim öncesi subay üniformasıyla – hem de süvari – Chp Genel Merkezi’nde genel sekreterin kapısı önünde dolaşarak milletvekili adayı olmak isteyen, ancak listedeki adı İnönü tarafından kırmızı kalemle silinip atılan Necip Fazıl ‘üstadı’ Oktay Akbal’dan dinleyelim: “Tan Basımevi harabe halinde! Yokuşu çıkıyorum. ABC Kitabevi darmadağın. Sokak ortasında kitaplar yakılıyor. ‘Büyük Doğu’ yönetim yerine koştum. Baktım koca odada birtakım gençlerin ortasında bizim üstad, tikleri çoğalmış, coşku içinde dönüp duruyor. Bir masaya yaydığı sözde ‘komünist belgeleri’ni büyük kâğıtlara yerleştiriyor, beni görünce “İşte oldu” dedi. Masaya baktım, ‘Carrefour’ dergisinin adını baş yere yapıştırmış. Bunlar Tan Basımevi’nde ele geçen belgelermiş! Üstad dedim, bu dergi sağcıların organıdır, boşuna onu yapıştırma. “Olsun” demez mi! Bir de bildiri yazmış, herkes imzalayacakmış! Okudum, “Hayır ben imzalamam, bu vandalizmi tek parti yandaşları yaptırdılar” dedim. Üstad köpürdü, şu unutamayacağım sözleri söyledi: “Büyük Doğu bir gemidir, bataklıkta yüzen bir kurtuluş gemisi, binen kurtulur, binmeyen boğulur.” Nakşibendi tarikatının önce bir müridi, sonra da mürşidi olarak ülkemizde gericilik akımını başlatan Necip Fazıl’a, gerçek bir şairi yok eden bir insan gözüyle bakıyorum.”

Biz, yani ‘Bunlaaar’ diye işaret edilenler, hep o boğulacaklar arasındaydık, gemiye binemeyenler arasında. O uydurulmuş ‘komünist belgeleri’ de daima durur devletteki dosyalarımızda, günün birinde hakkımızdan gelmek istediklerinde kullanılmak üzere. “Anahtar şimdi. Sayımızı çoğaltabilmek için fırsat yakalamışken uyanık olacağız.” diyor bir Rabia. Biz uyanıklık nedir, bilmiyoruz, bilmedik. “Bundan böyle başörtünüze dil uzatanı ya da sizi örtü ile sokmayanı 155’e ihbar ediyorsunuz, cezası 3 yıl” diyen Rabia’yı da anlayamayız. Muhbirlik en aşağılık zillettir bizce.

“Odtü yıkılsa Türkiye bir büyük terör belasından kurtulurdu, çok iyi olurdu. Bunlar Odtü’ye sığınıyor, eyitimi bırakın barbarcı olun diyor farka bakın.” diyor bir başka Rabia. “Eyitimi bırakıp barbarcı olun” demediğimizi anlayabilmesi, Türkçe yazabilmesi için, sadece bunun için bile Odtü’lerin çoğalması gerektiğini bilmiyor. “Bizim aydınlar şimdiye kadar sırtımızdan yediler yediler, bir baltaya da sap olamadılar.” diyen Rabia, kafasına baltayla vurulan, yakılan, ensesine kurşun sıkılan, işkencede öldürülen, onurunu korumak uğruna işsiz, aşsız, kuruşsuz kalan aydınlarımızı tanıyor, biliyor mu?

“Milli içeceğimiz içkidir diyorlar, gençleri önce çapulcu sonra ayyaş ettiler, atadan kalma desenize. Bunlara lanet yazmaktan yoruldum, Allah yok Peygamber yok, tapsınlar cumhuriyete, çarpılanları da görüyoruz. Bu kâfirler fırsat ellerine geçse müslüman soykırımı yaparlar.” diyen Rabia tek bir tespitinde haklı: Çapulculuk Ata’dan kalma. Hatay meselesi çözümsüzlük yolunda kördüğümleşir gibi olduğunda, “Gerekirse çete reisi olur, dağa çıkarım” diyen Cumhurreisi Gazi Mustafa Kemal’e saygıda kusur etmez çapulcular, doğrudur. O feragat-i nefs duygusuyla tüm mevkilerden, unvanlardan sıyrılıp hak bildiği yolda dağlarda çete reisi olabilecek adamlar soykırım yapmaz, soylu bir miras bırakırlar.

“Bu zihniyet değil miydi yıllarca Manukyan’ın vergi rekortmenliğiyle övünen şeref yoksunları, nedir bu İsrail ve uşaklarından çektiğimiz?” diye yakınan Rabia’ya, şimdi tam sırası, Rabia’yı anlatsın Suriyeli şair Nizar Kabbani.

Kimdir Nizar? “Bilir misiniz ben kimim? Kontrolistan devletinde oturan bir yurttaş / Kahvede oturmaktan korkan bir yurttaş / Fincanın karanlığından devlet çıkarsa diye / Bu acaip devleti tanıyor musunuz? / Orada güneşin doğması karara muhtaç / Horozun ötmesi karara muhtaç / Çiftlerin çocuk doğurma isteği / Karara muhtaç / Durum öyle pespaye ki Kontrolistan devletinde / Toprak tiksinir tohumdan / Her kuş korkar öbür kuşlardan / Karar sahibi de karara muhtaç / İşte böyle bir devlet Kontrolistan”

Kimdir Nizar? Memleketin her köşesini satılığa çıkarıp, bir de gencecik yaşında dövülerek öldürülen Ali’leri ‘çapulcu’ ilan edenleri mahkûm edercesine, “Güneşi rehin verdiler tefecilere / Karaborsacılara sattılar mehtabı / Ömer’in kılıcını kırdılar / Ayaklarından astılar tarihi / Ayaklarından astılar tarihi / Sattılar atı, beyaz örtüyü sattılar / Gecenin yıldızlarını sattılar, ağaçların yapraklarını / Kur’an’ın ilk nüshasını sattılar / Ali’nin gözlerindeki hüznü” dizelerini yazan...

Kimdir Nizar? “Ey ırmağın gece boyunca / Direniş sûresini okuyan kurbağası” diyerek, doğadaki her canlının direnişine selam duran...

Kimdir Nizar? “İsrail’in Duvarlarına Gerilla Bildirileri” yazarken, “Rabiatü’l Adeviyye’nin omzunda uyuyan...”

Kimdir, direniş günlerinde Rabia’nın omzunda uyuyan?

“Bıçağın saltanatı hep reddeden / Bir yarayım ben...”

Kimdir Nizar?

Sen,

ben,

ve bıçağın saltanatını hep reddeden bir yara gibi, bizim çocuklar...

 

 

Onur Behramoğlu'nun diğer yazılarını okumak için;

"Kardeşim Hristo; Yaralarını Sözcüklere Sararak Direnenler"

"Bende Beni Aşan Kudret; Panik Atak..."

"Bazen Üzümü Atlayıp Şaraba Geçer Gibi Gider Güz... (Sezai Karakoç'la Sabah Çayı)"

"Bir Bayram Sabahı Çocuk ve Allah"

"Genç Şaire Mektup"

"Beşiktaşk"

 

 

Copyright © 2013 by Simurg Medya. Tüm Hakları Saklıdır.

elektrik malzemeleri