20
Kasım

“Bir Kere Eğemedim Bu Kadının Başını...”

20 Kasım 2013 Yazar: Senem Timuroğlu | Köşe adı: MEDUSA'NIN KAHKAHASI
Tüm Yazılar

 

Birçok ilke imza atan ama ismi günümüze kadar gelemeyen bir kadın: Romanları Fatma Aliye’nin Udi’sinden sonra Fransızcaya çevrilecek ilk yazar;  muhabir olarak Avrupa’ya giden ilk gazeteci, ilk basın sendikasının kurucusu ve başkanı, toplumsal gerçekçi edebiyatın ilk yayını Yeni Edebiyat’ın kurucusu… Tıpkı Fatma Aliye, Nezihe Muhiddin ya da Yaşar Nezihe gibi o da başkaldıran kadınlara verilen en büyük cezaya çarptırılacaktı: Yaşarken unutulmak.

 

Senem Timuroğlu

Halide Edip’in konuşmasını dinlemek üzere Sultanahmet Mitingi’nde Nazım Hikmet ile birlikte, ileride başarılı bir yazar ve yaşamı boyunca inandığı dünyayı savunan bir kadına dönüşecek genç bir kadın bulunmaktaydı. Edip’in konuşmasından, direnen ve başkaldıran kimliğinden etkilenecek ve yaşamı boyunca inandığı değerlerden ödün vermeyerek büyük bedeller ödeyecek bir kadın. Liz Behmoaras, Suat Derviş Efsane Bir Kadın ve Dönemi adlı yazarın kaleme alınan tek biyografisinde bu sahneyi etkileyici bir biçimde kaleme alacaktır.

Birçok ilke imza atan ama ismi günümüze kadar gelemeyen bir kadın: Romanları Fatma Aliye’nin Udi’sinden sonra Fransızcaya çevrilecek ilk yazar;  muhabir olarak Avrupa’ya giden ilk gazeteci, ilk basın sendikasının kurucusu ve başkanı, toplumsal gerçekçi edebiyatın ilk yayını Yeni Edebiyat’ın kurucusu… Tıpkı Fatma Aliye, Nezihe Muhiddin ya da Yaşar Nezihe gibi o da başkaldıran kadınlara verilen en büyük cezaya çarptırılacaktı: Yaşarken unutulmak.

Büyük bir cesaret ve güvenle 1921 yılında daha on altı yaşındayken ilk romanı Kara Kitap’la edebiyat dünyasına girecektir Suat Derviş. İki yıl sonra 1923 yılında peş peşe Ne Bir Ses Ne Bir Nefes, HiçbiriAhmet FerdiBehire’nin Talipleri, Ölene Kadar adlı romanlarını yayınlar. Bu “genç kızın” yapıtları dönemin kodaman edebiyatçılarının dikkatini çeker. Türk edebiyatının belki de en nitelikli korku öğeleri taşıyan romanlarından olan Ne Bir Ses Ne Bir Nefes, Ahmet Haşim’i okurken ürpertmiş olmalı ki, Akşam gazetesinde yayınladığı “Bir Genç Kızın Eseri” başlıklı yazısında şöyle diyecektir: “Kitabı kaparken bir afyon kâbusundan uyanan bir çinli gibi asabım garip, anlatılmaz bir korkunun ürpermeleri içindedir ve gözlerim, parlak sırmalı karanlık kumaşlara uzun uzun bakmış gibi tatlı ve derin kamaşmalarla doludur”. 

Suat Derviş, roman yazmaya devam ederken aynı zamanda erkeklerden oluşan başka bir dünyada Babıali’de gazetecilik mesleğine meydan okumakta, kendini var etmektedir. Yurt içinde ve yurt dışında muhabirlik yapacak, dönemin önde gelen gazetelerinde haber çevirecek, kadınlar için köşeler hazırlayacaktır.

Yaşamı boyunca yazarak geçimini sağlayacak, büyük bir azimle kendi tırnaklarıyla büyük başarılar elde edecektir. Parıltılı çıkışlar ve kopkoyu inişleri olacaktır yaşamının. Sevdiklerini kaybettiği zaman, üç başarısız evliliğinin ardından ya da görüşleri yüzünden iktidarlar tarafından hırpalandıktan, sorguda çocuğunu kaybettikten sonra bile gücünü kalemi sayesinde toparlayacaktır. Herkes Fosforlu Cevriye’yi duymuştur da Suat Derviş adını duyan azdır.

Suat Derviş, Türk solunun tarihinde önemli köşe taşlarından biridir. Onun yaşamındaki patikaları takip etmek, Osmanlıdan Cumhuriyete geçişe, , II. Dünya savaşı Türkiyesi’nde Nazi yanlısı hükümetin icraatlarına, çok partili döneme,  darbeli yıllarda egemen görüşlerin kıyısında kalanların tarihine tanık olmaktır.

Kadın ve solcu olmak… Üstelik ne solcuların ne de egemen burjuva görüşün tasavvurundaki kadına hiç benzememek. İşte Suat Derviş’in kaderini ören ağların düğüm noktalarıdır sistemin dışında, kıyısında kalmışlık… Hiçbir kategoriye dahil edilemeyen ele avuca, tarife sığmayan bir kadındır. Çok alımlı, şık ve güzeldir. Bir o kadar güçlü, zeki ve entelektüel. Bir o kadar hoppa, şakacı, samimi, kahkahalarıyla bulunduğu ortamı neşelendiren, çapkın, yemeye ve içmeye düşkün. Erkeklerin zihninde kategorileştirilmiş hiçbir kadın tarifine uymamaktadır: Ne dünyanın zevklerinden elini ayağını çekmiş, “erkekleşmiş” entelektüel solcu kadın tarifine uyar, ne akılsız güzel sarışın afettir;  ne de erkeklerle düşüp kalkan“hafif” bir kadın. Belki de bunların hepsi ya da hiçbiridir. O Suat Derviş’tir. Belki de bu yüzdendir ki TKP’nin sekreteri Reşat Fuat Baraner dışındaki üç evliliğinde mutlu olamaz. Belki de bu yüzden solun önemli erkek isimleri arasında farklı algılanır: Nazım Hikmet, onun için yazdığı “Gölgesi” şiirinde “Bir kere eğemedim bu kadının başını” diyecekken, Abidin Dino, Paris’te kız kardeşiyle birlikte zorunlu sürgün günlerinde Suat Derviş’e kapılarını kapatacak “bırak şu isterik karıyı” diyecektir.  Suat Derviş, solun içerisindeki cinsiyetçi, kadın düşmanı yapıda ve iktidarın kendine benzemeyene acımasız zulmünde kendini var etme mücadelesini sonuna kadar yaşayan ilk nesil yazarlardandır; ardından gelen Leyla Erbil, Sevgi Soysal onun yaşadıklarına benzer sorunları yapıtlarında dile getirme cesaretini göstereceklerdir.

 Gölgesi

   Ağlasa da gizliyor gözlerinin yaşını; 
Bir kere eğemedim bu kadının başını.
Kaç kere sürükledi gururumu ölüme
Fırtınalar yaratan benim coşkun gönlüme.
Cevapları öyle heyecansız ki onun, 
Kaç kere iman ettim, hiçliğine ruhunun.
Kaç kere hissettim ki, yine bu gece gibi
Güzelliğin önünde, dolup, çarpmalı kalbi
Ne mehtabın aksine yelken açan bir sandal
Ne de ayaklarında kırılan ince bir dal
Onun taştan kalbini sevdaya koşturmuyor.
Bir çiçeğin önünde bir dakika durmuyor...
Dönüyoruz yine biz uzun bir gezintiden
Gönlümün elemini döküyorken ona ben
O bana kendisini gülerek naklediyor diyor.
Ya bu kadın delidir, yahut ben çıldırmışım
Ben ki bir çok kereler kırılmışım, kırmışım
Ömrümde duymamıştım böyle derin bir acı
Birden onun yüzüne haykırma ihtiyacı
İçimde alev alev tutuştu yangın gibi
Bir dakika kendimin olamadım sahibi
Hiç olmazsa öcümü böyle alırım dedim
Yolda mağrur duran gölgesini çiğnedim.

Nazım Hikmet

 

Senem Timuroğlu'nun diğer yazılarını okumak için;

Türk Edebiyatındaki İlk Kadın Sosyalist Şair; Yaşar Nezihe Bükülmez

Araftaki Kadın; Halide Edip

İlk Türk Kadın Romancı; Fatma Aliye

Türk Kadın Hareketinin En Önemli Aktivistlerinden Biri; Nezihe Muhiddin

 

 

 

Copyright © 2013 by Simurg Medya. Tüm Hakları Saklıdır.

elektrik malzemeleri