11
Kasım

Özgürlükler evreninin bulunamayan diyarlarına kanat çırpan Barış...

11 Kasım 2013 Yazar: Aykırı Akademi
Tüm Yazılar

 

Gevrek sesi ve kıvrak cümleleriyle kalabalığı avucunun içine alan adamın konuşması bittiğinde, Barış, korku dolu gözlerle çevresine bakıyor. Bir çocuk arıyor sıcacık gülümseyen, açlık ve alkışla büyütülmemiş, korku tünellerinde henüz oynamamış, ana rahmi kadar güvenli, sisli havalarda uçmasına izin vermeyecek, güzel bakışlı, küçücük bir dev yürek!

 

İdil Aydar

Gülümsemek ve umut etmek, soğukta ekmek arayan bir güvercin kadar çaresiz ve sahipsiz bugün. Sevinçle çarpan küçücük bir yüreğin, kışkırtılmış egoların yanında yaşama şansının olmadığı, kocaman bir karnaval meydanı şenlikli sahnemiz!

Sembolik masumiyet rituellerinin baş öznesi, bugün azgın kalabalığın bir kuklası. Öylesine yorgun ki, farklı ellerden göğe yükselip, aynı dala konmaktan her güneş günü, uyanmak ve sevinçle kanat çırpmak, sanki bir işkence, ölümün bir başka yüzü.

Her sabah pencereden süzülen gün ışığına öten Barış, kanatlarını, karnını doyuran bir lütufkara çırpıyor. Sahibinin avuçları arasında, bir meydandan diğerine yetişirken, unutmuş uçma gücünü. Gökyüzü olmuş bir aldatmaca, boşluksa onu geçmişinden koparan bir yanılsamalar evreni.

Barış, kanat çırptıkça özgürlükler evreninin bulunamayan diyarlarına, hazır asker bekleyen hayal tüccarları öylesine mutlu ki... Meydan, alkış sesiyle inlerken Barış göklerde, boşaldığında ise ekmek kırıntılarının yanında Barış.

Doyumsuz Ruhlar Şenliği’nin son gününde, yine sahneye ilerliyor onlardan biri. Elinde mikrofon, fonda coşkulu bir müzik, rengarenk balonlara çarpa çarpa ilerlerken törenin aslından hakiki dublörü, Barış’ın kalbi korku dolu. Kalabalığın ise elleri havada, içimizi titreten ölümcül soğuğa rağmen!

Onlar ki, sahipsiz bir güvercinin mecburi yol arkadaşları. Doyurulmamış benlik duygusunu yan yana arayanlar, cesaret yoksunu kitap kahramanları, kin ve nefret dolu tarih doygunları, esaret zincirini kendilerine vuran umutsuz monolog bağımlıları, söyleyecek sözü olmayan fukara ruhlular, mutluluğu kendi kalabalıklarında arayan bir örnek yoksunlar. Bir örnek kahkaha, ıslık bir örnek, alkış, yuhalama, korku, nefret, sevinç, aşağılama…

Onları buraya getiren, öfke nöbetlerini unutturacak güzellikte süslenmiş, pırıltılı bir davetiyenin cazibesi olabilir mi? Gün ışığı vurmayan odalarda yorgun uyanıp, iştahla ve hızla yol alan, radyodan gelen ölüm haberiyle irkilse de, nokta atışı bir akıl yürütmeyle verdiği yanıtın yarattığı hazdan, kendini kahraman ilan eden, bir örnek bir günün sahte mağdurları, bu davetin soğuk  gölgeleri. Öyle bir davet ki, bakışların ardındaki gerçeklerin kahkahalarla gizlendiği, izzet-i ikram bir gecenin sonunda, borçlu kalınan bir yinelemenin ilk buluşması.

Gevrek sesi ve kıvrak cümleleriyle kalabalığı avucunun içine alan adamın konuşması bittiğinde, Barış, korku dolu gözlerle çevresine bakıyor. Bir çocuk arıyor sıcacık gülümseyen, açlık ve alkışla büyütülmemiş, korku tünellerinde henüz oynamamış, ana rahmi kadar güvenli, sisli havalarda uçmasına izin vermeyecek, güzel bakışlı, küçücük bir dev yürek!

Kalabalıktan yükselen alkış sesiyle birlikte, sahibine son kez nefretle bakan Sahipsiz Güvercin, bırakıyor kendini uçsuz bucaksız boşluğa, kanadının altında bir çift koparılmamış tüy saklı!

 


1) Kapak tasarımda kullanılan resimler; "war&peace" (Pauline svk; PDesign) / "peacemaker" (Sasha Bassari)

2) "Surreal guardian angel with dove" (Kathy Fornal)

Copyright © 2013 by Simurg Medya. Tüm Hakları Saklıdır.

elektrik malzemeleri