04
Kasım

“Bir rüya yakınımdasın ve bin şiir yılı uzağımda…”

04 Kasım 2013 Yazar: Aykırı Akademi
Tüm Yazılar

 

Akşam vakitleri usulca yanıma sokulup şiir okumadın bana. Ben de sevdiğin şarkıları fısıldamadım kulağına. Yanlış evlerdeydik çünkü, yanlış odalarda, yanlış zamanlarda. Farklı zamanların karlı gecelerinde ayrı battaniyelerin altında ısınmaya çalıştık. Ayrı yorganlar örttük üzerimize. Ayrı yastıkların izi kaldı yanaklarımızda. Çarşaflar buruş buruş. Sahi, yatağın hangi tarafında yatardın sen? Sol taraf benim, haberin ola.

(Sibel Alaş'ın 4.11.2013 tarihinde aykiriakademi.com'da yayınlanan yazısıdır)

 

Sibel Alaş

Şebnemli çimenlerde yalınayak yürümedik seninle. Sepken yaz yağmurlarını geçtim bir kalemde, ısrarcı kış baranlarında bile ıslanmadık birlikte. Dingin gece denizlerinde menevişlenen yakamozları izlemedik sarmaş dolaş. Esrik bir gecenin ardından mahmur sabah sevişmeleri yaşamadık hiç. Nedense sadece çingenelerin sattığı o mis kokulu fulyalarla kapıma gelmişliğin yok. Hoş, sen de beni bulmadın kendi eşiğinde, elimde en sevdiğin şaraptan bir şişe.

El ele tutuşup bir kitapçıya girmedik seninle. Bir tiyatro fuayesinin görmüş geçirmiş ve yıpranmış koltuklarında oturmadık. Şöyle boydan boya yürümedik İstiklal Caddesi'ni. Çiçek Pasajı'nda, midye tava ve bira kokuları arasında karşılıklı içmedik, içeceğim iki yudum rakıydı zaten, yeterdi o kadarı beni sarhoş etmeye. Yandan çarklı ada vapuruna binip gitmedik Büyük Ada'ya, Heybeli'ye; kimbilir kaç martı aç kaldı bizim yüzümüzden. Ne Beykoz'un ıhlamur rayihasını içimize çektik beraber, ne de Haliç'in ufunetiyle buruşturduk burunlarımızı. İstanbul asla ikimizin olmadı. Senin İstanbul'un ayrı, benim İstanbul'um ayrı.

Akşam vakitleri usulca yanıma sokulup şiir okumadın bana. Ben de sevdiğin şarkıları fısıldamadım kulağına. Yanlış evlerdeydik çünkü, yanlış odalarda, yanlış zamanlarda. Farklı zamanların karlı gecelerinde ayrı battaniyelerin altında ısınmaya çalıştık. Ayrı yorganlar örttük üzerimize. Ayrı yastıkların izi kaldı yanaklarımızda. Çarşaflar buruş buruş. Sahi, yatağın hangi tarafında yatardın sen? Sol taraf benim, haberin ola.

Hiç yemek pişirmedim sana. Sen de akşam işten çıkıp benim soframa gelmedin zaten. Günün nasıl geçtiğini sormadık birbirimize. Söylemedin bana yorgunluktan kemiklerinin sızladığını, anlatmadım sana kitaplarla uğraşmaktan gözlerimin ağrıdığını. Yemeği filan boşverip, sofrayı öylece bırakıp, dünya dertlerinden oracıkta sıyrılıp, eteğimi hafifçe yukarı sıyırıp... neyse, olmadı işte.

Hiç kıskanmadın beni, ben kıskançlığı seninle öğrendim hâlbuki. Çifter çifter gelen şiirler gibi, çifter çifter gelen kadınlar... O kadınlardan biri olma hayali... Tuhaftır ki, bu hayali hüzne boyayan "acıklı" oluşu değil, "imkânsız" hâli.

İmkânsız olmasaydı mesela, öpebilseydin beni benim dilediğimce, dokunabilseydin bana, dokunabilseydin en kuytularıma, duyabilseydin sesimi, duyabilseydin adını kutsar gibi hecelediğimi, hissedebilseydin kalbimin kalbinle eş adım koştuğunu, karışsaydı soluğum soluğuna... yine çifter çifter gelirdi şiirler ama kadın ben olurdum belki, tek olurdum belki, bir olurdum... belki.

Bir rüya yakınımdasın ve bin şiir yılı uzağımda. Yaşanmayan bir aşkın mektubunu yazıyorum sana. Aşk nedir bilmiyorum aslında. Yapmadığımız ve yaşamadığımız her şey ise aşk; aşk değil benimkisi. Yapmadığımız ve yaşamadığımız her şeye rağmen tüm varlığımla sevmekse seni... hayalden ibaret olduğunu bile bile sevmekse ısrarla ve hesapsızca... "aşk"tan başka bir kelime bulmalı belki.

"Metinlerde buluştuk kopkoyu deyimlerde,

Koşut ve eş zamanlı okuduk kimi kitapları;

O arada iki de defterimiz oldu,

Biri babasına daha çok benziyor.

 

Bir türlü kotarılamayan uğraş,

C-harfini daha yeni dönmüşüz;

Gözlerimizde İbni Sina bozukluğu,

Dostumuzsa, Bodrum'da, dönmez geri.

 

Uzaklardaydın, oracıkta, öbür kıtada,

Keşke yalnız bunun için sevseydim seni."

 

Cemal Bey; ben yalnız bunun için sevdim seni.

 

Sibel Alaş'ın diğer yazılarını okumak için;

"Sonsuza dek süren altı dakika; Quasi una fantasia"

"Ölmekle yaşamak arasındaki o incecik çizgi kadar gerçekken ben, fark ettim ki etrafımdaki herşey varsayım..."

"Fikret Kızılok; Camdan Kalp"

 

 

 

 

Copyright © 2013 by Simurg Medya. Tüm Hakları Saklıdır.

elektrik malzemeleri