15
Ekim

“Quasi una fantasia”

15 Ekim 2013 Yazar: Aykırı Akademi
Tüm Yazılar

 

Piyanodan yükselen ilk notanın o kudretli tınısından bu yana saatler geçmiş olmalı ama ben hep aynı altı dakikanın içinde kalmışım. Re bemol ile mi arasında yılankavi hareketlerle dolanıp durmuş zaman...

 

Sibel Alaş yazdı;

Az önce sabahın dördünü vurdu saat. Çok uzun vakittir aynı notaları dinlediğimi fark ettim ansızın. Aynı anda fark ettim yanaklarımda gözyaşı izi ve dudaklarımda tuz tadı olduğunu. İki göğsümün tam ortasına bütün kuvvetiyle bastıran bir el, boğazımda bir yumruk... hissettiğim neredeyse fiziksel bir acı.

Ay görünmüyor penceremden, kulağımda Ay Işığı Sonatı'nın birinci bölümü. Piyanodan yükselen ilk notanın o kudretli tınısından bu yana saatler geçmiş olmalı ama ben hep aynı altı dakikanın içinde kalmışım. Re bemol ile mi arasında yılankavi hareketlerle dolanıp durmuş zaman.

Kalbim sızladığında dinlerim Ay Işığı Sonatı'nı, kalbimin daha beter sızlayacağını bile bile hem de. Tılsımlı bir kapıdan geçip girdiğin, bir ucundan diğer ucuna altı dakikada yürüyebileceğin, ama her nasılsa sonsuza dek gezip bitiremediğin başka bir evrendir bu eşsiz müzik eseri. Gridir gökyüzü, mavidir güneş, siyahtır okyanus, süreklidir yağmur, mevsim hep sonbahardır, mor yapraklar savrulur fısıltılı rüzgârlarda.

Küçük, ürkek, kararsız adımlarla dolaşırsın Ay Işığı Sonatı isimli uçsuz bucaksız evrenin sonu gelmez sokaklarında. Bir adım; oradadır bütün pişmanlıkların. Bir adım daha; hataların çıkar karşına. Sonra bir adım daha; çaresizliklerin, hayal kırıklıkların, acıların selam durur. Kayıplarınla karşılaşırsın, kaybetmekten korktuklarınla, korkularınla. Aşkın bütün suretlerini görürsün; her hücrenle arzuladığın o adam, gözünden sakındığın çocuk, annen, baban, kardeşin, sevdiğin bütün kitaplar, ezberlediğin tüm şiirler, bildiğin bütün şarkılar, üç günden fazla hayatta tutamadığın açelya... tutkuyla bağlı olduğun, istediğin, özlediğin, sahip olduğun ve olamadığın herkes ve her şey.

İnişleri ve çıkışları, basit gibi görünen çetrefilli dizgesi, kâh şefkatli kâh acımasız vuruşları, majörleri ve minörleriyle hayata benzer, insana benzer Ay Işığı Sonatı. Belki de bu yüzden tutunursun her notasına. Belki de bu yüzden kendi kendinin türlü hâllerini bulursun her ölçüsünde. Belki de bu yüzden dinlersin tekrar ve tekrar; kalbinin daha beter sızlayacağını bile bile hem de. Her şeye rağmen, belki de bu yüzden umut bulursun tüm o siyahların, grilerin, mavilerin, morların içinde.

Sonsuza dek süren altı dakikadır Ay Işığı Sonatı. "Quasi una fantasia."

 

Sibel Alaş'ın diğer yazılarını okumak için;

"Ölmekle yaşamak arasındaki o incecik çizgi kadar gerçekken ben, fark ettim ki etrafımdaki herşey varsayım..."

"Fikret Kızılok; Camdan Kalp"

 


(Kapak resminde kullanılan illustrasyon Bertie Bott’a aittir.)

Copyright © 2013 by Simurg Medya. Tüm Hakları Saklıdır.

elektrik malzemeleri