30
Eylül

Türk Kadın Hareketinin En Önemli Aktivistlerinden Biri;

30 Eylül 2013 Yazar: Senem Timuroğlu | Köşe adı: MEDUSA'NIN KAHKAHASI
Tüm Yazılar

 

Kemalist tarih yazımında yer alan “kadınlara haklarını biz verdik” söyleminin doğru olmadığı, alfabe değişikliğinden sonra uzun zaman arşivlerde sessizce bekleyen Osmanlı kadın edebiyatı ve kadın dergilerinin 1990’lardan sonra feminist araştırmacıların gayretleriyle keşfedilmesi sonucunda anlaşılır.  Toplumun belleğinden silinen Osmanlı kadınlarının hak ve özgürlük mücadelesi böylece tarih sahnesinde yeniden yerini alır.

 

Senem Timuroğlu

Nezihe Muhiddin, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e aktarılan kadın hareketi geleneğinin en önemli aktivistlerinden biridir. Yaşamının en parlak ve verimli çağında, 34 yaşında, büyük bir umut ve iyimserlikle Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk siyasi partisi olan Kadınlar Halk Fırkası’nı kurmak üzere harekete geçen Nezihe Muhiddin’in yaşamı kendisine haddini bildirecek erkekler yüzünden kararacaktır. Tarihte erkek sistemin sınırlarını zorlamayı başaran birçok cesur kadın gibi sistemden dışarıya ustaca püskürtülerek itibarsızlaştırılacak, inzivaya itilecek, yalnızlıklar içinde 1958 yılında La Paix akıl hastanesinde yaşama veda ettikten sonra erkek tarih tarafından görünmez kılınarak unutturulacaktır.

1889 yılında doğan, iyi bir eğitim alma imkânına sahip olan Nezihe Muhiddin, cesur, karizmatik ve popüler bir aktivist olmasının yanı sıra iyi bir hatip, siyasal stratejist ve verimli bir yazardır. 1913 yılında yetimlere ve muhtaç kadınlara yardım amacıyla Osmanlı-Türk Hanımları Esirgeme Derneği’nin ve Donanma cemiyetinin kurucusudur. Kadın Yolu (1925) ile Türk Kadın Yolu (1925-1927) adlı dergilerin genel yayın yönetmenidir. 1911 ile 1944 yılları arasında ulaşılabilen on yedi romanı, üç yüz kadar öyküsü, oyun, operet ve filme alınmış senaryoları bulunmaktadır.

1923 yılında Kadınlar Halk Fırkası hükümetten onay alamadığı için kurulamaz; ancak kadınlar çalışmalarına Türk Kadınlar Birliği’ni kurarak devam ederler.  Nezihe Muhiddin’in kadınların seçme ve seçilme hakları için mücadelede inat etmesi hem iktidarı hem de muhaliflerini rahatsız eder. İktidar bu inadı kırmak, kadınların siyaset alanından tamamen bertaraf etmek için Muhiddin’i yolsuzlukla suçlar. Derneğin parasıyla sahtekârlık yolsuzluk yaptığı iftirasıyla art arda açılan davalardan ancak 1929 yılındaki af kanunuyla kurtulabilir.  Yaşadığı süreç kendisini insan içine çıkamayacak duruma getirir; köşesine çekilerek kendini roman yazmaya ve öğretmenliğe verir. 1930’lardan sonra yaşamını küskün ve hayal kırıklığına uğramış bir şekilde geçirir.

Bu öncü feministin tarih sahnesine yeniden çıkması Yaprak Zihnioğlu’nun büyük emekler vererek hazırladığı nitelikli çalışması Kadınsız İnkılap ile olur. Zihnioğlu, 1923-1927 yılları arasında Osmanlı Türk kadınlarının siyasi ve sosyal haklarını savunan Nezihe Muhiddin’i Türk okuruna tanıtırken Cumhuriyet’in ilk yıllarında toplumsal cinsiyet hiyerarşisinin nasıl kurulduğunu da gözler önüne serer. Oldukça verimli bir yazar olan Muhiddin’in yapıtlarını yine Yaprak Zihnioğlu, 4 ciltte Bütün Eserleri adıyla yayına hazırlar. Yapıtlar, 2006 yılında Kitap Yayınevi’nden yayımlanarak okurla buluşur.

Copyright © 2013 by Simurg Medya. Tüm Hakları Saklıdır.

elektrik malzemeleri