29
Eylül

Aşık bir çocuk olarak doğdu Neşet Ertaş ve aşık bir çocuk olarak öldü.

29 Eylül 2013 Yazar: Orhan Gökdemir | Köşe adı: LE'BİDERYA
Tüm Yazılar

(Kapak resminde kullanılan kara kalem çalışması Mehmet Celil Ulaş'a aittir)

 

Öylesine masum, öylesine güzeldi ki söyledikleri, darmadağın olmuş bir koca ülke tabutunun arkasında yeniden bir bütün oldu.

 

Orhan Gökdemir

 

“Saçlarını ben öreyim

buna dayanmaz yüreğim

seni vermem Azrail’e

ben öleyim ben öleyim.”

Belki de aşkı anlatan en güzel, en sade türküdür bu... Öyle bir aşk ki, Anadolu’nun abdal geleneğinden süzülmüş, bağlamanın tellerinde yeniden dirilmiştir.

Diyor ki bir söyleşisinde; “evcilik oynadığım kıza âşık oldum ben, ondan sonra âşık bir çocuk oldum. Gittiğim her yerde âşık oldum…”

O bağlama çalma tekniğinin, o bozlak söyleme tavır ve üslubunun sihri budur işte; aşktır, hüzündür, derttir, isyandır, ağıttır. Ve bir koca ömrü âşık bir çocuk olarak tamamlamaktır. Âşık bir çocuk olarak doğdu Neşet Ertaş ve âşık bir çocuk olarak öldü. Öylesine masum, öylesine güzeldi ki söyledikleri, darmadağın olmuş bir koca ülke tabutunun arkasında yeniden bir bütün oldu.

Oysa gönüller hizmetçisi bir abdal dervişti en nihayetinde...

Ama sevgilisini Azrail’e vermemek için direne direne gönüllerin efendisi olmuştu. Diyor ki bir seveni; antik Yunan’da doğsaydı kesin müzik tanrısı olurdu.

Olimpos’a çıkar mıydı bilinmez ama yarattığı sevgi ikliminde bir “gönül dağı” yaratmıştı kendine. Orada ne ırkçılığa, ne yobazlığa, ne de ikiyüzlülüğe yer vardı. Dedik ya, gönüller hizmetçisi bir abdal dervişin dağıydı o!

Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm ki nice sultanları tahtan indirdi, nicesinin gül benzini soldurdu. Ve usta bir hayat en son kurbanı.

Bir hasret ağıdıydı ömrü; onun için Neşet Ertaş yazılır, neşedertaşk okunur!

 

Copyright © 2013 by Simurg Medya. Tüm Hakları Saklıdır.

elektrik malzemeleri