27
Eylül

Anımsatmak İstedim

27 Eylül 2013 Yazar: Aykırı Akademi
Tüm Yazılar

 

...ardından hayranlık sözü edenlerden bir kısmı Tuncel Kurtiz’i televizyon ekranında doğdu ve orada yitti zannederler.

 

Enver Aysever

Sahne tozu yutmak salt oyunun parçası olan oyuncu için belirleyici değildir kuşkusuz. Tiyatro sahnesinin, binalarının, hemen fark edilen kendince bir ruhu/duygusu vardır.  Kaç zamandır sahneye çıkan ve onu görmeye gelen kişilerin bu kokuyu özlediğini o tozun toprağın peşinden gittiğini hissediyordum doğrusu.

Bir aktör ölünce ardından ağıtlar yakılır, güzellemeler yapılır elbet. Kuşkusuz hak edeni var, etmeyeni var! Bol kepçeden dağıtılan yaldızlı övgülerden bir aktörün payına düşeni alması için esasen bunu hak etmesi gerekir.

Tuncel Kurtiz öldü! Her fani gibi onun da toprakla buluşacağı bir gün gelecekti elbet. Ancak ardından gözyaşı döken, hayranıyım diyen kimselerin bu ölümden sonra kendilerini sorgulaması için bir fırsat da doğmuştur belki. Kimi niye sevdiğini, niye beğendiğini bilmeyen toplumun bir parçası olmak hüzünlü olsa gerek.

Tuncel Kurtiz sahneye çıktığında ışığı hemen fark edilen, seyirciyi avcunun içine çarçabuk alan, kendine dair özgün tavrıyla başka bir dil geliştiren özel bir aktördü. Aktörün bazısı böyledir. Yeni bir dil kurar, size bu dünyaya dahil eder ve derinden etkiler…

Tuncel Kurtiz insanlık için sahneye çıkanlardandı, eşitlik, adalet, özgürlük için. Beyaz perdede belleğe kazınan filmlerinde adil bir dünya özleminin sesiydi. İsyan eden yürekli bir oyuncuydu o. Bugün aramızdan ayrılan sahne tozunu yutmuş, insanlık için haykırmış, sanatsal ölçünün ne olduğunu bilen bir aktördü.

Bu bir hatırlatma yazısıdır, ölenin ardından hayranlık sözü edenlerden bir kısmı Tuncel Kurtiz’i televizyon ekranında doğdu ve orada yitti zannederler. Oysa ölen bir büyük aktördü. Beyaz perdeden, tiyatro sahnesinden.

Karışmasın istedim…

Anımsatmak istedim!

Copyright © 2013 by Simurg Medya. Tüm Hakları Saklıdır.

elektrik malzemeleri