02
Şubat

'İster “düz” okuyun, ister “çok katmanlı”, zevkli bir serüven “Yazgıcılar”ın sayfaları arasında gezinmek'

02 Şubat 2012 Yazar: Aykırı Akademi
Tüm Yazılar

 

Emre Kongar, Cumhuriyet, 7 Subat 2012

 

Edebiyat ve sanatın her türü insanı daha çok insan yapar!

Roman okumak ya da bir sanat yapıtını izlemek insanı yeni dünyalara, yeni ufuklara taşır, dinginleştirir, zenginleştirir, insanlığının, yaşadığının farkına varmasına yardımcı olur.

Biyografik ve otobiyografik romanlar, seyahat romanları, ütopyalar, bilim kurgu romanları ve dönem romanları elimden bırakamadığım türlerdir.

“Edebiyatçının işlevi evrensel olarak insanı, özel olarak da dönemini yansıtmaktır” denilir.

Shakespeare ve Balzac evrensel olarak insanı, insanlık hallerini yansıttıkları için ölümsüzdür.

Camus ve Sartre hem insanı evrensel olarak hem de kendi dönemlerini, varoluşçuluk felsefesini çok iyi aktardıkları için tarihe geçmişlerdir.

Melih Cevdet aynı nedenlerle bir şair ve bir yazar olarak edebiyat tarihimizde ölümsüz bir yer sahibi olmuştur.

***

Yepyeni bir dönem romanı yayımlandı:

“Yazgıcılar”.

Yazarı bir toplumbilimci, bir tiyatrocu, bir yazar, bir gazeteci, bir televizyoncu, henüz genç yaşında önemli tiyatro oyunlarının ve romanların altına imza atmış, ödüller kazanmış olan Enver Aysever.

Bir roman kahramanının EA’nın çevresinde, bir site içinde, “sisli bir havada” olup bitenleri anlatıyor...

Gibi görünüyorsa da içinde yaşadığımız dönemin romanı bu!

Aysever, elindeki neşteri acımasızca toplumun bugünkü cerahatleri üzerinde dolaştırıyor...

Deşmediği yara, değinmediği hastalık kalmamış.

Kötümser bir roman mı bu...

Pek değil; tam tersine, bir kara mizah bile denebilir...

Ama gerçekçi yapısı onu mizahtan uzaklaştırıp biraz belgeselciliğe yaklaştırmış.

Ayrıca, yazarın, romanı bir tiyatro yapıtına dönüştürülebilecek yapıda tasarladığı daha ilk sayfalarda karakterleri betimleyiş biçimiyle ortaya çıkıyor.

Olayların akışı ve anlatılışı da öyle:

Biraz Anadolu saz şairleri geleneği, biraz Antik Yunan tragedyalarındaki hava...

Ve hızla gelişen makro ve mikro toplumsal olayların içinde, merkezinde, Sartre’ın, Camus’nün tiplerini andıran bir EA!

Romanı okurken elimde olmadan Melih Cevdet’in “Gizli Emir” adlı yapıtını, Orwell’in “1984”ünü, Haldun Taner’in “Günün Adamı”, “Ayışığında Çalışkur”, “Keşanlı Ali Destanı” gibi eserlerini ve elbette Camus ve Sartre’ı anımsadım.

Belki ben “çok katmanlı” okumayı seviyorum...

Belki yazar günümüz Türkiyesi’nin en önemli fenomenlerine, “cemaatleşmeye”, “mahalle baskısına”, “mütecessis komşulara”, “küçük iktidar oyunlarına”, “siyasetteki kaset skandallarına”, “siteler biçimindeki gettolaşmaya” ustaca parmak basmış, insana şu anda yaşanan pek çok somut olayı anımsatıyor...

Belki de bende bu denli çok ve farklı çağrışımlara yol açan üslup, yazarın bölüm sonlarında cömertçe edebiyatımızın ünlü kişi ve yapıtlarından aktarmalar yapmış olması.

Ama kesin olan bir şey var:

Günümüz Türkiyesi’ni son derece gerçekçi bir biçimde yansıtan bir “dönem romanı” çıkmış ortaya...

Üstelik, duru Türkçesi, sürükleyici anlatımı, gerginliği tırmandırışı, olayları bağlayışı ve çarpıcı sonu, okuru daha ilk sayfadan itibaren avucunun içine alan bir metin.

İster “düz” okuyun, ister “çok katmanlı”, zevkli bir serüven “Yazgıcılar”ın sayfaları arasında gezinmek.

Copyright © 2013 by Simurg Medya. Tüm Hakları Saklıdır.

elektrik malzemeleri