Menu
18 Temmuz 2017

Alman Katolik Kilisesi’nde Çocuklara Cinsel İstismar Şoku!

 

Almanya'da, Regensburg Katedrali'ne bağlı koroda eğitim gören çocukların yıllardır şiddet ve cinsel istismara maruz kaldığı ortaya çıktı.

Spiegel Online'ın aktardığına göre, gelen şikayetler üzerine özel yetkilerle donatılmış avukat Ulrich Weber'in yaptığı soruşturma sonucu skandal verilere ulaşıldı.

Rapora Göre Katolik Okulu Çocukların Gözünde “Cezaevi, Cehennem veya Toplama Kampı!”

Regensburg Katedrali'ne bağlı eğitim veren Katolik korosunda eğitim gören ve şiddet ile cinsel istismara maruz kalanların sayısı 547 olarak açıklandı.

1945'den beri faaliyet yürüten Katolik korosundaki çocukların 500'ünün  şiddete maruz kaldığı, 67'sinin cinsel istismar kurbanı olduğu belirtiliyor. Sayısı açıklanmayan bir grup ise, hem şiddet hem de cinsel istismar mağduru.

Sözü geçen suçları işleyenlerin sayısının 49 olduğu açıklandı.

Özel müfettiş Ulrich Weber'in raporuna göre, şiddet ve cinsel istismar suçuna karışanlar arasında okul müdürleri ve müdür yardımcılarının da olduğu belirtiliyor. En çok şiddet ve istismar olayının yaşandığı yıllar ise, 60'lı ve 70'li yıllar.

Weber'in  raporunda çocukların Katolik okulunu ''Cezaevi, cehennem veya toplama kampı'' olarak nitelediklerini açıkladı.

(Kaynak: Deutche Welle Türkiye)

 

Papa 16. Benedikt olanlara göz yummakla suçlanıyor

Kilise korosu öğretmeni olan Georg Ratzinger, abisi olan eski Papa 16. Benedikt'i tüm olup bitenlere kayıtsız kalmakla suçladı.

Papa 16. Benedikt'in gerçek adı Joseph Aloisius Ratzinger ve kilise korosu öğretmeni Georg Ratzinger de onun küçük kardeşi.

Eski  Papa'nın ''olup bitenlerden haberi olup olmadığının bilinmediği'' ifade ediliyor edilmesine de, çocuk tacizi-pedofili skandalları Papa 16. Benedikt’in görev süresince Vatikan için sıkıntı yaratan konuların başında gelmişti.

Papa 16'ncı Benedikt'in, “pedofilinin toplumun tüm kesimleri için bir bela olduğu” ve çocuk istismarı iddiaları konusunda “derin üzüntü içinde bulunduğu” yönündeki açıklamalarına karşın, din adamlarına yönelik pedofili suçlamaları 2011 yılında uluslararası yargı alanına da taşınmıştı.

Bu süreçte, pedofili kurbanlarının oluşturduğu ABD'li iki örgüt, din adamları tarafından çocuklara karşı işlenen cinsel taciz suçlarının “insanlığa karşı işlenen suçlar” kapsamında değerlendirilmesi talebiyle, aralarında Papa'nın da bulunduğu üst düzey Vatikan yetkililerinin Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde (UCM) soruşturulmasını talep etmişti.

Soruşturma talebinde, üst düzey Vatikan yetkililerinin konuyla ilgili “doğrudan sorumlulukları” bulunduğu belirtilmiş, çocuklara karşı işlenen bu suçların, yetkililer tarafından örtbas edildiği iddia edilmişti.

Koyu Katolik İrlanda'da geçen yıllarda hükümet talimatıyla hazırlanan bazı raporlar da, ülkedeki kiliselerde bir dönem görev yapmış çok sayıda din adamının kendilerine emanet edilen çocuklara tacizde bulunduğunu gözler önüne sermiş, iddialar İrlanda hükümetiyle Vatikan'ı karşı karşıya getirmişti.

Skandala karışan bazı din adamlarının istifasını onaylayan Papa 16'ncı Benedikt, tacizci papazları tövbe etmeye, mağdurlar ve ailelerini ise kiliseyle barışmaya çağırmış ancak bu ifadeler, taciz mağdurlarını ve yakınlarını tatmin etmemişti.

Skandalların yeni raporlarla derinleşmesi üzerine İrlanda Başbakanı Enda Kenny, 2011 yazında yaptığı Meclis konuşmasında, “Vatikan'ı taciz soruşturmalarının yürütülmesine engel olmak ve kendi gücünü, itibarını korumak için çocuklara tecavüz ve işkence edilmesini hafife almakla” itham etmişti. (*)

(Kaynak /Alıntı: Hürriyet Gazetesi)

 

Regensburg Katedrali’nde ortaya çıkan skandal ister istemez aklımıza Ensar Vakfı’nda yaşanan olayı getiriyor

2015 yılında Karaman’da Ensar Vakfı ve KAİMDER’ne bağlı yurtlarda kalan 45 çocuğun cinsel istismara uğradığı ortaya çıkmış, olay ülke kamuoyunda büyük bir infiale sebep olmuştu.

Söz konusu olay sonrası yayın yasağı getirilmiş, gelişmeler kamuoyundan gizlenmişti. Ensar Vakfı ile ilgili olarak tarafsız ve kapsamlı bir soruşturma yapıldığı yönünde kamuoyunda şüphe oluşmuştu.

Olayla ilgili soruşturma sonrası, Cumhuriyet Başsavcılığı Ensar Vakfı ve KAİMDER için soruşturmaya yer olmadığına karar vermişti.

Sadece Muharrem Büyüktürk (öğretmen), 20 Nisan’da mahkemeye çıkmış, mahkeme tek duruşmalık davada sanık Muharrem Büyüktürk’e 508 yıl hapis cezası vermişti. Mahkemenin Ensar Vakfı ve KAİMDER’in dava dosyasına dahil edilmemesi eleştirilere yol açmıştı.

(Kaynak: BirGün Gazetesi

 


Herkes bilsin